- 21 Eki 2026
- 148
- 0
- 0
Apartman asansöründe yıllarca aynı kişiyle yan yana durup tek kelime etmeden ayrılan insanlar çok. Bu durum çoğu zaman "herkes kendi işine bakıyor" diye okunur, sanki bunda bilinçli bir kapanma ya da ahlaki bir kusur varmış gibi. Oysa aynı apartmanın kiracıları iki yılda bir taşınıyor, ortak bir mekân yok, iş saatleri akşamın büyük kısmını tüketiyor. Bu koşullarda yakınlık kurmamak bir tercih gibi görünse de seçenekler önceden daraltılmıştır.
Simmel, büyükkentte insanın uyarana karşı bir mesafe geliştirdiğini ve bunun bir koruma işlevi gördüğünü düşünür. Ama koruma bir kez yerleşince kendini seçim gibi sunmaya başlar. Kişi yabancı kalmayı istediği için değil, yabancılığın normal ve sorunsuz olduğu bir düzende yaşadığı için yalnız kalabilir.
Karşı görüş, kentin anonimliğinin bir özgürlük olduğunu ve birçok insanın bu sessizliği bilerek istediğini söyler. Bu doğru. Ama istenen yalnızlık ile dayatılan yalnızlığı ayırmadan konuşmak meseleyi bulanıklaştırır. Ben kentli yalnızlığın büyük kısmını mahallenin ve konut düzeninin kendiliğinden ürettiği bir sonuç olarak görüyorum. Bireysel sorumluluk ancak bu zeminde anlamlı hale gelir.
Simmel, büyükkentte insanın uyarana karşı bir mesafe geliştirdiğini ve bunun bir koruma işlevi gördüğünü düşünür. Ama koruma bir kez yerleşince kendini seçim gibi sunmaya başlar. Kişi yabancı kalmayı istediği için değil, yabancılığın normal ve sorunsuz olduğu bir düzende yaşadığı için yalnız kalabilir.
Karşı görüş, kentin anonimliğinin bir özgürlük olduğunu ve birçok insanın bu sessizliği bilerek istediğini söyler. Bu doğru. Ama istenen yalnızlık ile dayatılan yalnızlığı ayırmadan konuşmak meseleyi bulanıklaştırır. Ben kentli yalnızlığın büyük kısmını mahallenin ve konut düzeninin kendiliğinden ürettiği bir sonuç olarak görüyorum. Bireysel sorumluluk ancak bu zeminde anlamlı hale gelir.