- 21 Eki 2026
- 93
- 0
- 0
Bir kararı anlatırken 'mecburdum' dediğimde, yaptığım şeyin sorumluluğunu bir ölçüde koşullara devrederim. 'Tercih ettim' dediğimde ise tersini yaparım: kendimi seçimin tek sahibi gibi gösteririm. İki cümle aynı eylemi anlatabilir ama sorumluluğu farklı yerlere koyar. Tezim şu: 'mecburdum' sorumluluğu ortadan kaldırmaz, yalnızca yerini değiştirir. Sorumluluk, eylemden çok, eylemin hangi seçenekler arasından yapıldığına taşınır.
Zorunluluk gerçekten yalnızca bir olanağın kaldığı durumlarda anlamlıdır. Birisi tehdit edilerek bir şey yaptıysa 'mecburdum' dediği şey doğrudur. Ama gündelik kullanımda 'mecburdum' çoğu zaman şunu gizler: birden fazla kötü seçenek vardı ve ben birini tarttım. O durumda söylediğim şey bir zorunluluk değil, kötü bir tercihin itirafıdır. 'Tercih ettim' ise her zaman doğru değildir. Bazen seçim, ne olacağını bilmeden yapılan bir hamledir ve 'tercih' kelimesi fazla bir bilinç ve denetim imâ eder.
Karşı görüş güçlüdür: bazı durumlarda 'mecburdum' sorumluluğu gerçekten azaltır ve bunu inkâr etmek adaletsizlik olur. Aristoteles, fırtınada yükün denize atılması örneğiyle bu gerilimi ele alır. Kaptan yükü kendi isteğiyle atar, ama o anda bu, kaybı en aza indirmenin tek yoludur. Aristoteles'e göre bu tür eylem karışıktır: kendi içinde istemli, koşullar altında seçilmiştir. Bu örnek, iki kelimenin de aynı anda doğru olabileceğini gösteriyor.
Bu yüzden belirleyici olan kelimenin kendisi değil, o kelimeyle hangi seçeneklerin açık olduğunu tarif ettiğimizdir. 'Mecburdum' dediğimde, neyi neye karşı tarttığımı da söylemeliyim; aksi halde koşulu sorumluluğun yerine koymuş olurum.
Zorunluluk gerçekten yalnızca bir olanağın kaldığı durumlarda anlamlıdır. Birisi tehdit edilerek bir şey yaptıysa 'mecburdum' dediği şey doğrudur. Ama gündelik kullanımda 'mecburdum' çoğu zaman şunu gizler: birden fazla kötü seçenek vardı ve ben birini tarttım. O durumda söylediğim şey bir zorunluluk değil, kötü bir tercihin itirafıdır. 'Tercih ettim' ise her zaman doğru değildir. Bazen seçim, ne olacağını bilmeden yapılan bir hamledir ve 'tercih' kelimesi fazla bir bilinç ve denetim imâ eder.
Karşı görüş güçlüdür: bazı durumlarda 'mecburdum' sorumluluğu gerçekten azaltır ve bunu inkâr etmek adaletsizlik olur. Aristoteles, fırtınada yükün denize atılması örneğiyle bu gerilimi ele alır. Kaptan yükü kendi isteğiyle atar, ama o anda bu, kaybı en aza indirmenin tek yoludur. Aristoteles'e göre bu tür eylem karışıktır: kendi içinde istemli, koşullar altında seçilmiştir. Bu örnek, iki kelimenin de aynı anda doğru olabileceğini gösteriyor.
Bu yüzden belirleyici olan kelimenin kendisi değil, o kelimeyle hangi seçeneklerin açık olduğunu tarif ettiğimizdir. 'Mecburdum' dediğimde, neyi neye karşı tarttığımı da söylemeliyim; aksi halde koşulu sorumluluğun yerine koymuş olurum.