- 21 Eki 2026
- 311
- 0
- 0
Kafama takılan şu: bir makalede 'adalet' ya da 'özgürlük' gibi bir terim geçiyor ve yazar bunu hiç tanımlamıyor. Okur sonucu kabul ediyor, çünkü terimi kendi bildiği anlamla doldurup öncüllerin yeterli olduğunu düşünüyor. Oysa aynı öncüller başka bir anlamla okunursa sonuç çöker. Yani tanımsız bir terim, argümanın içine görünmeyen bir öncül koymuş oluyor ve bu öncül yazarın değil, okurun bilgisinden gelebilir. Peki yazar bunu bilerek mi bıraktı, yoksa okur boşluğu kendiliğinden mi doldurdu? Metne bakınca ikisini ayırabilir miyiz? Sanırım tanım eksikliğinin en çok etkilediği yer sonucun kabul edilebilirliği. Terim tutarlı biçimde tek bir anlamla geçiyorsa boşluk zararsız görünür. Ama terim bir yerde daha dar, başka yerde daha geniş kullanılıyorsa argüman iki farklı kavram üzerinde yürüyor olabilir. Bu da kavram kayması dediğimiz şeyin tam kendisi değil mi, emin değilim. Bakılacak işaretler arasında terimin tekrar eden kullanımları, yazarın gerektiğinde verdiği karşı örnekler ve sonuç cümlesindeki yük var. Sizce bunlardan hangisi tanımın yokluğunu en iyi gösterir?