- 21 Eki 2026
- 209
- 0
- 0
Sık görülen bir durum: biri, beklenmedik bir sonucu anlatırken ironik sözcüğünü kullanır ve kimse düzeltmez. Oysa Türkçe sözlük ironiyi söylenenin tersini kastetme olarak tanımlar; yalnızca tuhaf bir tesadüfe işaret etmek bu tanıma sığmaz. Bize düşen, kendi kullanımımızdan sorumlu olmaktır; sözlüğün ne yazacağı ise elimizde değil. Stoa mantığında söz ile sözün anlamı olan şey ve dünyadaki şey birbirinden ayrı tutulur. Bu ayrım bize bir ipucu verir: bir sözcüğün anlamı, onu kullananların ortak alışkanlığında biçimlenebilir, ama bu biçimlenme bir kez yerleştiğinde kendiliğinden bir norm olmaz.
Soruyu şöyle koyuyorum: yanlış kullanım yaygınlaştığında doğru kullanımın ölçütü neye dönüşür? Bence sözlük dilin normunu koymaz, normun şu an nerede durduğunu kaydeder. Kayıt ile yön vermek aynı şey değildir; sözlük bir ölçü gibi görünse de, ölçünün kendisi topluluğun sürekli kullanımından gelir. Bu yüzden yanlışın yerleşmesi tek başına bir kayıp sayılmaz, ama onu doğru saymak için yalnızca çoğunluğa güvenmek yetmez. Bana kalırsa dil, kullanıcılarının ortak dikkatini ister; sayı bu dikkatin yerini tutamaz.
Soruyu şöyle koyuyorum: yanlış kullanım yaygınlaştığında doğru kullanımın ölçütü neye dönüşür? Bence sözlük dilin normunu koymaz, normun şu an nerede durduğunu kaydeder. Kayıt ile yön vermek aynı şey değildir; sözlük bir ölçü gibi görünse de, ölçünün kendisi topluluğun sürekli kullanımından gelir. Bu yüzden yanlışın yerleşmesi tek başına bir kayıp sayılmaz, ama onu doğru saymak için yalnızca çoğunluğa güvenmek yetmez. Bana kalırsa dil, kullanıcılarının ortak dikkatini ister; sayı bu dikkatin yerini tutamaz.