Nickinizin anlamı nedir?

Ateistlerin tanrı dışında ortak olarak benimsedikleri bir şey yok ki. Biz deizmin karşıtıyız o kadar diyorlar. Her şey olmak aslında hiç bir şey olmamaktır bence. Bir ideolojin yoksa farkında olmadan çelişirsin. Tanışalım bölümünde yazdığını okudum. Benimle tartışmak istemene sevindim. Önce ben bir soruyla başlayayım, neden yaşıyoruz? Yani bir düşünsene, varlık felsefesi hakkında yüzlerce görüş var. Bu görüşlerin sahibi olanlar zeki insanlar. Yani dünyanın geri kalanı aptal, onlara yön gösterecek olanlar zeki insanlar mı? Yeraltından Notlar'da Dostoyevski (anladığım kadarıyla) hani diyor ya biz bu "iyi ve yüce" olana yöneliyoruz, bu yönelmeyi düşünerek yapıyoruz, ancak biz bir köşede mutsuz mutsuz beklerken düşünmeyen bir adam tıpkı bir boğa gibi öcünü alma eylemine girişiyor ta ki biri onu durduruncaya dek. Pardon ben cevabı "mutlu olmak" varsayarak konuyu ele aldım senin cevabını duymadım henüz. Buyur? :)
güzel gayet güzel fikirlerin var. :) oldukça mantıklı ayrıca tebrık ederim. neden? yasıyoruz. ben bu sorunun cevabını buldum. ama gizli özneler koyucamkı birazcık kafan karışsın
soru şu gayet acık ve net. :) insanlar neden? tanrısal sistemlerle yaşamak yerine yine tanrının verdiği akıl sayesinde insancıl sistemler kurarak cogalırlar ve savasarak ölürler birede yetmezmış gibi tanrısal sisteme zot olan teknoloj sayesınde dogayı öldürürler.
aslında tanrının mantığını ve amacını öldürürler.
şimdi asıl soru geliyor: madem tanrının ve yaşamın amacını ben bu kadar net buldum.
o zaman neden? hala bende daha zeki insanlar ve daha akılı insanlar dogayı katlediyor yo kediyor. ve paraya tapıyor. bunların cevabını verdıgınde senın yazıklarındakı acıklarıda
görecelı hale getirmış oldum farkettınmı? akındakı nagmeler bile gizemlıdır. ortaya cıkarmaksa sadece gerçek akıl ile mumkun olucaktır. umarım anlamışsındır. benı anlamak çok zorda :)
burdan anlamamız gereken en önemli ders aslında şudur akıl ve zeka farklı şeylerdır.
akıl senı iyiye ve tanrıya yöneltirken zekanda gelısır ama aklın yerine zekanı kulnırsan işte ozaman gerçekten bir pile dönüşürsün farkına bile varmazsın.
tanrısal sistemle yani dogal yaşıyarak üremek varken bu işkence niye? niye? teknolojık insan akl ı sayesınde cogalıyoruz hiç düşündünmü? bunu cevabınıda bir sonrakı iletimde vericem :)

insanlar herşeydır demektekı asıl kasıt! aslında neye? inandığından çok nereye? gidicegın gerçegıyle ilgili kavramdır. bir tanrı varsa ne olursan ol gidicegın yerı belırleyen biri var demektır.sonucta bunu dememdek ıasıl amaçta ortaya cıkıyor. oda şu her insan bir gerçeklık karsısında tek mantıga dönek zorunda kalır. ateistsen
tanrıyı gördüğünde onun varlıgını kabul etmek zorunda kalırsın. dinsız bir tanrı gördüğünde müslümanken birden bire kafır olursun gibi deistse nartık gerçegı gördüğüne göre deist yada agnostık değilsındır sadece insan olduğun hatırlarsın.
 
