Neler yeni

Hayatın anlamı nedir?

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
.. Sosyalizmi istemek mesela...
Ben başka bi yer ve zamanda başka bi yorumumda şöyle yazmıştım izninizle, Eristikte olsa yazacağım; Ben söylemesem çatlarım; Bu gecelik bununla kapatmak istiyorum;

Sosyalizmi bi simit çeşidi ve komünizmi de bi motosiklet biçimi olarak tanımlamak ve bunu kabullenmek kadar bazılarımızın bu kavramlarla ilgisi ya da yanlış anlaması ve tanımlaması; değil mi?
Ama bence bazılarımızın da tıpkı bunun gibi, metafizik ya da benzer ilgi alanlarının gerçek karşılıkları ve gerçekleri hakkındaki izlenimleride böyle;
İyi bi şeylerle savaşan bi karanlık varsa örneğin sosyalizm ideali gibi, gerçek metafizikle de çok savaşıldı; Biz tüm incelerimizde bunu gördük- sezdik;
Ortaçağın Avrupa'da ya da buralarda yaktıkları kestikleri, en çok yaktıkları kestikleri çağın biliminin ve dininin karşıtlarıydı; Tüm çağların en gözdağı verilenleri ve suskunları-yalnızları belki;
Neredeyse hiç konuşulmadı daha dünya da ; çünkü hala etken tehdit;
Gerçek metafizik; kurumsal dinin bilimin ve düzenlerinin gerçek yıkıcısı olabilirdi; El atanlar olsaydı; Ki hala da olabilir; Her neyse bizden bu kadar;;
 

Thetoyman

Yeni üye
Katılım
13 May 2014
Mesajlar
95
Puanları
0
her şey hep eşit olsun ve bu canlılık, kurgusal üretim, sanat vb. ya da bazı şeyler azalsın istemiyorum örneğin;
dinamiği köreltir ve değişimi-gelişimi nereye sürer kestiremiyorum; atalete ve başka şeye mi gibi;

Ben daha ziyade makul eşitlik ve denklik yani en azından herkese yaşamsal güvencelerin ve hak ve özgürlüklerin sunulması gibi
ya da geçim-barınma gibi sorunların bireye ait olmaması toplumsal yük olmasını ve devletleşmesini ya da toplumlaşmasını istiyorum evet ama; ÖRneğin asgari geçimin çok çok yüksek olması ve üstsel zenginliğin belirli paydalarla bölüşülmesi gibi şeyere inanıyorum;
Ama toplumsal uzlaşılar lazım tüm bunlar için; Bİlgi ya da bilinç kuracaksa bunu bu dünyada mümkün değil görüyoruz;
Arzulayanlar savaşacaksa yada kitleleri inandıracaksa karşısında kör bi karanlık ayda karşıt buluyor;
GÜç ve iktidarda bilgidemi inançta mı? bilmiyoruz ama ona (sosyalizme) inananların gerçeklikteki yoğunluğu yarım baremi (çoğunluk yarısını) aşsaydı (eylemsizce-itkisizce-kendiliğinden) gerçek olurdu, Bu benim içsel ve duygusal gerçekliği biz yapıyoruz seçiyoryz ya da demokrasi anlayışım;

