- 21 Eki 2026
- 150
- 0
- 0
Otobiyografiyi dürüstlük iddiasıyla okuyoruz, ama bana göre en dürüst yer, yazarın kendi kendine söylediği yalanın gizlendiği boşluklar. Bir günlük yazarı bir duyguyu bilerek atladığında bunu çoğu zaman kendine de itiraf etmez; atlama anlatının akışına o kadar doğal yerleşir ki yazar onu fark etmez. Karşı görüş şöyle: yazarın bilinçli bir sansür uygulamadığını, yalnızca hatırlamanın seçici olduğunu söylemek daha doğru olur ve bunu yalan saymak fazla ağır kaçar. Bu itiraz doğru olsa bile sonuç değişmiyor, çünkü seçicilik de bir tercihtir ve o tercihin izi metinde kalır. Okur olarak en çok sustuğu yere bakıyorum, çünkü orada yazar kendini anlatmaktan çok korumaya çalışıyor görünür.