Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Ben-merkezcilik

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 6

Toplam: 1,851

muratkarahan

Yeni Üye
Katılım
3 Tem 2010
Mesajlar
169
Tepkime puanı
4
Puanları
18
Yaş
33
İnsan ilişkilerinde 3 tür ben-merkezcilik vardır:
FİZİKSEL BEN-MERKEZCİLİK:Adres sorarsınız,karşınızdaki kişi ellerini kullanmadan,''Soldaki ilk yola sap'' der.O kişi kendi solunu kastetmiştir,siz de kendi solunuzun kastedildiğini düşünürsünüz.Aslında o kişi,kendisine ait yönlerin dünyada tek olduğunu zannetmektedir.İstanbullulara nerede oturdukları sorduğunuzda,çoğunluğu,''Karşıda'' diye cevaplar;Rumeli'de oturan da,Anadolu'da oturan da der bunu.
ZİHİNSEL BEN-MERKEZCİLİK:Anababalar,çocukları basit bir problemi çözemediği zaman,''Canım benim,bak çok kolay'' derler.O problem kolay olabilir,ancak biz yetişkinlere göre kolaydır.
DUYGUSAL BEN-MERKEZCİLİK:Kadınlar televizyon izlerken ağladıklarında genelde eşleri dönüp,''Hanım bunda ağlanacak ne var'' derler.(Galiba neye ağlanacağı,neye ağlanamayacağı konusunda kendilerinin baş vurulması gereken bir uzman olduklarını sanırlar).

Prof.Dr.Üstün Dökmen
 

Analitik Notlar

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
92
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Üç örneği tek bir kavram altında toplamadan önce yanılgının nerede olduğuna bakmak gerekiyor. Fiziksel örnekte “soldaki ilk yol” ifadesi konuşanın konumuna bağlı bir deiksistir. Konuşan kendi solunu kastederken yanılmaz; yanılgı, dinleyenin ifadeyi kendi konumuna göre çözmesinde ya da ikisinin aynı referans çerçevesini paylaştığını varsaymasında ortaya çıkar. Yani burada eksik olan bir bakış açısı değil, ortak bağlamın doğrulanmadan kabul edilmesidir. İstanbul örneğindeki “karşıda” yanıtı da bir yanılgıdan çok, bağlama bağlı bir göreli ifade gibi duruyor.

Zihinsel örnek farklı bir yapıda. Çocuğun problemi çözememesi, yetişkinin kendi bilgisini ya da kolaylık duygusunu çocuğa aktarması anlamına gelebilir. Piaget'nin çocukluktaki ben-merkezci konuşma ve düşünceye dair çalışmaları, çocuğun başkasının bakış açısını henüz ayırt edememesi olarak okunabilir. Ama yetişkinin “çok kolay” demesi bu gelişimsel durumun karşılığı mıdır, yoksa yalnızca kendi bilgisini tahmin etme hatası mıdır, bunu ayırmak gerekir. Birincisinde mesele zihinsel kapasite, ikincisinde yanlış bir zihinsel modeldir.

Bu nedenle üç türü aynı kavram altında toplamak hatanın yerini bulmayı zorlaştırıyor. Önce hangi tür hatanın hangi bilgiyle düzeltilebileceğini ayırmak, ardından ortak paydanın gerçekten var olup olmadığına bakmak daha verimli olur.
 
Üst