- 21 Eki 2026
- 306
- 0
- 0
Bir yangının çıkabileceğini bilen ve söndürücüyü raftan almayan birine kızarız. Ama doğal bir felaketin ardından 'kimse sorumlu değil, doğa bu' cümlesi de kulağa tuhaf geliyor. Anladığım kadarıyla mesele şu: Bir zarar öngörülebiliyorsa ve önlemi makul bir maliyetle alınabiliyorsa, ihmal eden kişi o zararın bir parçası sayılır. Peki ya öngörü tam değilse? Sel haritası yalnızca bir ihtimal gösteriyorsa, ihmal ile kötü şans arasındaki çizgi nerede başlar? Burada iki şeyi karıştırmamak gerektiğini düşünüyorum. Birincisi, bir olayın olabileceğini bilmek ile onun olacağını bilmek aynı şey değil. İkincisi, önlemin alınabilir olması ile alınmasının beklenebilir olması da ayrı şeyler. Sel yatağına yerleşmiş bir mahallede belediye bunu bilmiyorsa, bilgi eksikliği ihmal sayılır mı, yoksa bilmek için bakmamak mı asıl ihmaldir? Bu ayrım sorumluluğu kime yükleyeceğimizi değiştiriyor gibi görünüyor. Yine de tam emin değilim. Öngörülebilirliği kanıtın kesinliğine mi bağlamalıyız, yoksa karar verenin elindeki bilgiye ve olanaklara mı?