Neler yeni

Hayatın anlamı nedir?

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,850
Puanları
48
Bu sorunun cevabı ruh halime göre değişmekte...Ben Tanrıya inanıyorum ancak buna rağmen hayatın anlamını anlamakta zorlanıyorum.. bu sebeple bir Tanrıya ya da yaratıcıya inanmıyanları da anlıyorum..Tanrıya inanmak O'nu anlamak anlamına gelmiyor işte..bazen herşey çok mantıklı geliyor bazende çok saçma..Tanrıya inanalım ya da inanmayalım varoluş her türlü saçma geliyor bazen..bu dünyada veya başka bir dünyada anlamlı bir varoluş nasıl olabilir ki? bu konuda bile anlamlı gelen bir fikrim yok gibi.. Hiç bir şeye inanmadığımı herşeyin saçma ve uyumsuz olduğunu haykırıyorum. diyor ya Camus. bazen bu mantıklı geliyor bana..ama bazen bu da saçma geliyor..hemde çok saçma.. kısacası başta dediğim gibi ruh halime göre değişiyor düşüncelerim..şimdi sorum şu;

Size sürekli anlamlı gelen bir anlamı var mı hayatın/hayatınızın?
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,850
Puanları
48
Uzun zaman sonra birine aşık olmuştum..eğer herşey hayallerimdeki gibi olaydı şimdi onunla geziyor tozuyor olacak buraya gelip böyle şeyler düşünüyor böyle sorular soruyor olmayacaktım :) ama işler iyi gitmeyince hoopp hayatın anlamı nedir herşey saçma felan :) ya da cennette olaydım şu sefil dünyaya gelip sefil olaylara şahit olmayaydım gene böyle şeyler düşünmeyecektim herşey güzel laylay lom diyecektim :)

ama insanoğlu böyle işte:)

Doğumumuz,şartlarımız,ölümümüz ve daha birçok şeyin elimizde olmadığı bu dünyada hayatın anlamını sorgulamakta çok mantıklı değil elbet..çünkü görünene bakınca kolayca anlaşılıyor ki Tanrı demokrat değil :)

ama genede sordum işte..insanoğluyum işte :)
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
Size sürekli anlamlı gelen bir anlamı var mı hayatın/hayatınızın?
Yazmak kaldı,
çünkü soru düştü
ama cevap ne denir ki şimdi
sanki karanlık bi bulutumsu gibi cevap;

uyanıkken zamanım bütün benim; tamamen amaç yoğun; güdülü ve şartlanımş gibi hatta
yani işe gidip işini yapanlar gibi kendi bildiğim/artık akbullendiğim yaşamak işini yapıyorum;
tekerime çomak sokulmadıkça ya da dışarıdan bi güçlü dalga yada etki glemedikçe stabilim ve her şey sabit/akışkan
anlam aramalarım; sorgulamalarım artık sonlandı bitti gibi; çünkü kendime yetecekin fazlasında kendime cevap ya da sonuç ve tutunacak dal ve amaç benzeri ürettim gibi oldu zaten;

benim ki şöyle hayat
içinde olmak,
dışından gelmiş-girmiş içindeki ve içinde olmak;
bi gün bitecek olmak (ama devamlarla yani bitmesi özgürlüğe kavuşma gibi)
sürprizler beklemek; büyük sürprizler beklemek ve her şeye hazırlık olmak;
ama bekliyor ya da zaman dolduruyor ya da geçiriyor gibi, ama böyle olmamalıydı, bu bi sapma ve yanılgı;

ama itiraf saati;
bi ara güçlü bi biçimde dünyayı değiştirmeye çalışmak çabalamak, dünyada güçlü bi değişim görme isteği gibi bi odak ve anlam vardı örneğin;
bu biraz daha insanlara kaydı

olabilecek her şeye hazırlıklıyım ve bi şeyler olsun istiyorum sadece örneğin, itkisizce; kendiliğinden;

yanlış anlamıyorsam belirttiğin hali anlıyorum ve o iyi bi şey olmalı , ben bugün olsa kendimde olmasına sevinirdim;
 

