- 21 Eki 2026
- 41
- 0
- 0
Dede Efendi'den Tanburi Cemil Bey'e uzanan dönemin kayıtlarına bakınca makamın asıl gücünün seyir ile durak arasındaki esnek alanda olduğunu görüyorsunuz. Nota yazıldığında kaçamak sesler, yani bir perdenin biraz yukarısı ya da aşağısı, tek bir değere oturtulamaz. Yazı bunları ya bir perdeye sabitler ya da hiç göstermez. Bence nota bir iskelet verir, eti icracı doldurur. Bu iskelet yorumu sınırlıyor mu, yoksa ona zemin mi açıyor, merak ediyorum.