Ve belki de tüm duyguları be düşünceleride besleyen bu gerçekliğin ta kendisi;
TÜm bunlar olmasa ne konuşacaktık bilmiyorum;
Sosyalizmi örnek verdim, bu dünyada ki sorunu, bu dünya da ve bu dünyaca çözme örneği.
Sosyalizm nasıl gelir, iyi midir kötü müdür , bunu ne sordum ne cevapladım, sosyalizm olmaz da anarşizm olur. Ki anarşizme en yakın bakarım.
Yani burada sosyalizmin ne işe yaradığı oluru olmazı değil mesele, bu dünyada ki sorunu, bu dünyada ve bu dünyaca çözme eğilimi olması. Adaleti burada sağlama istedği,
Adaleti burada sağlama istedği varsa o halde adaletsizliği iyi görüyor demektir.
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
bu dünyada ki sorunu, bu dünyada ve bu dünyaca çözme eğilimi olması. Adaleti burada sağlama istedği,
Adaleti burada sağlama istedği varsa o halde adaletsizliği iyi görüyor demektir.
Hepimiz, bi çoğumuz yıllarca düşündük ya da bi şeylere inandık, savunduk; Belki bi ideoloji-kuram ya da kendi ütopyalarımız; Belki kendi adıma değil hepimiz adına söylüyorum bunu, Ben örneğin siyasetin ne olduğu konuşulmayan bilinmeyen, çok umursanmayan ya da dönemin bastırmalarıyla dışlanan bi kır-köy toplumunda yetiştim; Apolitikliğin dibiyim ben; Toprakta yürür akşama kadar oyun oynardım çocukken kardeşimle bi kaç komşu çocuğuyla; Ergenlik çağıma kadar toplumda siyasi kamplar kutuplar fırkalar hatta dinsel çatışamalar-mezhep ayrılıklarından tutunda hiç birini nerdeyse bilmezdim-görmedik neredeyse; ya da bu akdar derin ayrıkların farkında değildik açıkçası;
Ben ikinci kez başka bi dünyaya düşmüş ya da yeniden dünyaya gelmiş gibi oldum sonraları hatırlarım; Benim cennetten düşmem bi 10-15 yıl gecikti kısaca; Dünya cennetti bana; Afrikadaki aç çocukları biraz bilirdik TRT den; Herkes bi tutam verse bitmez mi bu derdik ya da daha çocuk aklımızla bu nasıl Tanrı bu sorgularına girişirdik;

Sonraları okuduk, gözlemledik bizde kendimizce; Çok şey geçti gözümüzün önünden;
Sonra, yıllar sonra insanların aslında kendi seçimlerini yaşadığı ve kendileri öğrendiği-kendi ayakları üzerinde durmasını kendilerini öğrenmesi gerektiğini içeren şeyler okudum, Bizim için bi nevi ya da biraz kaderci bi anlayıştı bu ama; Şu sonuca vardım ben; İnsanlar için bi şeyler yapılmalı, yardım edilmeli insanalara örneğin, El uzatılmalı, Yardım isteyene yardım; varsa ve verebiliyorsak, Bilgi isteyene bilgi - yine varsa ve verebilyorsak; verilmeli, örnek misal bunlar tabi; Ama onlar istiyor mu? Ama insanların yerine yapmak, İnsanların yerine düşünmek ve onların yerine öğrenmek hatta onların yerine savaşmak hatta ve hatta savaşmayanların yerine savaşmakta hiç akıl karı değil; En çok onun için onlar için kötü, Hazıra alışırlar, Birilerini kendilerine bi şeyleri verip sunmasına alışırlar; İnsanlar kendi öğrenmeli ve savaşmalı, İnsanlar birlikte-birlik dirlik irade, bilim-bilgi, şu bu her ne olursa geliştirmeyi öğrenmeli, Kötülüğe, karanlığa ve yozlaşmışlığa karşı savaşmayı öğrenmelilier; En çokta kendi iradelerini ellerine alıp hükümetlere-vs.vs. uzayıp giden bi listeye bırakmamayı ve kendilerinini otoritesi-iktidarı olmayı öğrenmeliler, Platon ideali gibi örneğin filozoflar yönetirse de aynısı geçerli, Bu kezde kötü yönetimi zorbalığı, adaletsiziliği düzensizliği-başıboşluğu bilmezler, Ya da fizlozoflar olmadığında kendilerini nasıl yöneteceklerini bilmezler; Bunları bilip öğrenmezlerse yaşayamazlar ya da ayakta kalamazlar, kötülüğe karşı savaşma becerisi geliştiremezler; Bunun gibi şeyler işte;

