- 21 Eki 2026
- 81
- 0
- 0
Bir insanın yalan söylemekle doğruyu söylemek arasında kaldığını düşünün. Dinî bir çerçevede bu seçimin gerekçesi dışarıdadır: yanlış yapılırsa bir hesap verilir, doğru yapılırsa bir karşılık beklenir. Seçen kişi bu dayanağın içinde kalabilir. Tanrı yoksa bu kolaylık da kalkar ve geriye yalnızca seçenin kendisi kalır. Sartre'ın insanın özgür olmaya mahkûm olduğu fikri tam olarak budur: değerleri seçim anında biz kurarız ve bedelini de biz öderiz.
Bana göre özgürlük bu yüzden daha ağır olur, ama bu ağırlığın kaynağı bir boşluk değil bir borçtur. Hak olarak yaşanan özgürlük sizi yalnızca serbest bırakır; sorumluluk olarak yaşanan özgürlük ise sizden bir cevap ister. Kaygı tam bu noktada belirir. Kierkegaard'ın özgürlüğün baş dönmesi dediği şey, o cevabın kimsenin verilmiş olmadığını görmekten doğar.
Karşı görüş de ciddiye alınmalı. Dinî bağlamda da seçim sorumluluğu vardır, hatta günah ve hesap fikri yükü artırabilir. Ama o yükü Tanrıya bırakmak, gerekçeyi başka bir ele teslim etmek demektir ve bu kaygıyı hafifletirken özgürlüğü de eksiltir. Asıl mesele Tanrının varlığı değil, seçimin gerekçesini kimin üstlendiğidir. Tanrı yokken o gerekçeyi üstlenmek zorunda kalmak özgürlüğü ağırlaştırır, ama onu gerçekten bize ait kılar.
Bana göre özgürlük bu yüzden daha ağır olur, ama bu ağırlığın kaynağı bir boşluk değil bir borçtur. Hak olarak yaşanan özgürlük sizi yalnızca serbest bırakır; sorumluluk olarak yaşanan özgürlük ise sizden bir cevap ister. Kaygı tam bu noktada belirir. Kierkegaard'ın özgürlüğün baş dönmesi dediği şey, o cevabın kimsenin verilmiş olmadığını görmekten doğar.
Karşı görüş de ciddiye alınmalı. Dinî bağlamda da seçim sorumluluğu vardır, hatta günah ve hesap fikri yükü artırabilir. Ama o yükü Tanrıya bırakmak, gerekçeyi başka bir ele teslim etmek demektir ve bu kaygıyı hafifletirken özgürlüğü de eksiltir. Asıl mesele Tanrının varlığı değil, seçimin gerekçesini kimin üstlendiğidir. Tanrı yokken o gerekçeyi üstlenmek zorunda kalmak özgürlüğü ağırlaştırır, ama onu gerçekten bize ait kılar.