hurt

Yeni üye
Katılım
22 May 2014
Mesajlar
2
Puanları
0
cevap vermekten çok kendime soruyorum şu an bu soruyu.
öncelikle bu soruyu sorarak hayatın bir anlamı olduğunu varsayıyorum ki benim istediğim de bu.inanmak istiyorum.çünkü öyle değilse yaşamın hedefsizliği beni umutsuzluğa intihara kadar uzanan yola götürebilir.
ilk olarak dinin cevabını merak ediyorum.tatmin edici bir cevapla karşılaşırsam boşuna yorulmayayım diye.
öncelikle islam anlayışının açıklaması nedir buna? yani en başından yaratılma sebebimizi "muhteşemliğini göstermek isteyen allah"olarak açıklayan islamın hayatın anlamına cevabı da "yaratana kulluk etmek" olur heralde.
(diğer dinler hakkında çok bir bilgim yok gerçi islam hakkında da yok.anlamaya çalıştığım ilk anlarda kafama yatmayan sebeplerden dolayı anlaya çalışmayı da istemiyorum.)
...
düşünüyorum
...
bizden sonrakiler için yaşamak?yaşam bütününe katkıda bulunmak için?ya da kalıcı eserler bırakmak için?başkalarına ve insanlığa faydalı olmak için?
bu diğerlerine adanmış hayatlar demek.hiç demek.hayır bu da olamaz.olmamalı.olmasın.
...

sadece yaşamak?
bu çok da acımasız sadece yaşamış olmak için yaşamak.içimdeki çocuk kaldıramaz bunu.evet belki yaşamak.ama nasıl yaşamak?mutlu olmak için mi.aşık olmak için mi.en optimist bakış açısı bu bence.optimist ama güçsüz değil.yani duygular hayatın anlamı olabilecek kadar güçlü,küçümsenmeyecek şeyler neden olmasın? bunu aklımın bir köşesine kaydediyorum.
...
başkaa?
..
yada mesela tam da bunun için yaşamın anlamını bulmak için?herkesin kendine belirlediği bir hedef? herkesin okuduğu kitaptan çıkardığı farklı sonuçlar olması gibi herkesin yaşadığı hayattan kendine seçtiği farklı bir anlam? biraz opsiyonel. biraz gerçekçi.akla yatan tek bir anlam çıkarmak da biraz ütopik aslında."bu da bir köşesinde dursun aklımın.." derken yoruluyorum şuanda.düşünmek yoruyor beni.yoruluyorum.hem ruhen hem bedenen.hem saat de geç oldu.sonra devam ederim.aklıma kaydettiklerimi bir daha gözden geçirir inşallah yenilerini eklerim.
..

özetle biraz sesli düşündüm az önce.siz ne düşünürsünüz bilemem ama bildiğim, düşlediğim hayatın sürprizler beklemek yerine sürprizler yaratmayı gerektirecek bir hayat olduğu.yönetmen koltuğunda olmam gereken hayatımı figüran olarak tamamlamak istemediğim...
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
Size sürekli anlamlı gelen bir anlamı var mı hayatın/hayatınızın?
Neye inandığımız bazen, düşüncelerimiz, tutumlarımız, öyle inandığımızı sanlamarımız belirlemez belki de;
Kişi ben ona inanıyorum der sanar ama belki de masmavi bi buluta, umuta inanıyodur;

Evrende, varoluşta yada zekanın kendi içinde kusursuzluğu, düzeni olduğunu düşünmek ve ona inanıp güvenip belki de önemlidir aslında; Bu düzen, bi tanrı öznesine ve her şeyi yöneten bi tanrıya yönelmese de önemlidir belki; Örneğin Einstein dediği gibi insanların kaderiyle ve eylemleriyle ilgilenen değil bi Tanrıya değil; varolan düzenin uyumunda kendini gösteren Spinoza'nın Tanrısına inanıyor olabilirim; Bi çoğu aslında belki böyle bi tanrıya inanıyor; Belki bilmeden ve frakıda omadan herkes bile olabilir bu;

Kendini boşlukta, hiçlikte; kocaman bi yalnız-bağımsız ve tek başına hissetmek zordur
ve belki de bu zorluğu öğrenip gözlemliyoruz;

