Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Hayatın Anlamı Nedir?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Mertce
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 773 • Kişi: 1

Mertce

Felsefe.net
FS - Yönetici
Katılım
26 Nis 2020
Mesajlar
49
Tepkime puanı
12
Puanları
8
Platon’a göre: Platon, bilginin insanı erdeme ulaştıran en önemli araç olduğuna inanıyordu. O yüzden Platon’a göre, hayatın anlamının “Daha çok öğrenmek.” olduğunu söyleyebiliriz.

Peki sizin için hayatın anlamı nedir?
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Elinde tam yetkili olduğuna dair bir kanıt yoksa hiçbir kişi veya kurumun (şamanlar,tapınak görevlileri,peygamberler,isa,filozoflar ve bilim) biz ne dersek odur🤓
 

Giskard4

Yeni Üye
Katılım
16 Haz 2020
Mesajlar
10
Tepkime puanı
1
Puanları
3
Bu aralar kendime sadece bir anlamı var mıdır diye soruyorum 😂
Hayatın bir anlamı var mıdır? Yoksa olmalıdır diye kendimizi kandırır durur muyuz?
 

NuriKara

Yeni Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
565
Tepkime puanı
106
Puanları
43
Allah var ise, hayatın anlamı Allah'ın dediğidir, kişiden kişiye değişemez.

Allah'ın varlığını kabül etmeyenler için göreceli olabilir.

Gelgelelim Allah'a inanan benim için hayatın anlamı, Allah'a gerçekten inanan başka biri için olan anlamından farklı. Onun bilgisine erişmeden onun istediğini isteyemeyiz. Yine de ona döndürülünce gözlerimiz açılır. O nihai olanı ister.
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Allah var ise, hayatın anlamı Allah'ın dediğidir, kişiden kişiye değişemez.

Allah'ın varlığını kabül etmeyenler için göreceli olabilir.

Gelgelelim Allah'a inanan benim için hayatın anlamı, Allah'a gerçekten inanan başka biri için olan anlamından farklı. Onun bilgisine erişmeden onun istediğini isteyemeyiz. Yine de ona döndürülünce gözlerimiz açılır. O nihai olanı ister.

İbrahimi dinlerin teolojisi tanrıyı mutlaklaştırmak zorunda kalmıştır bana göre... başka türlüsü olamazdı, Tanrının değişmesi kabul edilemezdi, eğer tanrı değişirse güvenilmez olurdu ve hakikat anlamını yitirirdi..

İbrahimi dinlerden öncede tek tanrı inancı olsada gerek doğa olaylarını yöneten gerekse insan hayatına etki eden bir çok kuvvet (iyi ve kötü iyeler) vardı . yaratıcı tanrı dünyayı ve insanları yaratmış ve uzaklara çekilmişti gibide düşünebiliriz..bu sebeple bir çok ritüel bu iyi ve kötü iyelere olan inanç üzerinden doğmuştur..ee sonra ibrahimi dinler tüm kuvveti yaratıcı tanrıda topladı ve iyelerin yetkilerini söküp bütün gücü yaratıcı tanrıya verdi..başka deyişle artık o tek tanrı herşeyden haberdar ve herşey onun iznine bağlıydı.. herşey tek elde toplanınca haliyle çelişkiler doğmaya başladı, şeytan, insan nefsi,sınav,dünyası,ulaşılması gereken yüksek idealler, günah bilinci gibi kavramlarla bu çelişkiler aşılmaya çalışılsa da başarısızdır..

bak sen bile ''onun bilgisine erişmek'' gibi gene bu çelişkileri aşmak için yaratılmış öğretiden( bilinmeyene atıf veya gizem yaratmak) bahsediyor ve ona dönünce gözlerimiz açılacak (hakikat) diyorsun..

bende bunlarla çok oyalandım..elbet benim dememle olmaz sende o yolları yürüyüp anlayacaksın..(bende bunları yazıyorum ki belki yolun birkaç adım kısalır)

yürüyüşün kutlu olsun yürekli can..
 

UpBot

Yeni Üye
Katılım
14 Ocak 2021
Mesajlar
1,015
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Konu aktiftir teşekkürler.
 

Varoluşçu Okur

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
65
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Giskard4'ün sorduğu şey, kendimizi kandırıp kandırmadığımız, ama bu soru bence başka bir ihtimali de saklıyor: anlam aramak kendi başına bir talep, dünyanın ise bu talebe sessiz kalması. Camus, Sisifos Söyleni'nde bu gerilime absürt adını verir. İnsan açıklık ister, evren ise susar. Camus bu sessizliği bir cevap saymaz; ne 'anlam vardır' diyebilir ne de 'yoktur' diye kesin konuşur. Önerdiği, bu gerilimi bilerek taşıyarak yaşamaktır. Buradan çıkan önemli şey şu: anlamın nesnel bir kanıtını bulamamak aramayı boşa çıkarmaz. Tersine, dünyanın hazır bir cevap vermemesi, cevabı kendi eylemimizle kurmak zorunda olduğumuz anlamına gelir. Yine de bu, her şeyin keyfî olduğu anlamına gelmez. Mertce'nin Platon'a dayanan önerisi de bu gerilimi yumuşatmak istiyor gibi; öğrenme bir anlam olabilir, ama neden değerli olduğu sorusu hâlâ açıkta duruyor.
 
Üst