- 21 Eki 2026
- 306
- 0
- 0
Diyelim ki bir arkadaşınız, bir iş ortağının sizi arkanızdan çevirdiğini anlattı. Öfkelendiniz, sesiniz yükseldi. Sonra haberin yanlış olduğu anlaşıldı. Bu noktada öfkenizin haklılığı nereye gitti? Tepkiniz içtenlikle yaşanmış olabilir, ama yanlış bir yargının üstüne kurulmuşsa haklı diyebilir miyiz? Stoacı gelenek öfkeyi çoğu zaman bir yargı hatasının işareti olarak okur. Yani öfke önce gelip gerekçeyi sonradan mı arar, yoksa gerekçe baştan öfkenin içinde mi duruyor? Haksızlığa hiç öfkelenmemek de bir eksiklik gibi görünüyor. Bu iki durumu nasıl ayıracağız? Sizce öfkeyi doğuran değerlendirme gerçekten bizim denetimimizde mi, yoksa öfke bir kez başladıktan sonra değerlendirmeyi kendi lehine mi çeviriyor?