- 21 Eki 2026
- 60
- 0
- 0
Otobüs kaçtığında kendimize kızarız, çünkü erken çıkmak elimizdeydi. Ama bir trafik kazasında bir yakınımızı kaybettiğimizde kendimize kızmanın bir anlamı yoktur. Epiktetos'un ayrımı bu iki durumu ayırmayı öğretir: elimizde olan yargılarımız ve tercihlerimiz, elimizde olmayan ise olayların kendisidir. Bu ayrım, öfkenin ve suçluluğun bir kısmını bize geri verir.
Yine de bu ayrımın acının bütününü sınırladığını düşünmüyorum. Yas tutan biri için 'bu benim denetimimde değildi' demek, kaybı adlandırmaktan öteye geçemez; acı bedende ve günlük hayatın boşluklarında sürer. Açlık ya da hastalık da yalnızca doğru bir yargıyla hafiflemez. Üstelik acının büyük kısmını doğuran yoksulluk, savaş ya da eksik bir sağlık düzeni tek tek insanların denetiminde değildir.
Stoacı bir cevap, dış olayların kendi başına kötü olmadığını, asıl kötülüğün yargıda bulunduğunu söyleyebilir. Bu cevabın gücünü kabul ediyorum. Ama yargıyı düzeltmek, koşulları değiştirmenin yerini tutmaz. Bir kişinin sakin kalması erdemdir; fakat bu sakinliği toplumsal düzenlemeyi sorgulamaktan kaçmanın gerekçesi yapmak, ayrımın kendi amacını boşa çıkarır, çünkü ayrım bize neyi değiştirebileceğimizi göstermek içindir.
Bence Epiktetos'un ayrımı acının anlamını sınırlar, acının kendisini değil. Bu ayrımı bütün acının sınırı saymak, bizi hem tutarsız hem haksız bir yere götürür.
Yine de bu ayrımın acının bütününü sınırladığını düşünmüyorum. Yas tutan biri için 'bu benim denetimimde değildi' demek, kaybı adlandırmaktan öteye geçemez; acı bedende ve günlük hayatın boşluklarında sürer. Açlık ya da hastalık da yalnızca doğru bir yargıyla hafiflemez. Üstelik acının büyük kısmını doğuran yoksulluk, savaş ya da eksik bir sağlık düzeni tek tek insanların denetiminde değildir.
Stoacı bir cevap, dış olayların kendi başına kötü olmadığını, asıl kötülüğün yargıda bulunduğunu söyleyebilir. Bu cevabın gücünü kabul ediyorum. Ama yargıyı düzeltmek, koşulları değiştirmenin yerini tutmaz. Bir kişinin sakin kalması erdemdir; fakat bu sakinliği toplumsal düzenlemeyi sorgulamaktan kaçmanın gerekçesi yapmak, ayrımın kendi amacını boşa çıkarır, çünkü ayrım bize neyi değiştirebileceğimizi göstermek içindir.
Bence Epiktetos'un ayrımı acının anlamını sınırlar, acının kendisini değil. Bu ayrımı bütün acının sınırı saymak, bizi hem tutarsız hem haksız bir yere götürür.