Örneğin ben sonsuz yaşam deneyim ve süreğenliğe inanıyorum, İnsanların benimsediği genel kabul gören bi tanrı anlayışı benimsemesemde örneğin; Buradan çıkıp-başka bi gezegen atlayacağım, Ölüp özgürce uçacağım bedenim olmadan, Sonsuz deneyim ve eğlence içinde uçup gideceğim, Bunlar olmasa bu inanç-beklenti ve tutunumlar olmasa nasıl sürdürebilirim, Sürdürülebilir ama daha zor bi hayat ve savaş lur örneğin;

Örneğin ölümü karamsarlıkla beklememek özgürleştiriyor beni; Ölüme uçuş (özgürlük) yakıştırması takmış bi adamım ben örneğin;
Varoluşun bi düzeni olduğunu bilmek hissetmek kendi içinde bireysel olarak sorumsuzlaştırıyor ve özgürleştiriyor; Sıkı sıkıya tutunmuyorum bazı şeylere ve bazı şeylerden sorumlu hissetmiyorum, Her şey yolunu bulacaktır, Su akacak yolunu bulacaktır, Kimseden ve hiç bi şeyden sorumlu değilim, Herkes ve her şey özgür örneğin gibi; KAderlerin biribirne karşı sorumluluğu yoktur ama öğrenmenin kendine sorumluluğu vardır gibi bi algı bu mesela; TÜm bunalr belki anlamlar ama başka cevaplarda oluşturmak ve ne hissetiğinizi aradığınızı daha iyi anlayarak yeni yanıtlar verme-sunma umuduyla;

Yaşamın anlamı belki de başlı başına inandıklarımızdır;
Yani her kişi için yaşamın anlamı farkılıdır ve
her kişi için yaşamın anlamı, inandıkları, hayalleri, özlemleri, özlençleri bütünü toplamı gibidir belki;
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
..

özetle biraz sesli düşündüm az önce.siz ne düşünürsünüz bilemem ama bildiğim, düşlediğim hayatın sürprizler beklemek yerine sürprizler yaratmayı gerektirecek bir hayat olduğu.yönetmen koltuğunda olmam gereken hayatımı figüran olarak tamamlamak istemediğim...
Hoş geldiniz bu arada;
Hoş geldiniz ,keyif, neşe ve umut verdiniz;

--
Öyle belki ama benim dediğim beklenti olmadan/olmaksızın öylece süprizlere açık olmak;
(Karamsarlıktan ziyade umudu tanımlayan bi ifade bu, bi metafor diyelim mi, Kötü son beklemiyorum, hiç birimiz için;)
Yani kimbilir biz kötü sonlar yazıyoruz, Hayat kendisi bi sürpriz final yapar;
Hayat sürprizlerle doludur;
--

Lütfen bana aldırmayın ve yazmaya devam edin, devam lütfen,
çok içten ve belirleyici ifadeler
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,850
Puanları
48
Evet arkadaşlar sözlerinizden anlıyorum ki sizde ben gibi hayatın anlamını bulamamışınız henüz :)
**
Aslında varoluşun anlamsız olması gerekiyor...ancak varoluşun kendisi buna izin vermiyor. varoluş kendi başına bir paradoks sebebi çünkü sonsuzluğun herhangi bir yerinde varolduğunun farkına varan ancak kendinden önceki sonsuzluğu bilemeyen ve kavrayamayan buna rağmen varolduğunun farkına vardıktan sonra sonsuz bir varoluşun mümkün olabileceğini gören..ancak sonlu bir beden içinde bulunan insanoğlu için kaçınılmaz bir durum bu..

