Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Tanrı nedir?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 15,624
P

pissen

Ziyaretçi
keşke anlatabilecek bir şeyim olsaydı 🙂 kemiksiz omurgasız gillerden yanarlı dönerli janjanlı bir oportünist diyerek özet geçebilirim 🙂
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
keşke anlatabilecek bir şeyim olsaydı 🙂 kemiksiz omurgasız gillerden yanarlı dönerli janjanlı bir oportünist diyerek özet geçebilirim 🙂
oportünistmisin değilmisin bilemem,
kemik ve omurga işleri de bana göre değil,
kendinle barışık ve hayatla dalga geçebilen halini sevdim...
 
P

pissen

Ziyaretçi
eyw.. dalgayı geçen ne benim ne de başkası hayatın ta kendisi. Ben kendimi bovling topunun önündeki labutlara benzetiyorum. her atışta bi tane alışıyor insan zamanla 🙂
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
eyw.. dalgayı geçen ne benim ne de başkası hayatın ta kendisi. Ben kendimi bovling topunun önündeki labutlara benzetiyorum. her atışta bi tane alışıyor insan zamanla 🙂

olayın enayice olduğu,enayice olduğu kadar trajikomik olan yanı bu;
acaba rüyasında kelebek olduğunu gören bir insan mıyız?
yoksa insan olduğunu rüyasında yaşayan bir kelebek mi?

ve neden bize rahat batar da hemcinslerimize hocalık yapma peşinde oluruz????
 
P

pissen

Ziyaretçi
ya benim klişe sözümdür. bir oluşum içerisinde doğurur evren kendini. sürekli bir devinim başkalaşım içerisinde şekilleniyoruz. Dünyanın güşein etrafında , kendi etrafında dönmesi gibi benzer paralellerde bizlerde bu dünyanın içerisinde dönüyoruz. Hayata olaylara insanlar anlam ve mana katamadan yaşayamıyoruz. Bir kahve fincanında bir insanı ve bir ömürü çıkartabiliyoruz. İnsan boş yatamayacak bir makina gibi bence kurup kurup kurguluyor.. Eylemlerimizden de hayat doğuyor. Çalkala yavrum çalkala.. yalan dünya işte..
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
ya benim klişe sözümdür. bir oluşum içerisinde doğurur evren kendini. sürekli bir devinim başkalaşım içerisinde şekilleniyoruz. Dünyanın güşein etrafında , kendi etrafında dönmesi gibi benzer paralellerde bizlerde bu dünyanın içerisinde dönüyoruz. Hayata olaylara insanlar anlam ve mana katamadan yaşayamıyoruz. Bir kahve fincanında bir insanı ve bir ömürü çıkartabiliyoruz. İnsan boş yatamayacak bir makina gibi bence kurup kurup kurguluyor.. Eylemlerimizden de hayat doğuyor. Çalkala yavrum çalkala.. yalan dünya işte..

bazı sohbetlere "sinir" yakışır,bazılarına "sihir..."
ama sohbetin güzeli rakıya eşlik edenidir...
 
P

pissen

Ziyaretçi
istanbul'daysan yada gelirsen kadıköy'e beklerim mor ve ötesi. ama senin için şu diğer hikayedeki mesajdan dolayı karaköye geçebiliriz. Sağlam salaş bi meyhane biliyorum.
 

Sokratesçi Soru

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
36
Tepkime puanı
0
Puanları
0
birazdahaderinmavi, 'hiçbir şeyin eksikliğini duymadan bir şeyi talep etmek mümkün müdür?' sorusu yerinde. Ama bu soruyu sorarken 'talep etmek' ile 'eksik olmak'ı aynı kefeye koymuş gibiyiz. Bir ustanın heykel yapmak istemesi, elinde bir eksik olduğunu mu gösterir? Bolluk içindeki bir şey de dışarı taşabilir, ve bu taşma bir istek gibi görünebilir.

Plotinos'un Bir'i için türeme, bir ihtiyacın giderilmesi gibi değil, mükemmelliğin kendiliğinden taşması gibi düşünülür. O zaman 'istemek' eksiklikten değil cömertlikten doğabilir mi? Bunu kabul edersek 'talep = eksiklik' öncülü sorgulanır hâle gelir.

Ama bu modelin sizin 'değişmez mutlak' iddiasıyla nasıl bir ilişkisi var? Taşma bir değişim midir, yoksa değişmeyen bir kaynaktan sürekli çıkan bir ilişki midir? Bu ayrımı netleştirmeden hangi noktada çelişkinin doğduğunu bence söyleyemeyiz.

Sizce 'istek' kelimesini Tanrı için kullanırken, insandaki arzuyla ortak bir anlamı var mı, yoksa bu kelimeyi yalnızca bir yapı ifadesi olarak mı almamız gerekir?
 
Üst