Sosyalizmi istemek dediniz siz örneğin ve sadece istemek; Sadece istemek ise evet ben bi nebze istiyorum diyelim; Tek yapabileceğim diğerlerininde istemesini beklemek galiba; Yani genel iradenin bunu istemesi, Bunun aksi şöyle olur; Biz bunun onlar için iyi olduğunu düşünsek bile onalrın iradesine müdahale olur; Kavga etmek istiyorlar ve özgürler, Birbirlerini yemek istiyorlar ve özgürleR; GÜdülmek istiyorlar-kandırılmak istiyorlar ve özgür değiller;

İyi anlatamıyorum ben bugün, kusuruma bakmayın; sözcüklerim ve kafam dağınık;

Özgürlük kimseye armağan edilmez, bağışlanmaz; Savaşan kendi özgürlüğünü bulur;
Kendi düşen kendi kalkar;

Ama yine de kötülüğe karşı susmak kötülüğe ortak olmaktır;
 

Thetoyman

Yeni üye
Katılım
13 May 2014
Mesajlar
95
Puanları
0
Özgürlük kimseye armağan edilmez, bağışlanmaz; Savaşan kendi özgürlüğünü bulur;
Kendi düşen kendi kalkar;

Ama yine de kötülüğe karşı susmak kötülüğe ortak olmaktır;
Evet, size katılıyorum. Asıl konumuzu bitirdik galiba, şimdi" hayatın anlamı nedir ? "başlığı altında bunları konuşmayalım bence,
( ki tamamen saçma bir başlık, keşke yazmasaydım diyorum )
Yazışmak isterseniz, artık başka bir başlıkta mı yazılır nasıl olur bilmem yeni geldim ben
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
Evet, size katılıyorum. Asıl konumuzu bitirdik galiba,
Siz bitirdik diyorsanız;

şimdi" hayatın anlamı nedir ? "başlığı altında bunları konuşmayalım bence, ( ki tamamen saçma bir başlık, keşke yazmasaydım diyorum )
Yazışmak isterseniz, artık başka bir başlıkta mı yazılır nasıl olur bilmem yeni geldim ben
Bende fazlasıyla farkındayım bunun hatta mesajlarımı karalama defterine taşıyıp, konuya uygun ifadeler mi bıraksam yerlerine diye bile düşündüm;

Genel bi konu tartışmak, tartışma konusu açmak/başlatmak ya da bilgi, fikir, yazı, makele benzeri paylaşmak ya da genel sorular sormak için başlık ya da konu açabilirsiniz;

Bunun dışında genel sohbet ve karalame defteri gibi başlıklar/alanlar var, Konuşmak yazışmak isterseniz buralardan sürdürebiliriz;

Buyrun linklerini ekliyorum;
http://www.felsefe.net/serbest-kursu/75376-konusma-kutusu-chatbox.html
http://www.felsefe.net/serbest-kursu/4133-karalama-defteri.html
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
düşünüyorumda;
şartlanmalar, koşullanmalar, güdülenmeler,
amaç ve çabanın; yaşamın işe dönüşmesi;
yaşamın akışı ve çabasızca kendiliğinden oluş/akışı bırakarak zorla yapılan bi şey olmasını;
o günün bi kalıbı olmadan; ertesi gün yapılacaklar ezberli ve bilinir olmadan doğalca yaşamak ve akmak;
ne kadar kaybettik biz herşeyden, herkes mi böyle?

yaşamı çalışıyoruz yaşamıyoruz;
yaşamı iş gibi zoraki yapıyoruz/sevmiyoruz;
yaşam bizi işe almış ya da sevmediğimiz bi yaşam işine girmişizde gibi şeyler;
yük ve sorumluluk denilen şey sırtta mı? kalpte mi?
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,850
Puanları
48
Anladıklarımız bize yetmediğinde hayatın anlamı nedir diye sorarız..anladıklarımız bize yetmiyor... hep daha fazlasını daha fazlasını istiyoruz.. daha fazlası !! ... bunun bir sonu var mı??? ...olmalı !?

