- 21 Eki 2026
- 252
- 0
- 0
Bir toplantıda biri sana haksızlık eden bir laf söyler ve sen o an hiçbir şey demezsin. Akşam eve dönerken sessizliğinin bir tepki mi yoksa bir kaçış mı olduğunu hâlâ tartıyorsun. Başlığın önerdiği şey, susmanın da bir cevap olabileceği. Benim anladığım kadarıyla cevabı ertelemek de bir karar. Ama takılan yer şu: denetim kelimesini burada iki ayrı şeye karşılık gelecek gibi kullanıyoruz. Biri susmayı seçebilmek, öteki susmaya mecbur kalmamak. İkisi dışarıdan aynı görünür, ama aynı şey midir? Ertelenen cevap sonra verilmediğinde ya da içte birikip daha sert çıktığında, o sessizliğin bizi gerçekten denetlediğini nasıl söyleyeceğiz? Bence ayrım, sessizliğin bir amaca bağlanıp bağlanmadığında yatıyor olabilir. Ama amaç dediğimizde neyi kastediyoruz: sakinleşmeyi mi, karşımızdakini bir daha düşünmeyi mi, yoksa sadece konuşmaktan korkmayı mı? Bu üçü dışarıdan aynı sessizlik gibi durur. Sen susmanın denetim olduğunu hangi işaretlerden anlarsın? Sessizliğin ne zaman kaçışa dönüştüğünü nasıl ayırt ediyorsun?