Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Tılsımın arkasında kalan etik

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 812

albertinkaranfili

Yeni Üye
Katılım
28 Nis 2018
Mesajlar
39
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Sağolsun dünyanın gidişatından mı yoksa annemiz mi öyle öğretiyor hepimiz bir dine inanıyoruz,bunun içine merak ve evreni açıklama hissiyatı ve ölüm korkusunuda eklerseniz bir şeylere inanmamak biraz zor ama inandığımız mucizeler tılsımlar sihirler bize bir hollywood fil platosunu anımsatabilir işte ayın bölünmesi,deniizn yarılması,tanrının oğlu olması gibi ...


Peki dinin asıl anlatmak istediği şey ne yalın olarak arda kalan ne ahlak duygusu bu dünyada haklılar güçlü olmadığı gibi her iyilikte her güzellikte iyi olanın kapısını çalmıyor bu dünyanın bir ahlak diretmesi üzerinde durduğu çok açık bu iblisle Tanrının mucadelesi o yüzden arda kalan çok önemli o kadar göz boyamanın ardında kalan eğer abuk sabuk bir ahlak duygusu ise o zaman halimize çok acımalılar...


Tek eşlilik,evlilik dışı cinselliğe karşı olmak,savaşlarda dahi olsa adam öldürmemek,sıfır şiddet,kul hakkına riayet,zararlı alışkanlıklardan uzak durmak,insan onuruna yakışır bir yaşam sürmek,yapıcı üretici olmak çok önemli seçiminizde bu yönde olsun siz boşverin denizlerin yarılmasını daha iyi bir insan olmaya bakın .....




SAYGILARIMLA....
 

Objectivity

Kahin
Onursal Üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,762
Tepkime puanı
319
Puanları
83
Sağolsun dünyanın gidişatından mı yoksa annemiz mi öyle öğretiyor hepimiz bir dine inanıyoruz,bunun içine merak ve evreni açıklama hissiyatı ve ölüm korkusunuda eklerseniz bir şeylere inanmamak biraz zor ama inandığımız mucizeler tılsımlar sihirler bize bir hollywood fil platosunu anımsatabilir işte ayın bölünmesi,deniizn yarılması,tanrının oğlu olması gibi ...
Peki dinin asıl anlatmak istediği şey ne yalın olarak arda kalan ne ahlak duygusu bu dünyada haklılar güçlü olmadığı gibi her iyilikte her güzellikte iyi olanın kapısını çalmıyor bu dünyanın bir ahlak diretmesi üzerinde durduğu çok açık bu iblisle Tanrının mucadelesi o yüzden arda kalan çok önemli o kadar göz boyamanın ardında kalan eğer abuk sabuk bir ahlak duygusu ise o zaman halimize çok acımalılar...

Tek eşlilik,evlilik dışı cinselliğe karşı olmak,savaşlarda dahi olsa adam öldürmemek,sıfır şiddet,kul hakkına riayet,zararlı alışkanlıklardan uzak durmak,insan onuruna yakışır bir yaşam sürmek,yapıcı üretici olmak çok önemli seçiminizde bu yönde olsun siz boşverin denizlerin yarılmasını daha iyi bir insan olmaya bakın .....
SAYGILARIMLA....

İyi niyetinizden hiç şüphem yok fakat çağı yakalayamadığınızı düşünüyorum, durum böyle olunca da aynı noktada patinaj yapıp duruyorsunuz.

"Tek eşlilik ve evlilik dışı cinselliğe karşı olmak" ifadenizi bu çağda kime nasıl anlatacaksınız, bilemiyorum. Sanal ortamda bile insanın midesinin almayacağı muhabbetler dönerken yani bir kişi, elli kişiyle diyalog halindeyken hangi tek eşlilikten bahsedebiliriz ki? İhanetin bile şekli değişti artık. Tüm bunları da geçtim, adamlar çıkmış robotla yaşadığı ilişkiyi gururla anlatıyor ve karısının bu durumdan çok memnun olduğunu ifade ediyor. Bu bir ihanet ve rezillik değil midir? Bu adamın ve karısının aklı başında mıdır yoksa tedaviye mi muhtaçlar?


"İngiliz Daily Star gazetesine haber olan 58 yaşındaki James, April adını verdiği sarışın robotuyla haftada 4 kez birlikte olduğunu ve 36 yıllık eşinin de bu durumdan hiç rahatsızlık duymadığını anlattı."-Alıntı-

728xauto.jpg


Uzun lafının kısası artık dünyanın çivisi çıktı, bu çağda düzgün bir insan olarak yaşamak çok zorlaştı çünkü çevreden çok fazla rahatsız edici duruma maruz kalıyoruz. Kafamız karışmaya başladı, umutlarımız gitgide tükeniyor ve insanlıktan ümidimizi kesmeye başladık.

İyi bir insan olmanın kriteri nedir? Savaşlarda adam öldürmemek diyorsunuz, geçen gün haberlerde izledim, adamın birisi pompalı tüfek satın almış ve yola çıkmış, rastgele ateş ediyor. İnsanlar artık sağlıklı düşünemez oldu, herkes mutsuz ve hırsını da başkalarından çıkartmaya çalışıyor.