.. eğer bir sonu olmazsa/yoksa, hiçbir anladığımız bize yol gösteremez..
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
şu an belki bunları söylüyorum ama hiç bir karesini değiştirmezdim yaşamın
başka biri ya da şeyde olmak istemezdim
yanlış ve benim olmayan bi mutluluğu da hiç istemezdim;
yani öyle halim değişsin başka olsun örneğin ya da mutlu olsun, istemezdim;
mutsuzken mutluyum böyle oldum ben, küçücük yetingeçler;

kendimle yetiniyorum zaten ve kendimden bi beklentim ve arzum yok, kendime borçlu hiç hissetmiyorum; kendime alacaklı desen öyle, yapmamışsamda yapmamış hissetmiyorum;
ne kadar mutluyum aslında ben düşündüm de;
hiç bi şeyim yok ama;
kargaşaları bi kenara koysam öylece;

(yazdıktan sonra aklıma geldi, mutluluk nedir anketlerinde kabullenmek ya da yetinmek yoğun belirir yanılmıyorsam, ben böyle işaretlediğim anketler hatırladım çünkü başka hiç bir seçeneği seçememiştim, yakın gelmemişti;)
 

seyrialemir

Yeni üye
Katılım
29 Eyl 2013
Mesajlar
260
Puanları
0
Hayatı bir kase yoğurda benzetip yüzünün kaymağını ye ama derinine inme derdi bir arkadaşım. Uzun yıllar yoğurt ve kaymak sorununa takıldı aklım. Yoğurt hadi neyse ama kaymağa karşı ileri derecede alerjisi olan birine neden böyle bir benzetme yapılır diye düşündüm. Nakarat misali ''ama ben kaymağı sevmem'' diye tekrarlıyordum kendi kendime.
Hayat bir kase yoğurt gibi karşımda durmakta ve ben üstünde duran kaymağa takılıp kaldım.

İnsanın kutsal bir inancı olsada olmasada nefes almaya devam ediyor. Hangi boyutta bakarsak bakalım, hayatın anlamını ifade etmeye yetersiz kaldığımız kadar, hayatın anlamını kavramak adına binlerce kez nefes alıp veriyoruz. Ghandi, Einstein, Hayyam, Mevlana, Nitzsche, Sokrates, Malcom, Marks vb., peygamberler, kutsal kitaplar ve hatta diktatörler okuduklarımız ve öğrendiklerimiz bizlere belki sadece hayatı tanımakta yardımcı oluyor.

Bazen acı, tatlı tecrübeler edinmekte hayatın anlamını görmekten uzak sadece acıyı veya mutluluğu tanımamızı sağlıyor. Kim bilir belki de hayat, nihayi sonun ve ebedi başlangıçın anlaşılmasında umulan bir bulmacadır.
Sağdan sola, soldan sağa kendi içinde düzenli işleyen bir kaosun karelere bölünmüş uyumsuz uyumu gibi bildiğimiz kadarıyla yanıtlayacağımız bunu yaparkende o koca kase yoğurdun kaymağıyla yetineciğimiz bir muamma...
 

alpi

Yeni üye
Katılım
29 May 2014
Mesajlar
420
Puanları
0
Yaş
42
Kuran'ı Kerim hayatın anlamı hakkında bakın ne diyor. Yön bulma konusunda yardımcı olacağını sanıyorum. :)

Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir oyalanma, bir süs, aranızda övünme ve malları ve çocukları artırma yarışıdır. Tıpkı bir yağmur gibi ki, onun bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurur ve sen onu sapsarı görürsün. Sonra da çer çöp oluverir. Ahirette ise şiddetli bir azap ve Allah tarafından bir bağışlama ve hoşnutluk vardır. Dünya hayatı aldanma meta'ından başka bir şey değildir. (Hadid Suresi:20)

