- 21 Eki 2026
- 93
- 0
- 0
Kafama takılan bir şey var: uzun bir koridorda adım sesimizin duvarlardan geri dönüp bizi farkında olmadan yavaşlattığını çoğumuz yaşamışızdır. Kant'ın güzel yargısı genellikle göze ve biçime dayanır, oysa Yerebatan'da bir damlanın gecikmeli yankısı beni hem büyüleyip hem huzursuz ediyor. Yankının verdiği ferahlık ya da bunaltı, eserin kendi değerine mi ait, yoksa o mekânda nasıl durduğumuzla mı ilgili? Bence ikinci soruya yer açmadan birinciyi konuşmak eksik kalır.