İnsanoğlu ölümle birlikte mutlak bir yokoluşu kabullenebilecek zihne sahip değil. çünkü varolduğunun farkına varan/farkında olan zihnin kendisi buna izin vermiyor bence..ateistlerde bile ölümden sonra varlığını bir şekilde devam ettirme imgelerinin mevcut olduğunu görüyoruz:)

Yok olmak istemeyen sonsuz bir varoluş hayalleyen insanoğlunun bu hayallediği -sonsuz varoluşa -anlam yükleme çabası açıkça nafiledir. sonsuz bir amaç /sonsuz bir anlam zaten kendi içinde çelişiyor gibi geliyor bana. öyleyse sonsuz bir varoluş; ya olmamalı ya anlamsız olmalı,ya da bizi/aklı aşıyor olmalıdır..
 

sakal

Yeni üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,585
Puanları
0
iyiye güzele kapı açmak,doğru ve dürüst olmak..çalışmak hep çalışmak,düşünmek kafa yormak..dinlenirken bile projeler üretmek ve ilk fırsatta bunları hayata geçirmek..doğayı korunması öncelikli şeyler içinde ilk sıraya koymak..

yazamadığım ama yazdığımda deli diyeceğiniz şeyler için hassasiyet göstermek :) .. başkalarının ne yaptığının lakırdısı yerine o şeyleri denemek yapmak gezmek tozmak..KEŞFETMEK..

ve tüm bunları gerçekleştirerek mutlu olmak,tatmin olmak..hayatı dolu dolu yaşamak..

hayat insanlığa bir şey kazandırınca anlam kazanır,bu şey hiç önemsemediğiniz küçücük bir şeyde olabilir..ÖNEMSEYİN..
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,850
Puanları
48
Yazdıkların güzel şeyler Sakal..katılıyorum..ama bu yazdıkların başkalarına-başka şeylere odaklı şeyler..bunlar anlam yaratır elbet ancak duygu ve haz ağırlıklı anlamlar bunlar.. duygular sürekli anlam olamayacak kadar değişken ve geçicidir..ayrıca tüm duygu ve hazları yok edecek düzeyde acı veren duygularda var... öyleyse algımda bu projeni çökerttim :) bana çökertilemeyecek bir proje söyle ki sana inanayım :)
 

Turgut Coşan

Yeni üye
Katılım
10 Eki 2012
Mesajlar
25
Puanları
0
Yaş
34
Web sitesi
www.bilimforum.com
Hayatın amacı insan seviyesine göre değişir. İnsan seviyesini belirleyen ise niyettir. Olabildiğince doğru, dürüst, samimi bir niyete sahip olmak için çalışmak günden güne hayat amacımıza seviye atlatmaya devam eder.

Hayatın en doğru bir amacı vardır. Ancak onu anlamaya şimdiki doğrularımız yetmez. Bizlerin yapması gereken olabildiğince iyi bir niyete sahip olmaya çalışmaktır. O zaman perdeler yavaş yavaş açılacaktır.
 

sakal

Yeni üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,585
Puanları
0
kıl beşi kurtar başı donkişot :) bunu mu dememi istiyordun :)
 

Thetoyman

Yeni üye
Katılım
13 May 2014
Mesajlar
95
Puanları
0
Hayatın bir anlamı yoktur. " Dünya olduğu gibi olan herşeydir. " Tractatus ve hayat özünde anlamsızdır. Çünkü sonunda yok oluş vardır. Ona anlamı biz yükleriz.
 

akşam

Yeni üye
Katılım
24 May 2014
Mesajlar
45
Puanları
0
Hayatın anlamı adalet mutluluk getirir olmalı.adalet affetmektir.
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,850
Puanları
48
Gerçekte bildiğimiz hiç birşey yoktur. bizlerin bildiğimizi sandığımız şey sadece olaylardır. ve olaylar ki bilmediğimiz bir nesneyle asla bilemeyeceğimiz bir öznenin birbirlerine olan ilgisinden doğmuştur. Immanuel Kant.

Evet. varoluşumuz hakkında bildiğimiz hiçbirşey yok.İçinde bulunduğumuz evreni anlayabilme yeteneğine sahip canlılarız. ancak ne kadar anlayabildiğimizde ortada. biliminde inançları var örneğin bu evrenin maddi bir evren olduğuna inanır. ancak kendi metodolojisi ile bunu kanıtlayamıyor bile henüz.. Kant'ın dediği gibi belkide herşey rüya, hatta rüya içinde rüya..