Hanginizin amelinin daha güzel olduğu konusunda sizi denemek için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O yücedir, bağışlayandır. (Mülk Suresi:2)
 

efefel

Yeni üye
Katılım
13 Şub 2010
Mesajlar
204
Puanları
0
Yaş
34
şu anda hayatın anlamını biliyorum diyen ya yanılgı içindedir yada yalan söylüyordur.
 

alpi

Yeni üye
Katılım
29 May 2014
Mesajlar
420
Puanları
0
Yaş
42
şu anda hayatın anlamını biliyorum diyen ya yanılgı içindedir yada yalan söylüyordur.
Dâhi insanların asılması, deli muamelesi görmesinin bir resminin gördüm burada.

Ayrıca; "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" atasözünün esbabınıda :)

Şimdi geldi aklıma; "Kedi ulaşamadığı ciğere murdar(pis) dermiş" :)

Vay arkadaş geyiğe çevirmek istemiyorum konuyu ama ne yapayım bunlar geldi işte aklıma.
 

alpi

Yeni üye
Katılım
29 May 2014
Mesajlar
420
Puanları
0
Yaş
42
“Size bir de denildi ki hayat karanlıktır diye sizler bezginliğinizde tekrar edegeldiniz, bir bezgin tarafından ne söylenmişse.Ve ben derim ki hayat, sahiden karanlıktır, saik olduğu zaman başka,
Ve her saik kördür, bilgi olduğu zaman başka.
Ve her bilgi boşunadır, çalışma olduğu zaman başka, Ve her çalışma nafiledir, aşk olduğu zaman başka;
Ve her ne zaman aşkla çalışırsanız kendinizi kendinize yakınlaştırırsınız ve ötekine ve Allah’a."

Halil Cibran
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
hadi o zaman şöyle yapalım;
anlam bilinebilir bi şey değildir, ya da değişmeyen bi anlam yoktur diyelim sözgelimi
anlam yüklenir; ya da anlamlandırılır hayat;
ne ile nasıl anlamlandırıyorsanız siz- sizin için hayatın anlamı o dur; belki de;
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,850
Puanları
48
hadi o zaman şöyle yapalım;
anlam bilinebilir bi şey değildir, ya da değişmeyen bi anlam yoktur diyelim sözgelimi
anlam yüklenir; ya da anlamlandırılır hayat;
ne ile nasıl anlamlandırıyorsanız siz- sizin için hayatın anlamı o dur; belki de;
Sevdiklerimiz var, diğerleri var ,kaderimiz ortakken bu olmaz kısacası:)
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
Sevdiklerimiz var, diğerleri var ,kaderimiz ortakken bu olmaz kısacası:)
o zaman bu hayatın anlamından kasıt hayatın anlamı mı?
bu sorunun tam olarak sorduğu ya da ifade ettiği ne derim ben o zaman örneğin?

kişi varlığının ispatını mı arıyor? neliğini/kimliğini mi arıyor?
varoluş sorularının cevabını mı arıyor? ya da varoluş gerçeğini;
hayatta bi nedensellik ya da bi başlangıç nedenselliği ve amacı mı arıyor? ya da süren hayatta (hayat içinde) benzerini;
hayatımı ve yaşamımı neden sürdürüyorum-iradem benim mi- bu çok zor ve karmaşık mı demeye getiriyor;
karmaşık bi gerçeklik var dışarıda kimse bi şey bilmiyor, uzlaşılmış bi bilgi yığını anlayışı ya da bi birlik bilinci ya da tutumu yok mu diyor;

eh işre, ruh çıkmazda-açmazda görünüyor; oysa belki de tam bu anda cevaplar arıyor (hatta buluyor ) ve gelişiyor/öğreniyor (seçimler yapıyor) belki de;

