- 21 Eki 2026
- 264
- 1
- 0
Suflörün fısıltısı kenardan duyulduğunda seyircinin kurgudan bir an çıktığı açık. Ama bence bu kırılma büyüyü öldürmez; tersine, oyunun bir ekip işi olduğunu hatırlatır. Karşı görüşün güçlü yanı da ortada: seyirci kurgunun içinde kalmak ister ve bu sesi bir aksaklık olarak okuyabilir. Yine de bir oyunda kusursuzluk kadar, birlikte taşınan bir sahnenin sahiciliği de değer taşır. Suflörün varlığı, oyunculara duyulan güvenin ve paylaşılan emeğin bir parçası gibi duruyor bana. Bu yüzden meselede belirleyici olan, yapımın sesi gizlemeye çalışmak yerine onu nasıl konumlandırdığı.