Öyleyse herkesin inançları herşeyin üstündedir diyebiliriz...
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
Gözlem var ve gerçek; Neden gerçeği yaşamıyoruz;
Eylem var ve gerçek; Neden gerçeği yapmıyoruz, yaşamıyoruz ve değiştirmiyoruz;

Hayatın anlamı ya da belki de bu sorunun ifade ettiği şey varolmanın anlamı ve doğası; varolduğumuz ve olduğumuz, oluyor olduğumuz gerçeğini/anlamını değiştirmiyor; Gerçekle yüzleşmek, gerçeği yaşamak/yapmak (üstesinden gelmek;) varolmaktır;

Cevaplara zamanla erişebilir; Öğrenme ve gelişme ile daha yüksek kazanımlar ve anlamlar edinilebilir; Kişi içinde oynadığı bi oyunfilmin sonunu ve finalini bilmek mi, oynamak mı istiyor; Çözmek en büyük bulmaca; Çözmek ve keşfetmek en büyük anlam;
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
Hayatın bir anlamı yoktur. " Dünya olduğu gibi olan herşeydir. " Tractatus ve hayat özünde anlamsızdır. Çünkü sonunda yok oluş vardır. Ona anlamı biz yükleriz.
Sonunda yokoluş olsa bi sonu olurdu; Bi sonu olsa bi dışı-bitişiği-bitimi-sonlanımı olurdu;
Sonlanımın geçmişinde var bulunan hafıza olduğunu iddia etmek, iyi bir teorem;
Yokluk ve sonlanmışlık; geçmişini düşünüyor (ve yaşıyor-hatırlıyor) o zaman; (değil mi?)

yokluğa göre varlığımız ve sonlamışlığa göre başlamışlığımız nedir? var mıdır?
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
Yok olmak istemeyen sonsuz bir varoluş hayalleyen insanoğlunun bu hayallediği -sonsuz varoluşa -anlam yükleme çabası açıkça nafiledir. sonsuz bir amaç /sonsuz bir anlam zaten kendi içinde çelişiyor gibi geliyor bana. öyleyse sonsuz bir varoluş; ya olmamalı ya anlamsız olmalı,ya da bizi/aklı aşıyor olmalıdır..
Ben ne denir ne diyeceğimi bilmiyorum;
Ve buraya yazdığım ve gereksiz olduğunu düşündüğüm türetmeleri karalama defterine taşıdım;

Galiba o zaman insan olmayı ya da insan olmak dediğimizi aşmalıyız gibi duruyor yanıt ve yorum, son bulgum bu olmalı;
aşmalı/genişletmeli geliştirmeli;
bilmiyorum;

her ne ise mutluyuz mu? mutlu olsak bari, değil mi?
 

Thetoyman

Yeni üye
Katılım
13 May 2014
Mesajlar
95
Puanları
0
Sonunda yokoluş olsa bi sonu olurdu; Bi sonu olsa bi dışı-bitişiği-bitimi-sonlanımı olurdu;
Sonlanımın geçmişinde var bulunan hafıza olduğunu iddia etmek, iyi bir teorem;
Yokluk ve sonlanmışlık; geçmişini düşünüyor (ve yaşıyor-hatırlıyor) o zaman; (değil mi?)

yokluğa göre varlığımız ve sonlamışlığa göre başlamışlığımız nedir? var mıdır?
"Sonunda yok oluş olsa bir sonu olurdu " Evet yok oluş bir sondur bir bitimdir bir sonlanımdır sözlük anlamınca: ondan sonrası, devamı olayandır. " Sonlanımın geçmişinde var bulunan bir hafıza olduğunu idda etmek" "Son" kendi başına biçimsel bir kavramdır. Bir fenomeni referans alır ve ona "son" deriz. Sonlanımın geçmişinde var bulunan derken başlangıç ile son arasındaki süreçten bahsediyorsanız ve buna "hafıza" diyorsanız hata etmiş olursunuz, hafıza(bellek) bir olaya ve duruma özgü bir yeti değildir bu düşünülemez bile :D ( ki son ve başlangıç durum ve yer belirtir. ) Başlangıç ve son sürecini biz takip ederiz ve biz ona başlangıç ve son deriz ve bu takibi hafıza aracılığıyla yaparız. O halde yokluk ve sonlanmışlığın geçmişini düşünmesi veya yaşaması gibi bir çıkarım olamaz.