(bence) - (değiştirliemez ilke- kabul etmek; belki de akışa uymak ve birlikte akmak; ha bende bunu becerdi mdemiyoru mama yanlış anlaşılmasın;))

sonuç olarak bi gerçeklik var dışarıda ve oluşlar (olan bitenler) oluyor ve devam ediyor;
zeka tüm bu olanları bitenleri bütün olarak görüyor ve (yorumlayabiliyor) bunlardan (öğreneceklerini) öğreniyor;
(içindeki de aynı zamanda bu koşulları deneyimleyerek öğreneceğini öğreniyor ve gelişeceğini gelişiyor;
zeka tüm bu yapıyı oluşturmuş ve deneyimliyor;
cesaret, sabır,özgürlük
örneğin bunlar pozitif gelişimler ve öğrenimlerdir; tüm bunlar oluyor ve olabiliyor burada;
aslında istenirse iyi güzel-eğlenceli ve pozitif şeylerde üretilebiliyor;
aslında ilginç bi gerçeklik bu,
tek bi insan dünyayı değiştirebiliyor,
tek bi insan bi ulusun kaderini ya da özgürlük algısını değiştirebiliyor bazen;
tek bi insan yazdığı ya da yarattığı felsefe ile tüm gelecek nesilleri etkileyeibliyor,
tek bi insan milyarlarca inancısı olan bi din/inanç ya da öğreti sistemi kuraibliyor;
birileri yapıyor ve biz izliyorsak onlar nasıl yapıyor? biz ne yapıyoruz, belki de bunları sormalıyız;
belki de tüm bunları onurlandırmayı ve olan bitenlere değer vermeyi-sunmayı da öğrenmeliyiz öncelikle belki;
bi yabanının içine atılmış-tıkılmış/tıkıştırılmış gibi düşünmekten vazgeçmeliyiz kendimizi ve gerçekliği yapmalıyız;
istediğimiz gibi biz yeniden yapmalıyız ve düşlemeliyiz belki en azından- hayal etmeliyiz-inanmalıyız;
ve Kasyopya nın Yıldız Savaşları Yoda-dan alıntıladığı gibi,
Deneme - Sadece yap (yoktur deneme diye bi şey)
--

(kızılderili şarkısı gibi bi şey besteleyelim-mırıldanalım hemen, tıngırtısı da olsun ama;)

özgür ruhum özgürce devinsin, özgürce ortaya koysun kendini;
özgürce öğrensin;
bu dünyadan çıkıp bi gün izlersem bu dünyayı-geçmişimi; (belki de bi film gibi)
oh ne güzel yapmışım diyeyim;
güleceklerimde olsun sevineceklerimde,
ağlayıp ibret alacaklarımda;
cesaretime bakıp kendimle övüneceğimde;
hey gidi hatalarım hey;
kendime sarılasım tutacağı-geleceği de olsun;
üzülüp olmamış diyeceğimde olsun
izlenecek bi hayatım olsun benim;
boşa akmasın geçmesin zaman,
hey şimdi hemen doluver hayatla;
hayat sen ve ben kardeşiz;
(bi film olsa sıkılır mıydım hayatımdan ya da onu izlemekten)

hey hayatım durma yap kendini durma;
kendi özgün halini yaz ve oyna; başkalarına bakma sen başkalarına aldırma;
sarılsıklam dostlar bul kendine, çayırlarda koş, akıllarda koş durma;
hey hayatım - hey kendim durma koş durma, durma şarkını söyle durma;
humba humba
--
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,850
Puanları
48
Hayatın anlamını sorgulatan şeyler içinde en büyük öge tabiki ölüm.ölüm bu dünyadaki tüm anlamları yok ediyor. insanlar ölümle yok olacak anlamları mistik-metafizik alanlarla anlamlandırmaya çalışıyor. başka şansları da yok zaten. soru 2; insan buna neden zorlandı ? ... sorular sorular böyle sürer gider Sanalmanik:)