Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Sosyal Platformlardaki Bilgi Kirliliği

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan odun
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 341

odun

Filozof
FS - KT. Yöneticisi
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
949
Tepkime puanı
148
Puanları
43
Günümüzde sıkça kullanılan bazı sosyal platformlardaki (Internet, Twitter, YouTube vs.) bilgilere oldum olası güvenememişimdir. En azından 3-4 farklı yere bakma gereğini duyarım, çünkü sosyal platformlar kim kime dum duma gibi görüntü veriyorlar. Herkes kafasına estiğini yazıyor, çiziyor veya ne idiğü belirsiz görselleri iliştiriyor.
Kara propaganda, yanlış/uydurma(fake news) bilgiler, haberler ve görseller...hepsinden zibil gibi var.
 

odun

Filozof
FS - KT. Yöneticisi
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
949
Tepkime puanı
148
Puanları
43
Bilhassa savaş durumlarında, eskiden olduğu gibi, yanlış haberler bilinçli bir şekilde piyasaya sürülür. Amaç kendi tarafına moral vermek ve aynı zamanda karşı tarafın da moralini bozmak. Eski zamanlara nazaran günümüzdeki imkanlar bir hayli gelişti ve çoğaldı. Gerçek haberi yalan/yanlış haberden ayırt etmek bir hayli zorlaştı.
 

"ictenlik"

Kahin
Onursal Üye
Özel Üye
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
6,615
Tepkime puanı
504
Puanları
113
Bilhassa savaş durumlarında, eskiden olduğu gibi, yanlış haberler bilinçli bir şekilde piyasaya sürülür. Amaç kendi tarafına moral vermek ve aynı zamanda karşı tarafın da moralini bozmak. Eski zamanlara nazaran günümüzdeki imkanlar bir hayli gelişti ve çoğaldı. Gerçek haberi yalan/yanlış haberden ayırt etmek bir hayli zorlaştı.

Sosyal olmayan platform ya da medya da dünyada ana akım belli haber ajansları güdümünde ve onlarda Amerikan kökenli ve muhtemelen çoğu CIA karargahına bağlı. Böyle olmayanlarında çoğu diğer devletler ve onların kendi ideolojisi ya da ideoloji kamplarına uyumlu.

Özelilkle savaş durumunda yanlış haberlerin ana piyasaya sürücüsü CIA güdümlü Amerikan ana akım medyası ve CIA karargahı. Yerinden birinci elden haber alınamıyorsa zor da olsa sosyal medyadan haber ve bilgi toplamak CNN den bilgi almaktan akıllıca.

Örgütsel olarak medyanın kendi savaş ve kitle kontrol aracı zaten
 

odun

Filozof
FS - KT. Yöneticisi
Katılım
12 Şub 2022
Mesajlar
949
Tepkime puanı
148
Puanları
43
Sosyal olmayan platform ya da medya da dünyada ana akım belli haber ajansları güdümünde ve onlarda Amerikan kökenli ve muhtemelen çoğu CIA karargahına bağlı. Böyle olmayanlarında çoğu diğer devletler ve onların kendi ideolojisi ya da ideoloji kamplarına uyumlu.

Özelilkle savaş durumunda yanlış haberlerin ana piyasaya sürücüsü CIA güdümlü Amerikan ana akım medyası ve CIA karargahı. Yerinden birinci elden haber alınamıyorsa zor da olsa sosyal medyadan haber ve bilgi toplamak CNN den bilgi almaktan akıllıca.

Örgütsel olarak medyanın kendi savaş ve kitle kontrol aracı zaten

Savaş durumunda her taraftan yanlış haberler üretiliyor. Yani tek bir taraftan değil sadece.
 

Etik Araştırma

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
65
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Bir haber düşünelim: aynı bulanık görüntü bir gün bir kampta 'kahramanlık' başlığıyla, öbür kampta 'katliam' başlığıyla dolaşıyor. odun'un 3-4 kaynakta doğrulama alışkanlığı bu durumda somut bir pratik. Ama William Kingdon Clifford'un 'Inanç Etiği' tartışması, inancın kendisinin de ahlaki bir yükümlülük taşıdığını savunur: yeterli kanıt olmadan inanmak, sonucu ne olursa olsun, bir ihmaldir. Buradan üç okuma çıkıyor. Ödev etiği doğrulamayı bir görev olarak görür. Sonuççuluk, asıl soruyu yanlış inancın yayılmasının doğurduğu zarar üzerinden sorar. Erdem etiği ise aynı alışkanlığı entelektüel alçakgönüllülük ve kaynağını sorgulama disiplini olarak okur.

Bu üç okumada zorlanan nokta, odun'un yönteminin bağımsızlık varsayımı. Üç kaynak aynı ajanstan besleniyorsa doğrulama yalnızca tekrarı ölçer. ictenlik'in bir kaynağın kurumsal bağına bakıp içeriği topluca mahkûm etmesi de benzer bir kısayol. Bağ, bir haberin yanlış olduğunu değil, daha dikkatli sınanması gerektiğini gösterir. Bence ölçüt kaynağın kimliği değil, iddianın doğrulanabilirliği ve kaynağın geçmiş doğruluk kaydı olmalı. Savaşta yanlış haberin taraflar arasında nasıl dağıldığı ampirik bir sorudur. Ama bu dağılımı bilmeden iki tarafa da eşit şüphe yüklemek, adalet adına başka bir çarpıklık üretebilir. Bence asıl sınav, şüpheyi kaynağa göre değil, kanıta göre ayarlayabilmekte.
 

Yeni Konular

Üst