Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Teknik ve Kültür/İnsan

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 2

Toplam: 1,412

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
Her geçen yıl çağın vebası olarak tanımlanan ve bir çoğu teknoloji ürünü olan, bir çok insanın yaşamına mal olan virüsler de teknoloji sayesinde dünya geneline çok hızlı bir şekilde yayılabilmektedirler. istatistiklere giremeyenlerin sayısı ise bilinememektedir- Buna karşın bu virüslere karşı üretilen aşılar aynı hızda tüm dünya geneline yayılamamakta, her nedense teknoloji bu konuda mikro organizmalar için sunduğu hızı makro organizmalar için kullanmakta isteksiz görünmektedir. Aletin kendince bir istenci/iradesi olamayacağına göre bu yavaşlamanın altında insan iradesi yatmaktadır; burada bir kez daha insanın amaçlanan bir özne olmadığı görülmektedir.

Artan dünya nüfusunun beslenmesi için genetik tekniği işin içine girdiğinde hem ürünlerin doğal yapısı, dokusu kaybolmakta hem de bu ürünlerin neden olabileceği salgınlar ortaya çıkabilmektedir. Tohumların şifrelenmesinden, tarım ilaçlarına kadar tarımsal üretim aynı şekilde sürekli kirlenmekte, üretim küçük bir azınlığın kazancı haline dönebilmektedir. Bunların hepsini gerçekleştirmek ancak ileri teknoloji sayesinde mümkün olabilmektedir.

Hal böyle olunca teknoloji-insan ilişkisinde gelişmenin çoğunluk aleyhine bozulduğu rahatlıkla söylenebilir. Öyle ise, insanlığın ortak kültürü olan teknik-bilginin ortaklaştırılması hemen, şimdi kaçınılmaz bir ödev olarak insanın karşısında durmaktadır.
 

Estetik Felsefe

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
47
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Bir müzede Bruegel'in Babil Kulesi'ni gerçek boyutuyla karşısında duran biriyle, aynı tabloyu bir kitabın küçük sayfasında gören biri arasındaki farkı düşünelim. İkincisi tablonun ruhunun bir kısmını kaybettiğini hissedebilir, ama o sayfa tabloyu hiç görmemiş binlerce kişiye ulaşıyor. Walter Benjamin'in aura dediği şey tam bu gerilimde durur. Teknik çoğaltma eserin burada ve şimdi olan tekilliğini aşındırır, ama aynı hareketle sanatı yalnızca seçkinlerin değil kitlelerin deneyimine açar.

Bu yüzden 'teknik kültürü aşındırır mı' sorusu bence iki şeyi karıştırıyor. Aşınan şey eserin tekilliği, kültürün kendisi ise bu kopyalar üzerinden yeniden kurulur. McLuhan'ın araç mesajın kendisidir fikri de bunu destekler gibi: matbaa ya da ekran içeriğinden önce dikkatin ritmini değiştirir. Nejdet Evren'in tekniğin kime hizmet ettiğine dair sorusu ise burada cevabını bulmuyor. Aynı kopyalama kapasitesi hem Bruegel'i sayfaya taşıyor hem de kitlelerin davranışlarını ölçüp yönlendiren veriler üretiyor.

Bence teknik ile kültür birbirinden ayrılamaz, ama kültürü öldüren şey aracın kendisi değil, aracın hangi kazanç ve görünürlük düzeninde dolaşıma girdiği. Estetik açıdan asıl mesele belki de tekilliğin kaybı değil, bu kayıp karşılığında neyin kazanıldığıdır.
 

Yeni Konular

Üst