Son düzenleme:

Liebert

Yeni üye
güzel gayet güzel fikirlerin var. :) oldukça mantıklı ayrıca tebrık ederim. neden? yasıyoruz. ben bu sorunun cevabını buldum. ama gizli özneler koyucamkı birazcık kafan karışsın
soru şu gayet acık ve net. :) insanlar neden? tanrısal sistemlerle yaşamak yerine yine tanrının verdiği akıl sayesinde insancıl sistemler kurarak cogalırlar ve savasarak ölürler birede yetmezmış gibi tanrısal sisteme zot olan teknoloj sayesınde dogayı öldürürler.
aslında tanrının mantığını ve amacını öldürürler.
şimdi asıl soru geliyor: madem tanrının ve yaşamın amacını ben bu kadar net buldum.
o zaman neden? hala bende daha zeki insanlar ve daha akılı insanlar dogayı katlediyor yo kediyor. ve paraya tapıyor. bunların cevabını verdıgınde senın yazıklarındakı acıklarıda
görecelı hale getirmış oldum farkettınmı? akındakı nagmeler bile gizemlıdır. ortaya cıkarmaksa sadece gerçek akıl ile mumkun olucaktır. umarım anlamışsındır. benı anlamak çok zorda :)
burdan anlamamız gereken en önemli ders aslında şudur akıl ve zeka farklı şeylerdır.
akıl senı iyiye ve tanrıya yöneltirken zekanda gelısır ama aklın yerine zekanı kulnırsan işte ozaman gerçekten bir pile dönüşürsün farkına bile varmazsın.
tanrısal sistemle yani dogal yaşıyarak üremek varken bu işkence niye? niye? teknolojık insan akl ı sayesınde cogalıyoruz hiç düşündünmü? bunu cevabınıda bir sonrakı iletimde vericem :)

insanlar herşeydır demektekı asıl kasıt! aslında neye? inandığından çok nereye? gidicegın gerçegıyle ilgili kavramdır. bir tanrı varsa ne olursan ol gidicegın yerı belırleyen biri var demektır.sonucta bunu dememdek ıasıl amaçta ortaya cıkıyor. oda şu her insan bir gerçeklık karsısında tek mantıga dönek zorunda kalır. ateistsen
tanrıyı gördüğünde onun varlıgını kabul etmek zorunda kalırsın. dinsız bir tanrı gördüğünde müslümanken birden bire kafır olursun gibi deistse nartık gerçegı gördüğüne göre deist yada agnostık değilsındır sadece insan olduğun hatırlarsın.
Akıl, zekayı kullanmak diye biliyorum. Bence de öyle, insan zekidir (az ama çok). Ama bir dahi de olsa Allah'ın varlığını bulamıyorsa aptaldır. Sana katılmıyorum akıl iyiye götürür diye bir durum yok, insanın kalbini kullanması gerekiyor. Fıtratımızda var olan şeyler var örneğin kulluk ihtiyacı gibi. Bu kulluğu Allah'a yapmazsan ya aklına yaparsın, ya kadına, ya müziğe, ya resme, ya komple sanata, ya bilime vs. vs. Sonra mesela nefsani duygular da var. Şehvet mesela. Bir kadına tecavüz etmek bir erkeğe haz verir, peki vicdan muhasebesi yapmazsa ne olur? Kendini mutlu hisseder. Onun kalbi çoktan kararmıştır. Ancak bu kara kalple yaşamı boyunca tecavüz eder o erkek ve mutlu olur. Sonunda ölür. Şimdi bu erkek doğal duygularıyla hareket ediyor. Ama şöyle sorduğum zaman; iyilik yapsak da kötülük yapsak da öleceğiz. Neden yaşıyoruz? Neden iyilik yapmak için yaşıyoruz? Neden kötülük yapmamalıyız? diye sorsak, bir sürü cevap alırız. Mesela Nietzsche'e göre (yanlış hatırlamıyorsam) bizi mutlu eden şeyler iyidir, acı veren şeyler kötüdür der. Yani senin yazdığın şey tamamen senin görüşün. Bu Nietzsche'in cümlesi de tamamen onun görüşü. Ancak o nihilizme umut kazandırmak istedi işte tüm değerler öldü bir değer ortaya koyalım dedi falan filan. Filozoflar hep bir öncekini inkar ya da eleştiriyle işe başlar. Hepsi kendine göre haklıdır. Ama aynı zamanda hepsi haksızdır çünkü hepsi farklı şeyler söylerler. İşte "sadece" aklı kullanmak bizi buraya götürüyor. Mesela Anna Karenina'da Levin, köylülere bakıyor ve ne kadar mutlu olduklarını görüyor. Çok basit düşünen köylüler... ama mutlular. Kimseye bir zararları yok. Ancak dediğim gibi o tecavüzcü erkek de mutlu. Hatta insanlar ona "sen insan değil canavarsın" dediklerinde daha da mutlu oluyor. Tüm dünya ona dil çıkarsa kimin umurunda? Zevkleri için yaşamış. Kimisi de vicdanının sesini dinleyerek mutlu oluyor. Peki bu iki tip insan neden yaşadı? Ayrıca tanrının böyle düşündüğünü nereden çıkardın? Belki de (haşa böyle olamaz da) o tanrı sonsuz kötülük sahibi ve insanları oyuncak olsun diye yarattı. Birbirleriyle savaşırlarken görünce kahkahalara boğuluyor belki de?
 
