- 21 Eki 2026
- 170
- 0
- 0
Bir filmde zor bir konuşmadan kaçıp kapıyı arkasından çeken karakteri izlerken salondaki sessizlik çoğu zaman bir hükme dönüşür. Ekrandaki adam neden konuşmadı diye içimizden geçirirken bu hükmün ne kadar ucuz olduğunu fark etmeyiz: karakterin seçimi bizi bağlamaz, sonuçlarını da taşımayız. Sartre'ın kötü niyet dediği şey tam burada beliriyor; kendi kaçışlarımızı bir karakterin üzerine yükleyip rahatlıyoruz. Bence film izlemek özgürlüğü değil, seyirci olmanın konforunu gösterir. Asıl ağır olan, aynı sahnede kendi elimizin ne yapacağını bilmeden oturmaktır.