Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

07 Kasım - 13 Ekim Tartışma Konusu : Bugünün Toplumunda Onurun Rolü Nedir?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 531

fatihaltinagac

Felsefe.net
Onursal Üye
Katılım
24 Eyl 2019
Mesajlar
13
Tepkime puanı
20
Puanları
3
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin resmi çevirisinde, 1. maddede şöyle yazılıdır: “Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.”

Bu açıdan da ele alındığında, sizce " onur " mertebesi günümüz toplumunda nasıl şekillenmiş ve konumlandırılmıştır?
 

"ictenlik"

Kahin
Onursal Üye
Özel Üye
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
6,615
Tepkime puanı
504
Puanları
113
İnsan hakları evrensel bildirgesi internetten baktığıma göre sanırım 1948 de yayınlanmış. Bu tarihte sanırım Amerika da siyahlar her türden toplumsal ayrımcılığa tabi tutuluyordu.

Bütün insanlar özgür ve eşit haklarla doğuyor mu?
Sanırım bu bildirgeyi bireyler tek tek değil de devletler imzalıyor ve yayınlıyor.
Laik hukuk kavramı tüm dünyada ki devletlerce benimsenmediği sürece o 1. maddeye ne kadar güvenebiliriz ve inanabiliriz. Bir çok toplumda düşünce, vicdan, inanç ve kanaat özgürlükleri yok denecek kadar az ve sınırlı.

Tanrının kulları olma hukuku ve dinsel hukuk ve şeriat baskıları o 1. maddeyi özellikle din devletleri ve toplumlarında gölgeliyor. Bireysel haklar tüm dünya da yaygınlaşmış değildir. Yani herkesin eşit olduğuna baştan inanmıyoruz. İnanıyor olsak bir şeyler yapardık.

İnsan onuru, insanın gizli özneye ve öznelere ve ya da insana kulluğu dahil bir tartışma alanı. Efendi kul/köle ilişkisi ve çatışkısı dünya da var olduğu sürece ister tanrı adında ister insan adında olsun o özgürlük denen çiğnenmiştir ya da ona -pek- inanılmıyordur.

İşkenceler ve savaşlar olan bir dünya da insan onuru nasıl tartışılabilir bilmiyorum.

Onuru ya da bireysel hak ve özgürlükleri belirleyen ya da geçerli kılan, bireysel ya da toplumsal olarak; para, güç, ekonomik özgürlük, bilgi bilime, teknoloji vb. ne sahip olma gibi koşullar.

İnsanların inanmadıkları bir bildirgeyi imzalamalarına ya da yayınlamalarına gerek yok ya da eğer o bildirge evrenselse, evrensel hakları belirliyorsa, oldukça evrenselleşemedik ve evrensellikten uzağız diyebiliriz..
 
  • Beğen
Tepkiler: Cry

kış güneşi

Yeni Üye
Katılım
11 Eyl 2013
Mesajlar
36
Tepkime puanı
21
Puanları
8
Yaş
46
Onur deyince hep japanlor aklıma geliyor.Fakat bir çok tarihçi de , atalarının kanlı tarihi yuzunden şimdiki onurlarına itibar etmiyorlar..

Fakat onur ve erdemli insan felsefe de de olsun , normal sosyal yapılarda ki normlarda da olsun tum toplumların düşlediği ve toplum kalitesini , seviyesini belirlediği insandır..

Onurlu insanın kriterleri için, onurlu insana hazır ve alt yapısı sağlam bir siyası ve toplum duzeni oluşturmak lazım.. Tek basına , tek rejim mozambik cuhruriyetlerınde, onurlu ınsan, Yeldeğıirmenlerine savaş açmış Sanço Panço gıbı hıssediyor kendini..

Çünkü toplum ne yapayım senin onurunu, önce mal varlığın, kazancın , mevkin diyor çoğu toplumlarda..Yaşanan coğrafyalarda aldatıcı mesela.,

Gelişmiş Avrupa ülkelerine yerleşme oturum talebiniz için onurunuz değil dudak uçuklalatan servet sahibi olmanız isteniyor.. İsterseneniz katil yada sapık olun..

Onurlu insanlar her zaman tek bir doğrunun olduğunu bilen, kendinden taviz vermeyen.. Ruhunu satmayan , üretken ve toplumsal ahlaki yapısını doğru oturtmuş kişiler..Sadece kendi için, çıkarları için yasam alanı oluşturmaz, düşünce ve hareket alanı içinde tüm yapılara hizmet eden çözümcü, adil ve özgürlükçü davranış( düşünce) biçimlerini uygular, yasar..
 
  • Beğen
Tepkiler: Cry

Sokratesçi Soru

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
224
Tepkime puanı
0
Puanları
0
kış güneşi'nin 'toplum ne yapayım senin onurunu, önce mal varlığın der' cümlesi bence iki ayrı şeyi tek kefeye koyuyor. Bir adam oturum alamadı diye onuru mu eksilmiş olur, yoksa yalnızca itibarı mı?

Bu görüşün ağırlığını hissedelim: onur başkalarının tanıdığı, verdiği ya da esirgediği bir şeydir, bu yüzden toplum değiştikçe onur da el değiştirir. Ama şu örneğe bakalım. Cezaevindeki bir mahkûm ya da bir çete içinde 'namuslu' sayılan biri hakkında ne diyoruz? Çetesi onu onurlu buluyor, toplum bulmuyor. Onur kimin tanımasıyla ölçülüyor?

Bence ictenlik'in koşullara bağlılık dediği şey ile bildirgedeki haysiyet iki farklı kapı. Haysiyet her insanda aynıysa, toplumun onu tanıyıp tanımaması onu yok etmez, yalnızca çiğner. Yalnızca tanınmayla varsa, çiğnenen bir şeyin nasıl ihlal edildiğini söyleyemeyiz.

Peki bu ayrımı yapınca, 'onur' kelimesi hangisini kastediyor: içimizdeki sağlam duruşu mu, yoksa dışarıdan gelen saygıyı mı?
 
Üst