Akıl, zekayı kullanmak diye biliyorum. Bence de öyle, insan zekidir (az ama çok). Ama bir dahi de olsa Allah'ın varlığını bulamıyorsa aptaldır. Sana katılmıyorum akıl iyiye götürür diye bir durum yok, insanın kalbini kullanması gerekiyor. Fıtratımızda var olan şeyler var örneğin kulluk ihtiyacı gibi. Bu kulluğu Allah'a yapmazsan ya aklına yaparsın, ya kadına, ya müziğe, ya resme, ya komple sanata, ya bilime vs. vs. Sonra mesela nefsani duygular da var. Şehvet mesela. Bir kadına tecavüz etmek bir erkeğe haz verir, peki vicdan muhasebesi yapmazsa ne olur? Kendini mutlu hisseder. Onun kalbi çoktan kararmıştır. Ancak bu kara kalple yaşamı boyunca tecavüz eder o erkek ve mutlu olur. Sonunda ölür. Şimdi bu erkek doğal duygularıyla hareket ediyor. Ama şöyle sorduğum zaman; iyilik yapsak da kötülük yapsak da öleceğiz. Neden yaşıyoruz? Neden iyilik yapmak için yaşıyoruz? Neden kötülük yapmamalıyız? diye sorsak, bir sürü cevap alırız. Mesela Nietzsche'e göre (yanlış hatırlamıyorsam) bizi mutlu eden şeyler iyidir, acı veren şeyler kötüdür der. Yani senin yazdığın şey tamamen senin görüşün. Bu Nietzsche'in cümlesi de tamamen onun görüşü. Ancak o nihilizme umut kazandırmak istedi işte tüm değerler öldü bir değer ortaya koyalım dedi falan filan. Filozoflar hep bir öncekini inkar ya da eleştiriyle işe başlar. Hepsi kendine göre haklıdır. Ama aynı zamanda hepsi haksızdır çünkü hepsi farklı şeyler söylerler. İşte "sadece" aklı kullanmak bizi buraya götürüyor. Mesela Anna Karenina'da Levin, köylülere bakıyor ve ne kadar mutlu olduklarını görüyor. Çok basit düşünen köylüler... ama mutlular. Kimseye bir zararları yok. Ancak dediğim gibi o tecavüzcü erkek de mutlu. Hatta insanlar ona "sen insan değil canavarsın" dediklerinde daha da mutlu oluyor. Tüm dünya ona dil çıkarsa kimin umurunda? Zevkleri için yaşamış. Kimisi de vicdanının sesini dinleyerek mutlu oluyor. Peki bu iki tip insan neden yaşadı? Ayrıca tanrının böyle düşündüğünü nereden çıkardın? Belki de (haşa böyle olamaz da) o tanrı sonsuz kötülük sahibi ve insanları oyuncak olsun diye yarattı. Birbirleriyle savaşırlarken görünce kahkahalara boğuluyor belki de?
işte asıl anlatmak istediğimde buydu. tecavüzün tecavüz olduğunu anlatan tanrı değil
sistematık altyapıyı hazırlıyan insanlardır. peki? bu insanlar gerçekten vicdanlımıydı? bunu bilemıyoruz ama emın olduğum şeylerden biride şudur. sana göre tecavuz kötü birşey olabilr. ama tanrıya göre tecavuz gurur duyulucak erkegı erkek yapan bir iyilik melegı olabilr. erkekler için yani bu kavramı icat edenler madde madde sıralamışlar cinsel tacız sarkıntılık madde madde eklemışler. peki? bu tanrının aklımı? sence sen yad ben neden? farklı düşünüyoruz. çünku sen insancıl bir aklın kurbanısın. bende daha çok tanrısal düşünüyorum. tanrının bu konuda amacının çok net olduğunu düşünüyorum. tanrıya göre ahlak kavramı yoktur. ahlak kavramı insancıl akıldır. bir kadın bunu hoş karşılamaz ama bu asıl gerçegıde değiştirmıyor ne? yazıkkı. hiç evlenmemış bekar erkegın sucu ne? peki? parası olmadığı için fakır olduğu için yalnızmı? ölsün. tanrı bunumu? istiyor tabıkı hayır. yol bellı yordam bellı! ahlak kavramı insan aklının bir ürünüdür. ilk çagları bir arastır istersen insanlar hayvanca eşleşırken dinlerin tanrısı nerdeydı? 1400 yıl öncemı? aklı basına geldı bu tanrının. hadı ama :D hayatımda duydugum en sacma mantıktır ahlak yoktur. olmasıda imkansızdır. insanın dogasına aykırıdır. bir kere.
 

