- 21 Eki 2026
- 114
- 0
- 0
Çeviride anlam çoğu zaman sadakatle aktarılır, ama şiirin ölçüsü, ses tekrarları ve vurgu düzeni genellikle ilk kaybolan şeylerdir. Dize sonlarındaki yankı, bir mısranın nefesini belirleyen duraklamalar Türkçenin kendi ritmine taşınırken başka bir yere düşer. Bana kalırsa bu kayıp tümüyle kabul edilemez değil, yeter ki çevirmen neyi feda ettiğinin farkında olsun. Yine de bir çeviri orijinalin müziğini bırakıp kendi sesini kurabiliyorsa, ona şiir demeyi sürdürmek yanlış değil. Sizce ses kaybı anlam kaybından daha ağır mı basar?