- 21 Eki 2026
- 233
- 0
- 0
Bir sel köyü basıp evleri sürüklediğinde, ilk gün kimse ihmali sormaz; herkes önce yağmurun ne kadar yağdığını konuşur. Sonra biri derenin yatağına yapılan yapıların izinli olup olmadığını sorar ve tartışma başka bir yere kayar. Aynı olay bir bakışta doğanın işi, öbür bakışta insanın işi gibi görünmeye başlıyor.
Bana kalırsa burada iki ayrı soru karışıyor. Biri olayın nedeni, öbürü sonucun kime yüklenmesi gerektiği. Doğal bir neden varsa ve kimse karar almamışsa, sorumluluk bu durumda gerçekten boşta mı kalır? Yoksa sorumluluk yalnızca karar alabilen birinde mi başlar?
Fayın kaymasını kimse durduramaz, ama fayın üstüne ruhsat veren bir karar başka bir şeydir. Peki bu karar da başka kararların ve ihtiyaçların sonucuysa, 'insan iradesinin dışında' dediğimiz şeyin sınırı nerede çizilecek?
Bana kalırsa burada iki ayrı soru karışıyor. Biri olayın nedeni, öbürü sonucun kime yüklenmesi gerektiği. Doğal bir neden varsa ve kimse karar almamışsa, sorumluluk bu durumda gerçekten boşta mı kalır? Yoksa sorumluluk yalnızca karar alabilen birinde mi başlar?
Fayın kaymasını kimse durduramaz, ama fayın üstüne ruhsat veren bir karar başka bir şeydir. Peki bu karar da başka kararların ve ihtiyaçların sonucuysa, 'insan iradesinin dışında' dediğimiz şeyin sınırı nerede çizilecek?