Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Belit /Aksiyom

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,347

İpar

Yeni Üye
Katılım
22 Tem 2012
Mesajlar
33
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
47
Başka bir önermeye götürülemeyen ve tanıtlanamayan böyle bir geri götürme ve kanıtı da gerektirmeyip kendiliğinden apaçık olan ve böyle olduğu için öteki önermelerin temeli ve ön dayanağı olan temel önerme. Ne türlü bir belitten yola çıkılırsa o türlü bir sonucu varılır. Belitlere dayanan bir felsefe belitlerin yanlışlığı meydana çıkınca çöker.

1)Mantık:

Mantıkta belit terimi bir şeyi tanıtlamak için kullanılan tanıtlanmayı gerektirmeyecek kadar açık ilke anlamını veriri tanıtlanmayı gerektirmediği gibi tanıtlanamazda. Çünkü tanıtlama daha da açıklamak demektir buysa daha çok açıklanamaz.

Her belit bir ilkedir ama her ilke bir belit değildir. Örneğin “her bütün kendini meydana getiren parçalarından büyüktür” ilkesi bir belittir buna karşı Einstein’in görelilik ilkesi bir belit değildir. Metafizik dünya görüşünün ürünü olan bütün mantıklar “bir şey kendisinin aynıdır” önermesiyle dile getirilen özdeşlik ilkesini belit saymışlardır. Hegel’in diyalektik mantığı bunun doğru olmadığını meydana koymuştur. Bir şey kendisiyle bile aynı değildir çünkü sürekli olarak değişmektedir.

2) Matematik: nicelikler arasındaki orantıları dile getiren zorunlu önermeler matematikte belit adıyla tanımlanırlar. Örneğin“bir üçüncü niceliğe ayrı ayrı eşit olan nicelikler birbirine eşittir” “eşit niceliklere eşit nicelikler eklenirse toplamları da eşit olur”. Matematiksel belit mantıksal belitin niceliklere uygulanmasıdır. Aralarında başkaca bir anlam ayrılığı yoktur.

3) Dekartçılık: Descartes ve başta Spinoza olmak üzere izdaşları felsefelerini belitlere dayarlar.

Örneğin Descartes felsefesini “düşünüyorum öyleyse varım” belitinden çıkarak kurmuştur. Spinoza’da ünlü Etika’sında örneğin “başka bir şeyle tasarlanmayan şeyin kendisiyle tasarlanması gerekir” gibi belitlerden yola çıkar. Ne var ki ne türlü bir belitten yola çıkılırsa o türlü bir sonuca varılır. Bundan başka bu belitler “parçalarının toplamı bütüne eşittir” gibi belitler gücünde değildirler.

Daha açık bir deyişle Dekartçıların belitleri öznel kendilerince belit sayılmış belitlerdir. Nitekim Cogito’nun yüzyıllarca önceki biçimini çürütmek için “bin altın düşünüyorum öyleyse bin altınım var” önermesi ileri sürülmüştür.

Alıntı
 

Sokratesçi Soru

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
224
Tepkime puanı
0
Puanları
0
İpar, bir belitin apaçık olduğu için sınanmadan kabul edilebileceğini söylüyor. Peki bu apaçıklık, kimin gözüne apaçık göründüğünden bağımsız bir ölçüt mü taşıyor? Öklid'in Elementler'inin birinci kitabındaki beşinci postulat yüzyıllarca neredeyse herkesin doğal, hatta zorunlu bulduğu bir önermeydi. Pek çok matematikçi onu başka önermelerden tanıtlamaya çalıştı ve başaramadı. Sonunda Lobaçevski ile Riemann, bu postulatı kabul etmeyen ama kendi içinde tutarlı geometriler kurdular.

Buradan şu soru çıkıyor: Bir belit yanlış çıktığında, onun apaçıklığı baştan bir yanılsama mıydı, yoksa apaçıklık sadece o zamana kadar kimsenin karşı bir örnek bulamadığını mı gösteriyordu? İlkinde apaçıklık bir ölçüt olmaktan çıkar, ikincisinde de sorgulanmadan kabul edilmesinin gerekçesi zayıflar.

Bir de şunu merak ediyorum: Bir belitin yanlışlığı, ona dayanan bütün felsefeyi gerçekten çökertir mi, yoksa yalnızca o belite bağlı kısmını mı?
 

Yeni Konular

Üst