Gelir dağılımı eşit değil, birisi faturasını ödeyemezken öteki lüks içinde yaşıyor. Sürekli olarak insanlarda güzel-yakışıklı olma algısı yaratılıp, bunun yolunun da çok fazla tüketimden geçtiği empoze ediliyor. Karakter sahibi olmanın veya kariyer yapmanın bir önemi kalmadı, bir dizide oyna ya da Youtube'a saçma bir video yükle, birileri beğensin işte fenomensin, okumana falan gerek yok.

Çoğu insan onurlu yaşamının anlamını bile bilmiyor artık ve ailelere çok iş düşüyor ama onlar da geçim derdinde çocuk falan düşünemez olmuşlar, bu durumda çocuklar Allah'a emanet büyüyor işte.

Bu korkunç düzenin içinde insan kalmak çok zor ve nasıl bir formül bulunur ben de bilmiyorum çünkü çevreme baktıkça içim kararmaya başladı, bazen bir şeylerin düzeleceği konusunda kendimi kandırdığımı düşünüyorum çünkü insanları artık anlamakta çok zorlanıyorum. Kötülükle besleniyorlar ve birinin canına okumak için fırsat kolluyorlar. İnsan gibi yaşamaktan anladıkları parayı bul da nasıl bulursan bul ya da güzel-yakışıklı görün de karaktersiz ol, hiç önemi yok çünkü nasıl olsa aradaki detayı fark edecek donanımda insan sayısı yok denecek kadar az...
 
Son düzenleme:

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Sağolsun dünyanın gidişatından mı yoksa annemiz mi öyle öğretiyor hepimiz bir dine inanıyoruz,bunun içine merak ve evreni açıklama hissiyatı ve ölüm korkusunuda eklerseniz bir şeylere inanmamak biraz zor ama inandığımız mucizeler tılsımlar sihirler bize bir hollywood fil platosunu anımsatabilir işte ayın bölünmesi,deniizn yarılması,tanrının oğlu olması gibi ...


Peki dinin asıl anlatmak istediği şey ne yalın olarak arda kalan ne ahlak duygusu bu dünyada haklılar güçlü olmadığı gibi her iyilikte her güzellikte iyi olanın kapısını çalmıyor bu dünyanın bir ahlak diretmesi üzerinde durduğu çok açık bu iblisle Tanrının mucadelesi o yüzden arda kalan çok önemli o kadar göz boyamanın ardında kalan eğer abuk sabuk bir ahlak duygusu ise o zaman halimize çok acımalılar...


Tek eşlilik,evlilik dışı cinselliğe karşı olmak,savaşlarda dahi olsa adam öldürmemek,sıfır şiddet,kul hakkına riayet,zararlı alışkanlıklardan uzak durmak,insan onuruna yakışır bir yaşam sürmek,yapıcı üretici olmak çok önemli seçiminizde bu yönde olsun siz boşverin denizlerin yarılmasını daha iyi bir insan olmaya bakın .....




SAYGILARIMLA....

Ölümün insanları dine inanmaya zorladığı kadar,dinde insanları ahlaka zorlayabilseydi keşke..


dinin hiçbir ahlaksızı ahlaklı yapabilecek gücü yoktur... İnsan yüzleşmediği sürece dinin ölüm korkusunu azaltabilecek veya kaldırabilecek gücü yoktur..dinin -tanrılarının tüm azametine rağmen- yeryüzünde iyiliği baskın kılabilecek gücü yoktur..

İsanın dediği gibi benim krallığım yeryüzünde değil.. gökyüzündedir..

he he 🙂

Yeryüzünde; ölüm,korku,şiddet,vahset yaratıp sonrada bunların arkasına saklanan tanrı anlayışı ne yücedir(!)

bari gökyüzünde adalet vadetme ki yeryüzünde insanlar kötülükle daha çetin daha azimli ve dirayetli mücadele etsin..
 

Sokratesçi Soru

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
249
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Ahlakın dinin asıl özü olduğu iddiasını en sağlam hâliyle düşününce şu soru ortaya çıkıyor: bir eylem iyi olduğu için mi Tanrı tarafından buyrulur, yoksa Tanrı buyurduğu için mi iyidir? Platon'un Euthyphron diyaloğunda Sokrates'in Euthyphron'a sorduğu bu soru tam burada işe yarıyor. Birinci seçenekte ahlakın Tanrı'dan bağımsız bir ölçüsü vardır ve din o ölçüye yalnızca sesini katar. İkinci seçenekte iyilik keyfî bir buyruğa dayanır. Bugün tek eşlilik buyruluyorsa yarın başka bir şey buyrulamaz mı?

Burada bir ayrım gerekiyor gibi: 'Ahlakın kaynağı din mi?' sorusu ile 'Ahlaklı olmak için dine ihtiyaç var mı?' sorusu aynı değil. İlki kavramsal, ikincisi psikolojik. Albertinkaranfili'nin listesi büyük ölçüde ikinci soruya cevap veriyor gibi, ama birincisi açık kalıyor. Bir listenin 'iyi' diye kimin seçtiğini bilmeden, o listenin dinden mi geldiğini yoksa dinin onu yalnızca tekrar ettiğini nasıl ayırabiliriz?

Peki Tanrı'nın buyruğu olmadan kul hakkına riayet neden iyi olsun? Bu soruya verdiğimiz cevap bizi Euthyphron'un ikinci seçeneğine mi, yoksa birincisine mi götürüyor?
 

Yeni Konular

Üst