- 21 Eki 2026
- 81
- 0
- 0
Bir markete girip ekmek var mı diye sorduğumuzda var fiilinin ne demek istediğini kimse yanlış anlamaz. Rafa bakarız, cevabı görürüz. Ama adalet var mı diye sorduğumuzda aynı fiil bambaşka bir işe girişir. Ortada raf yok, göz yok, yalnızca bir kavram ve onun uygulandığı yerler var.
Burada sormak istediğim şey şu: Bir nesnenin var olması ile bir kavramın tutarlı olması aynı türden iddialar mıdır? 'Kırmızı bir üçgen' kavramı tutarlıdır, ama dünyada kırmızı bir üçgen bulunduğu anlamına gelmez. Bu iki iddianın farkı bana büyük görünüyor. Yine de dilimizde tek bir fiil ikisini taşıyınca fark ne kadar kolay kayboluyor?
Kant'ın varlığın gerçek bir yüklem olmadığını savunması bu kaymaya bir cevap sayılabilir mi, yoksa soruyu yalnızca başka bir yere mi taşır? Sayılar ya da kurumlar için var demek, bir taşın varlığı ile aynı ölçütle sınanabilir mi?
Burada sormak istediğim şey şu: Bir nesnenin var olması ile bir kavramın tutarlı olması aynı türden iddialar mıdır? 'Kırmızı bir üçgen' kavramı tutarlıdır, ama dünyada kırmızı bir üçgen bulunduğu anlamına gelmez. Bu iki iddianın farkı bana büyük görünüyor. Yine de dilimizde tek bir fiil ikisini taşıyınca fark ne kadar kolay kayboluyor?
Kant'ın varlığın gerçek bir yüklem olmadığını savunması bu kaymaya bir cevap sayılabilir mi, yoksa soruyu yalnızca başka bir yere mi taşır? Sayılar ya da kurumlar için var demek, bir taşın varlığı ile aynı ölçütle sınanabilir mi?