Olumlu bir yasam bana cok anlamsiz geliyor.

ttttbz

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ara 2020
Mesajlar
12
Tepkime puanı
3
Puanları
3
ben varsam ölüm yok,ölüm varsa ben yokum. ölümle asla karşılaşmayacağım. diyen yunan bir filozofun aforizmasına benzer bir şey söylüyorsun.. madem öyle bende bir sentez yapayım ;

Benim için ölüm varolmayan bir şeydir,varolduğum sürede sonsuzluğun ta kendisidir, başka bir sonsuzluk yoktur..

nasıl sonunuda havalı bitirdim:) başka bir sonsuzluk mümkün değildir diyecektim ama böylesi daha çarpıcı sanki:)
Benim varlığım senin varlığını gerektiriyorsa, aforizma çöker.
 

ÜstünKişi

Moderatör
Moderatör
Katılım
21 Ocak 2018
Mesajlar
713
Tepkime puanı
87
Puanları
28
ben varsam ölüm yok,ölüm varsa ben yokum. ölümle asla karşılaşmayacağım. diyen yunan bir filozofun aforizmasına benzer bir şey söylüyorsun.. madem öyle bende bir sentez yapayım ;

Benim için ölüm varolmayan bir şeydir,varolduğum sürede sonsuzluğun ta kendisidir, başka bir sonsuzluk yoktur..

nasıl sonunuda havalı bitirdim:) başka bir sonsuzluk mümkün değildir diyecektim ama böylesi daha çarpıcı sanki:)
En sevmediğim şeylerden birisi şu başka birisinin milatattan önce düşündüğü şeyi binlerce sene sonra düşünüp "Vay be ne güzel düşünüyorum" diyip sevinmem. Sonra da aslında düşüncemin daha önceden düşünülmüş olduğunu farketmem.
Teşekkürler @ls2 bana daha fazla düşünmem gerektiğini hatırlattın.

Benim varlığım senin varlığını gerektiriyorsa, aforizma çöker.
Çökmez. Bir kişinin kendisine göre kendisi dışındaki her şeyin gerekçesi kendi varlığıdır. Dolayısıyla kendi varlığı aynı zamanda diğer her şeyin var edicisidir. Bu durumda kişinin kendisi yok olursa diğer herşey de -o kişi için- yok olacaktır.

Burada felsefenin bakış açısı tamamıyla kişinin bakış açısıyla sınırlanmış durumda. Yani buna göre bakış açısı yoksa (kişi ölürse) görüntü de olmaz. Görüntü de varlığı temsil ettiğine göre varlık da olmaz.
 
Son düzenleme:
  • Beğen
Tepkiler: ls2

ttttbz

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ara 2020
Mesajlar
12
Tepkime puanı
3
Puanları
3
En sevmediğim şeylerden birisi şu başka birisinin milatattan önce düşündüğü şeyi binlerce sene sonra düşünüp "Vay be ne güzel düşünüyorum" diyip sevinmem. Sonra da aslında düşüncemin daha önceden düşünülmüş olduğunu farketmem.
Teşekkürler @ls2 bana daha fazla düşünmem gerektiğini hatırlattın.


Çökmez. Bir kişinin kendisine göre kendisi dışındaki her şeyin gerekçesi kendi varlığıdır. Dolayısıyla kendi varlığı aynı zamanda diğer her şeyin var edicisidir. Bu durumda kişinin kendisi yok olursa diğer herşey de -o kişi için- yok olacaktır.

Burada felsefenin bakış açısı tamamıyla kişinin bakış açısıyla sınırlanmış durumda. Yani buna göre bakış açısı yoksa (kişi ölürse) görüntü de olmaz. Görüntü de varlığı temsil ettiğine göre varlık da olmaz.
Aslında aynı şeyden bahsetmişiz; benim varlığım senin varlığınla sınırlıysa çünkü sen var olduğun ve benim varlığımı algılayabildiğin sürece ben varım, sonsuzluk diye bir şey yoktur, bahsetmek de anlamsız olur çünkü yine her şey senin algıladığın kadarıyla, varlığım bile...
 

ignostik üye

Moderatör
Moderatör
Kayıtlı Üye
Katılım
1 Ocak 2021
Mesajlar
143
Tepkime puanı
8
Puanları
18
Yaş
54
Üniversite Bölümü
felsefe
Bu anlamda ben biraz descartes;in o ünlü sözünün azıcık değiştirme, ihtiyacı hissettim. (ben varsam bir yaratıcıda vardır. ben yoksam bir yaratıcıda yoktur.)bu baglamda,ben varsam,yada yoksam, diye bir kavram olduğuna inanmıyorum, yaratılmış bir kavram veya bir akıl!aslında hiç varolmamış bir kavram karmaşası gibidir,başı ve sonu belli olmuyan sonsuzluk gibidir, sonsuzluk bile görecelidir. dik bir çizgi ile başlar ve sonsuza doğru ilerler biz bu ilerleyişin sonunu göremeyiz ama nasıl ilerlediğini görebiliriz, bu baglamda yaratıcı sonsuzluk kavramındanda bagımsız oldugu için, gözlem dışıdır diyebiliriz.kısaca:varoluş bana göre, başı ve sonu olan bir akıldır. asıl! ilginç olansa, bilinmeyen gizemli sırlardır..
1:yaratılış varmı? yok mu?
2: evren nedir?
3: yaratıcı nedir?
4:en önemlisi bir akıl neden bunları sorgulama ihtiyacı hisseder?
 

