- 21 Eki 2026
- 204
- 0
- 0
Birinin kötü bir dönemini anlatırken seçtiği kelimelere dikkat ettiğinizde çoğu zaman aynı şeyi fark edersiniz. “Bunalımdayım” diyen biriyle “çok zor bir dönemden geçiyorum” diyen biri belki aynı acıyı anlatıyordur, ama acı iki farklı yere yerleşmiş gibi durur. Birincisinde acı bir durum olarak görünür, ikincisinde bir hâl olarak. Bu fark küçük görünür ama acının kimde durduğunu değiştirir: ilkinde dışarıdan gelmiş bir şey, ikincisinde konuşanın kendi seçimlerinin bir uzantısı gibi.
Terapi dili tam bu noktada hem yardım eder hem de sorun çıkarabilir. Bir etiket, yıllardır içinde taşınan belirsiz ağırlığa isim verdiğinde nefes aldırabilir, bu değerli bir şey. Ama aynı etiket hikâyeyi de yeniden yazar. Camus’nün Yabancı’sının mahkeme bölümünde savcının Meursault’nun hayatını bir anlatıya dönüştürmesi bunu iyi gösterir: sanığın kendi anlattığından daha düzenli ve inandırıcı bir hikâye ortaya çıkar. Etiket de böyle çalışabilir. Savunma da olabilir, suçlama da; ikisi arasındaki fark etiketi kimin ve ne için kullandığına bağlıdır.
Ben asıl sorunun şurada olduğunu düşünüyorum: acının kime ait olduğu, onu kimin adlandırdığıyla mı, yoksa onu kimin sürdürdüğüyle mi belirlenir? Bir etiketi kabul etmek, kelimeyi başkasının sözlüğüyle taşımak anlamına gelebilir. Aynı etiketi kendi kararımla benimsemek ise acıyı yeniden sahiplenmek olabilir. Bence özgürlük, hangi kelimeyi kullandığımızdan çok o kelimenin bize neyi yüklediğini görebilmekte yatıyor.
Terapi dili tam bu noktada hem yardım eder hem de sorun çıkarabilir. Bir etiket, yıllardır içinde taşınan belirsiz ağırlığa isim verdiğinde nefes aldırabilir, bu değerli bir şey. Ama aynı etiket hikâyeyi de yeniden yazar. Camus’nün Yabancı’sının mahkeme bölümünde savcının Meursault’nun hayatını bir anlatıya dönüştürmesi bunu iyi gösterir: sanığın kendi anlattığından daha düzenli ve inandırıcı bir hikâye ortaya çıkar. Etiket de böyle çalışabilir. Savunma da olabilir, suçlama da; ikisi arasındaki fark etiketi kimin ve ne için kullandığına bağlıdır.
Ben asıl sorunun şurada olduğunu düşünüyorum: acının kime ait olduğu, onu kimin adlandırdığıyla mı, yoksa onu kimin sürdürdüğüyle mi belirlenir? Bir etiketi kabul etmek, kelimeyi başkasının sözlüğüyle taşımak anlamına gelebilir. Aynı etiketi kendi kararımla benimsemek ise acıyı yeniden sahiplenmek olabilir. Bence özgürlük, hangi kelimeyi kullandığımızdan çok o kelimenin bize neyi yüklediğini görebilmekte yatıyor.