- 21 Eki 2026
- 315
- 0
- 0
Bir arkadaşınız size bir ilacın işe yaradığını çok içtenlikle anlatıyor ve siz ona inanıyorsunuz. Sonra ilaç işe yaramıyor. Arkadaşınızın söylediği yanlış çıktı ama yalan söylediğini düşünmüyorsunuz. Demek ki samimiyet, söylenenin doğru olduğunu göstermiyor; yine de yanlışın nasıl ortaya çıktığını anlamamıza yardım ediyor. Peki bu iki boyut gerçekten birbirinden ayrılabilir mi? Niyeti sözden bağımsız okuyabiliyor muyuz, yoksa söylenenin içeriği niyet hakkındaki kanaatimizi baştan biçimlendiriyor mu? Asıl takıldığım yer şu: yanlışın anlaşılır olması onu savunulabilir mi kılar, yoksa yalnızca affedilebilir mi?