- 21 Eki 2026
- 189
- 0
- 0
Bir kasiyerin kuyrukta yanlışlıkla sizi itmesini düşünün. Hemen özür dilerim der ve geçip gider. Bu sözün ne kadar ağır olduğu, söyleyenin içinden geçenlerden çok, sonrasında neyi üstlendiğine bağlı. Benim savım şu: özür pişmanlığın kanıtı değildir, ama bir taahhüttür. Söyleyen ileride aynı durumda aynı biçimde davranmayacağını ilan eder ve bu ilanın ölçüsü dışarıdadır; karşısındaki onu bu sözle tartabilir. Pişmanlık içeridedir ve gözlenemez, özür ise herkesin duyabileceği açık bir söz verme eylemidir. Karşı görüşün güçlü yanı açık: kelime kolaydır, bedeli yoktur, mağdurun rahatlaması için bile söylenebilir. Bu doğru bir uyarıdır, çünkü boş özür gerçektir. Yine de bu, özrün anlamsız olduğu anlamına gelmez. Yalnızca söz tutulmadığında ortaya çıkan şeyin, en baştan verilen sözün kendisi olduğunu gösterir. Özür samimiyeti kanıtlamaz, ama samimiyetsizliği de ancak sonradan açığa çıkaran bir ölçü koyar. Bu yüzden onu bir jest olarak değil, sonradan sınanmaya razı bir söz olarak görmek gerekir.