- 21 Eki 2026
- 150
- 0
- 0
Karagöz izlerken ilk dikkatimi çeken, seyircinin perdeye bakarken hem oyunu görüp hem de bir yerden onu izlediğini hissetmesi. Perde, ışığın arkasından gelen figürleri ayırıyor; sesler perdenin arkasında, gölgeler önde. Bu ayrım seyirciyi bir yandan oyunun içine çekiyor, öbür yandan gerçek dünyadan sert bir çizgiyle koparmıyor, bir eşikte bırakıyor. Bence bu mesafe bir kısıtlamadan çok, Karagöz'ün eğlencesinin asıl kaynağı: herkes aynı perdeye bakıyor ama herkesin yeri farklı. Asıl merak ettiğim, bu eşiğin oyunun sohbet havasını mı yoksa seyircinin söze karışmasını mı belirlediği.