true blue

Kategori Yöneticisi
Kategori Yöneticisi
Katılım
13 Ocak 2015
Mesajlar
779
Tepkime puanı
154
Puanları
43
Yaş
32
Üniversite Bölümü
Tarih Öğretmenliği
Acikcasivinsan denilen bir canli yaratmak istemem degerli.ve.eski.dostum sonra. Herseyi daha onceden bilmeme.ragmen.beni binlerce yil elestiren canlilarim.bizlemek zorunda kalirim.bu kadar.vaptal oldugumu..dusunmuyorum.:D
Tanrı kendi sevdiği insanları büyütmek ve onlara bir geçmiş kazandırmak istiyor, nasıl sen dünyada kariyer yapmaya önem veriyorsan, imtihandaki mantık da bizdeki bu kariyer mantığının ilahi olanı. Ayrıca bu imtihan mantığında Tanrı'nın da bir geçmişi oluyor, eğer Tanrı'yı benliğinin farkında olan bir unsur olarak değerlendirirsek onun da tanınmaya, anılmaya ihtiyacı olduğu gerçeğini görürüz.
 
Son düzenleme:

ls2

Tanınmış üye
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,094
Tepkime puanı
141
Puanları
63
Aslında aynı şeyden bahsetmişiz; benim varlığım senin varlığınla sınırlıysa çünkü sen var olduğun ve benim varlığımı algılayabildiğin sürece ben varım, sonsuzluk diye bir şey yoktur, bahsetmek de anlamsız olur çünkü yine her şey senin algıladığın kadarıyla, varlığım bile...
..çünkü sen var olduğun ve benim varlığımı algılayabildiğin sürece ben varım..

kendi varlığımızı kendimizin algılaması yeterli değil mi yani?
 

ignostik üye

Moderatör
Moderatör
Kayıtlı Üye
Katılım
1 Ocak 2021
Mesajlar
143
Tepkime puanı
8
Puanları
18
Yaş
54
Üniversite Bölümü
felsefe
Tanrı kendi sevdiği insanları büyütmek ve onlara bir geçmiş kazandırmak istiyor, nasıl sen dünyada kariyer yapmaya önem veriyorsan, imtihandaki mantık da bizdeki bu kariyer mantığının ilahi olanı. Ayrıca bu imtihan mantığında Tanrı'nın da bir geçmişi oluyor, eğer Tanrı'yı benliğinin farkında olan bir unsur olarak değerlendirirsek onun da tanınmaya, anılmaya ihtiyacı olduğu gerçeğini görürüz.
Bende onun gibi tanri olsam inaanogluna deger.soyle bir bakarim bu insanlar yaratilisi hakediyor mu?haketmiyor mu?tanri bile olsaniz birseyi yaratmadan asla gelecegi goremezsiniz.nasil cok zekiyim degil mi?
 

ttttbz

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ara 2020
Mesajlar
12
Tepkime puanı
3
Puanları
3
..çünkü sen var olduğun ve benim varlığımı algılayabildiğin sürece ben varım..

kendi varlığımızı kendimizin algılaması yeterli değil mi yani?
Gerçek dediğimiz şey algıyla ölçülemez hatta bizim asla ulaşamayacağımız ya da algılayamayacağımız bir yerde olabilir. O yüzden senin varlığın bir gerçekse bunu ne kendinin ne de bir başkasının algılayabilmesi ASLINDA çok da mümkün değildir. Birbirinin çok zıt durumları ve anlatmaya çalışırken birbirlerini tez, anti-tez şeklinde çökertiyorlar. Belki de boşa çene çalıyoruz, hoş bu her zaman için böyle...
 

ls2

Tanınmış üye
Onursal Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,094
Tepkime puanı
141
Puanları
63
Gerçek dediğimiz şey algıyla ölçülemez hatta bizim asla ulaşamayacağımız ya da algılayamayacağımız bir yerde olabilir. O yüzden senin varlığın bir gerçekse bunu ne kendinin ne de bir başkasının algılayabilmesi ASLINDA çok da mümkün değildir. Birbirinin çok zıt durumları ve anlatmaya çalışırken birbirlerini tez, anti-tez şeklinde çökertiyorlar. Belki de boşa çene çalıyoruz, hoş bu her zaman için böyle...
Anlıyorum..ancak bir düşünce dayanağımızın olması elzemdir, bu dayanağın gerçekliği elbet sorgulanabilir ama dediğim gibi bir postulata dayanmadan da düşüncelerimizi temellendiremeyiz.. başka deyişle her düşünceyi temelsiz ilan etmeniz içinde bir temel belirlemelisiniz.. sonuç paradoks:)