Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Suskunluk

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,493

naz

Yeni Üye
Katılım
9 Eki 2009
Mesajlar
44
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
66
Suskunluk; kabulleniş ve vazgeçiş midir?
Neyi ifade ediyoruz suskunlukla? Bu konudaki düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz.
 

Aksiyom

Yeni Üye
Katılım
4 Tem 2009
Mesajlar
569
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
34
Suskunluk yerine göre yorumlanabilir,bazen susmak konuşmak kadar anlamlı bazen de anlamını kurmadan direk kabulleniş.Burda demek istediğin suskunluk nedir?
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Kişiye göre değişebilir belki,suskunluk.

Benim örneğin;sustuğum an, "vazgeçtiğim an"dır. Yani;kelimelerin bir anlam ifade etmediği yerde,duygular da anlam ifade etmiyor demektir. Kelimelerin anlam ifade etmediği yerde kullanımları da anlamsızdır bence.

Kabullendiğimin anlamı "kabullendiğim" dir oysa.Susmamın anlamı ve gereği yoktur.
 

ateş09

Yeni Üye
Katılım
10 Şub 2010
Mesajlar
1
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
60
Benim içinse sustuğum an blduğum andır. Bulduğumu kaybetmekten korktuğum için susarım.
 

Aksiyom

Yeni Üye
Katılım
4 Tem 2009
Mesajlar
569
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
34
Kişiye göre değişebilir belki,suskunluk.

Benim örneğin;sustuğum an, "vazgeçtiğim an"dır. Yani;kelimelerin bir anlam ifade etmediği yerde,duygular da anlam ifade etmiyor demektir. Kelimelerin anlam ifade etmediği yerde kullanımları da anlamsızdır bence.

Kabullendiğimin anlamı "kabullendiğim" dir oysa.Susmamın anlamı ve gereği yoktur.
Duygular kelimelerden ibaret değildir sayın Monaliza bazen bir bakış bir metin kadar şey anlatır.Öyle değilmi?
Günümüz Türkiyesi bunun için güzel bir örnek olsa gerek kimler nerelerde konuşturuluyor,kendi dar çerçevesi dışına çıkamayanlar çıkanları nasıl da susturuyor.
Bazen içimizde herşey anlamlaşsada susuyoruz...Baka kalıyoruz karşının anlamsızlığına sonra yeniden susuyoruz...Aslında avazımız çıktığı kadar yaşıyoruz günü geleceği yeniden tam konuşucakken yine bakıyoruz,hala uzak geçmişi yaşayan ahmaklara!Susuyoruz...haykırırcasına.........
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Sayın aksiyom,ifademi çok darlaştırarak almışsınız.Duygunun ne demek olduğunu çok iyi bilenlerdenim. Bilakis,suskunluğu duygusal bağlamda ele aldığım için düşüncemi o şekilde ifade ettim. Ve sevgili Naz'ın sorgulamasında duygusal bağlam hisedişim nedeniyle..Sessizce haykırışları suskunluk olarak algılamıyorum .Sessizce haykırışlardan sonrası suskunluktur benim ki. Suskunluk benim için vazgeçiş ve gidişin anlamıdır zira.. Sevgiler🙂
 

Aksiyom

Yeni Üye
Katılım
4 Tem 2009
Mesajlar
569
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
34
Sayın aksiyom,ifademi çok darlaştırarak almışsınız.Duygunun ne demek olduğunu çok iyi bilenlerdenim. Bilakis,suskunluğu duygusal bağlamda ele aldığım için düşüncemi o şekilde ifade ettim. Ve sevgili Naz'ın sorgulamasında duygusal bağlam hisedişim nedeniyle..Sessizce haykırışları suskunluk olarak algılamıyorum .Sessizce haykırışlardan sonrası suskunluktur benim ki. Suskunluk benim için vazgeçiş ve gidişin anlamıdır zira.. Sevgiler🙂
Sizin çok duygusal biri olduğunuzu yorumlarınızdanda biliyorum.
Vazgeçmek ve gidişin anlamı..bu benim için yeterli sevgilerle...
 

"ictenlik"

Kahin
Onursal Üye
Özel Üye
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
6,615
Tepkime puanı
504
Puanları
113
İletişim sanırım artık sadece doğa da saf haliyle bulunur.
Daha küçük kent, kır, kasaba, doğa toplum ve topluluklarında ya da sınıfsal statüsel olarak yakın ve eşit bireyler arasında.
Bunun dışında iletişim tamamen politik. İnsan iletişimi yozlaşmıştır... Suskunluk bu anlamda ieltişimin mümkün olmayışını gösteriyor olabilir.
 

Efruz

Yeni Üye
Katılım
13 Ocak 2021
Mesajlar
122
Tepkime puanı
18
Puanları
18
Belki de öfkenin beden diline dönüşmesidir suskunluk.
 

Efruz

Yeni Üye
Katılım
13 Ocak 2021
Mesajlar
122
Tepkime puanı
18
Puanları
18
Neyin aslını bildim. Kendi eşyamda bilinmez kaldım.
 

Prens Ernak

Kahin
Onursal Üye
FS - KT. Yöneticisi
Katılım
13 Ocak 2015
Mesajlar
1,330
Tepkime puanı
258
Puanları
83
Yaş
37
Suskunluk, bir erdem nişanesi ve erdemi ifade etme sanatıdır.
Sustuktan sonra haksızlığa uğramamak adına münasip bir tavırla gerekli cevap verilebilir.
 

Analitik Notlar

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
117
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Naz'ın sorusunda iki ayrı şey birbirine karışıyor gibi: suskunluğun kendisi ile suskunluğun taşıdığı tutum. Monaliza'nın vazgeçişi, ateş09'un bulduğunu kaybetme korkusu ve Aksiyom'un haykırışı aynı dış görüntüye, yani konuşmamaya bağlanıyor. Bu yüzden önce birkaç ayrım yapmak gerekiyor.

Birincisi, suskunluk bir durum ile bir eylem arasında duruyor. Konuşmamak bir durumdur; susmayı seçmek ise bir karar içerir. Durum olarak suskunluk kapasite ya da isteksizlik gösterebilir, eylem olarak susmak ise bir tercih. Bu iki kullanımı karıştırdığımızda, her sessizliğe aynı anlamı yüklemiş oluyoruz.

İkincisi, kabulleniş ile vazgeçiş aynı şey değil. Kabulleniş bir durumun gerçekliğini tanımayı, vazgeçiş ise o gerçeklikten çekilmeyi ifade eder. Aynı sessizlik iki türlü de olabilir: biri bir şeyi kabul ettiği için susabilir, öteki artık umut etmediği için. Hangisinin ağır bastığını suskunluğun kendisi değil, suskunun neyi ertelediği ya da neyi bıraktığı gösterir.

Bu ayrımlardan sonra ilk iddia daha sınanabilir hâle geliyor: suskunluk kendi başına bir anlam taşımaz, anlamını tutumdan alır. Ama bu iddiaya karşı bir durum da düşünülebilir. Biri susarak konuşmanın kendisini reddettiğini gösterebilir ve bu ret açık bir mesaj olabilir. O zaman suskunluk, sözün yokluğunda da bir içerik taşıyor demektir.

Bence tartışmanın eksik kalan yeri, bu iki ayrımın birbirine nasıl bağlandığı. Kabulleniş ile vazgeçiş suskunluğun iki farklı tutumuysa, hangisinin hangi bağlamda okunacağı sorusu, konuşmanın değil dinleyenin de payını taşıyor.
 

Yeni Konular

Üst