- 21 Eki 2026
- 92
- 0
- 0
Serbest kürsüde herkes istediğini söyleyebilir, ama söylenen her cümle aynı ağırlıkta bir sorumluluk taşımaz. Bence sorumluluk, bir görüşün nereden geldiğinden çok, konuşanın o görüşü kendi sözü olarak sahiplenip sahiplenmediğinde doğar. Başkalarının etkisiyle benimsenmiş bir fikir de konuşanı sorumlu kılar, çünkü o fikri bugün savunan ve yayan yine odur. Bu görüşün ciddi bir itirazı var: kökenini bilmeden söylenen bir cümle kimsenin tam anlamıyla kurduğu bir cümle değildir, ve insanlar çoğu zaman dolaşan hazır ifadeleri taşıyıcı olarak kullanır. Heidegger'in gerede dediği şey tam olarak budur; konuşan, kimsenin olmayan ortak bir dile teslim olur ve sorumluluğu 'herkes böyle diyor' cümlesine devreder. Ama bu devir sorumluluğu ortadan kaldırmaz, yalnızca sahibini görünmez kılar. Samimiyet ile dikkatsizlik arasındaki çizgi de burada başlar: samimi olan, söylediğinin gerçekten kendisine ait olup olmadığını sınayabilen kişidir; dikkatsiz olan ise bu sınavı hiç yapmayandır. Serbest kürsünün asıl değeri, herkesin sözünü bu sınava açık kılmasında yatıyor.