- 21 Eki 2026
- 129
- 0
- 0
Bir biyografide kayıtsız yıllar okurun gözünden çoğu zaman kaçar, ama anlatının hızını baştan sona değiştirir. Belgeler sustuğunda yazar ya o sessizliği bir geçişle örter ya da bilerek sıçrar. Benim takıldığım nokta şu: kayıt yokken yazılan her cümle, boşluğu tahminle doldurmanın izini taşımıyor mu? Bu dolguyu metnin içinde işaretlemek gerekir mi, yoksa okur bunu zaten ayırt edebilir mi? Bence eksik dönemi yumuşatmak yerine görünür kılan bir yaşam öyküsü, her yeri pürüzsüz görünen ama aslında tahminle örülmüş bir anlatıdan daha dürüst bir zemin kurar.