"yokluğa göre varlığımız ve sonlamışlığa göre başlamışlığımız nedir? var mıdır? " Sizin bahsettiğiniz " Sonlanımın geçmişinde var olan "hafıza" " başlangıç ve son arasında ki sürecin bitiminde oluşana ve devamı olmayan fenomene son dediğimize göre geçmişi olması gerekir ve siz buna "hafıza" diyorsunuz. Sizin "hafıza" kavramınıza göre yokluğa göre varlığımız vardır. Fakat sizin " Hafıza " kavramınızı ne kadar yanlış kullandığınızı söyledim. Yani uzatmadan söyleyim; yokluğa göre varlık yada varlığa göre yokluk gibi bir soru sorulamaz. Çünkü yokluk ve varlık, başlangıç ve son arası bağlantıları biz yaparız. Cevap vermeyecektim fakat ego işte :) Çünkü bana sizin yazınız eristik bir yazıdır.

"Dünya düşüncesi dünya değildir. Dünya olduğu gibi olan herşeydir. Dünya olguların toplamıdır,ŞEYLERİN DEĞİL. Dünya olgular yoluyla belirlenir şöyle ki bu bütün olgulardır" L. Wittgenstein- Tractatus
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
"Sonunda yok oluş olsa bir sonu olurdu " Evet yok oluş bir sondur bir bitimdir bir sonlanımdır sözlük anlamınca: ondan sonrası, devamı olayandır. " Sonlanımın geçmişinde var bulunan bir hafıza olduğunu idda etmek" "Son" kendi başına biçimsel bir kavramdır. Bir fenomeni referans alır ve ona "son" deriz. Sonlanımın geçmişinde var bulunan derken başlangıç ile son arasındaki süreçten bahsediyorsanız ve buna "hafıza" diyorsanız hata etmiş olursunuz, hafıza(bellek) bir olaya ve duruma özgü bir yeti değildir bu düşünülemez bile :D ( ki son ve başlangıç durum ve yer belirtir. ) Başlangıç ve son sürecini biz takip ederiz ve biz ona başlangıç ve son deriz ve bu takibi hafıza aracılığıyla yaparız. O halde yokluk ve sonlanmışlığın geçmişini düşünmesi veya yaşaması gibi bir çıkarım olamaz.

"yokluğa göre varlığımız ve sonlamışlığa göre başlamışlığımız nedir? var mıdır? " Sizin bahsettiğiniz " Sonlanımın geçmişinde var olan "hafıza" " başlangıç ve son arasında ki sürecin bitiminde oluşana ve devamı olmayan fenomene son dediğimize göre geçmişi olması gerekir ve siz buna "hafıza" diyorsunuz. Sizin "hafıza" kavramınıza göre yokluğa göre varlığımız vardır. Fakat sizin " Hafıza " kavramınızı ne kadar yanlış kullandığınızı söyledim. Yani uzatmadan söyleyim; yokluğa göre varlık yada varlığa göre yokluk gibi bir soru sorulamaz. Çünkü yokluk ve varlık, başlangıç ve son arası bağlantıları biz yaparız. Cevap vermeyecektim fakat ego işte :) Çünkü bana sizin yazınız eristik bir yazıdır.

"Dünya düşüncesi dünya değildir. Dünya olduğu gibi olan herşeydir. Dünya olguların toplamıdır,ŞEYLERİN DEĞİL. Dünya olgular yoluyla belirlenir şöyle ki bu bütün olgulardır" L. Wittgenstein- Tractatus
Ben bi insanın son bulacağız demesini kafamda geliştiremiyorum, inanın; buna inanmıyorum;
Son bulacağım demek; olmamam hali olacağım anlamına gelir;
Olmamam halinde, olmamın mümkünlüğü ve oluşu/oluşabilirliği belirmez, (ya da ben yanılıyorum ve eksiğim kabul)
Benim için bu yanıt çok açık ve net ancak ben bunu ifade ya da felsefe dinamikleriyle yeterince aktaramıyorum sanırım;
Ben bu durumda gelecekteki kendi olmamamın geçmişiyim ya da kendi olmamamın geçmişte varoluşuyum mu demeliyim;

Hayır bence siz şunu söylüyorsunuz,
Sonsuz bi varlık ve devinim var ancak biz onun içinde bağımsız bölünmüş oluşlarız
ve fiziksel varlığın son bulması ile de bütünlüğe katışıp dağılacağız ve ben olarak bildiğimiz ayrık, bütünlüğe eriyecek;

Varlığın kendi sonu ve hiç olmaması ki; artık yok olması öncel hiç olmaması eşitidir ve bence bu eşittir; Olmamak halinden doğmuşş olurluk ya da olmamak öncesi olurluk olmamız gerekir; Varlığın artık bilinmemesi-bulunmaması ve yitmesi ise bu;

Bi bilinç içinde düşünüldüğünde belki bu gerçek değişir belki, Varlık ve yokluk tüm bunlar bilinç içinde olur ve biter dediğimizde;

Başlangıç doğumsa ölüm sondur evet; Ben doğumla başladım ve ben ölümle sona ereceğim;
Dışarıda her şey var olmaya ve olmaya devam ediyor;
Ama ben içinde yokum-içinde değilim;
Ben bilmiyorsam ve gözlemlemiyorsam benim için yoktur, bana göre yoktur,
Bana göre yok nedir?

Bende sizin gibi uzatmayayım diyorum ama ego; İçimdeki takıntı söz ve devam isteği durmuyor şu an, Neredeyse her ifademde böyle;
Ben bu tartışmaya devam etmek ve bi yere varmak istiyorsak devam edelim önerisindeyim;
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
"Sonunda yok oluş olsa bir sonu olurdu " Evet yok oluş bir sondur bir bitimdir bir sonlanımdır sözlük anlamınca: ondan sonrası, devamı olayandır.
bana göre yok olan var değildir, vardeğil olan var değildir;
var değil olanın var değil oluşu
var değil olanın var oluşunun gözlemi o zaman hayatınız;hayatımız; (geleceğe göre-bu apaçık)

Hayır bunu bölemeyiz;
En kaba açılımda ben ben olmayarak var olacağım ve var olmaya devam edeceğim diyebiliriz,
Ben, ben sandığımdan başka bi şey olarak (yaşayacağım ve son bulmayacağım);

Ama bütünlük (evren-dünya-hayat her neyse) sizi kendi içinden yoğururken ve oluştururken sizi kendi içinden böldümü ve dışladı mı?
Sizi kendinden başka bi şey mi yaptı;
Sizi kendinden başka bi şeylik içinde ya da kendi dışında mı oluşturdu?
İçindeyiz, içndekinin içindeyiz, varlığın içindeyiz, evrenin içindeyiz; Onun bütününden, onun içinde, ona bitişik ve onun ögeleriyle var olduk;
Ve yine (ölümle) onun ögelerine onun ögeleri olarak katılacağız ve katışacağız;
Bu durumda varlıksal hiç bir öge yok olmaycak, Evrenden enerji eksilecek ve dışarı kaçacak mı?
Ben varlığının son bulumu (bunu kısmen ya da hiç) ya da bu hayattaki bu deneyimin son bulumunu (tamamen) evet bunu kabul ediyorum;
Yine de;
Yokluk ve son bulma gözlemi yapılamaz, Akıl dışına itiniz; Gözlem varsa, nokta;
(Kendimce açıklamayı deneyeceğim veoldukça uzun sürecek kusura bakmayınız; VE konu-başlık sahibi sevgili Don Kişot ya da genel olarak tüm üyeler bizler; Konu ve içerik kirliliği düşünürse lütfen belirtsin ve başka bi alana örneğin karalama defterine taşıyayım ya da başka bir yerden devam edeyim;)

(Eristikte olsa yazmalıyım; Genel açılımlar ve türetme düşünce süreçleri için geçerli; Eristiklik, bunu kabul edebilirim ancak bilgi-çıkarım-sonuç ya da düşünce üretiyorsa ne zararı var ya da bana ve bize; Öğütleriniz ve genel izlenmileriniz varsa ve aktarırsanız beni ve yazım tavrımı düzeltirseniz ve eleştirirseniz sevinirim; )