Liebert

Yeni üye
işte asıl anlatmak istediğimde buydu. tecavüzün tecavüz olduğunu anlatan tanrı değil
sistematık altyapıyı hazırlıyan insanlardır. peki? bu insanlar gerçekten vicdanlımıydı? bunu bilemıyoruz ama emın olduğum şeylerden biride şudur. sana göre tecavuz kötü birşey olabilr. ama tanrıya göre tecavuz gurur duyulucak erkegı erkek yapan bir iyilik melegı olabilr. erkekler için yani bu kavramı icat edenler madde madde sıralamışlar cinsel tacız sarkıntılık madde madde eklemışler. peki? bu tanrının aklımı? sence sen yad ben neden? farklı düşünüyoruz. çünku sen insancıl bir aklın kurbanısın. bende daha çok tanrısal düşünüyorum. tanrının bu konuda amacının çok net olduğunu düşünüyorum. tanrıya göre ahlak kavramı yoktur. ahlak kavramı insancıl akıldır. bir kadın bunu hoş karşılamaz ama bu asıl gerçegıde değiştirmıyor ne? yazıkkı. hiç evlenmemış bekar erkegın sucu ne? peki? parası olmadığı için fakır olduğu için yalnızmı? ölsün. tanrı bunumu? istiyor tabıkı hayır. yol bellı yordam bellı! ahlak kavramı insan aklının bir ürünüdür. ilk çagları bir arastır istersen insanlar hayvanca eşleşırken dinlerin tanrısı nerdeydı? 1400 yıl öncemı? aklı basına geldı bu tanrının. hadı ama :D hayatımda duydugum en sacma mantıktır ahlak yoktur. olmasıda imkansızdır. insanın dogasına aykırıdır. bir kere.
Sen birbiriyle zıt birden fazla görüşü savunuyorsun. Herhalde kendini tanrısal bir boyutta görüyorsun (yazından da bu anlaşılıyor) her şeyi anladığını, her şeye karşı mantıklı bir cevabın olduğunu ama hiç bir ideolojiye sahip olmadan özgürce yaşadığını düşünüyorsun. Narsizm ateşin odunu yediği gibi yiyor seni. Eh, kimisi masturbasyondan zevk alır kimisi de böyle yaparak...
 

Coldman

C.technical analyst fancier
Yönetici
soğuk adam.

çok fazla özel bir anlamı yok, uzun zamandır kullandığım bir rumuz mIRC'ten forumlardan falan filan süre gelen ve hala kullanmaya devam ettiğim nick.
illa bir anlam yükleyecek olacaksam da insanlara yaptığım iyilikler iyi niyetli davranişlar, yardımlar şunlar bunlar, hepsi hüsranla son bulduğu için de diyebilirim. tşk.
 

Lefty

Aktif üye
(True Blue) madonna'nın albümünün ismi. Pek bu albümü dikkatimi çekmez. Madonna ile asıl tanışıklığımız la ısla bonita parçasından gelir
Madonna'nın bu albümünden benim de en sevdiğim şarkı "Live to Tell"

Nikimin anlamını sanırım daha önce yazmıştım fakat yeni gelenler açısından tekrar yazayım.

Köstebek ( Donnie Brasco ) filminde Al Pacino'nun canladırdığı Lefty karakterine duyduğum sempati ile alakalı olarak almıştım. Film bazı insanların yaşadığı olumsuz koşullara bağlı olarak yaptığı kötü eylemlere rağmen, içindeki insani duyguları - iyiliği yitirmemiş olmasını çok iyi yansıttığı gibi günümüzde ender rastlanacak türden gerçek bir dostluk hikayesini de çok güzel aktarmıştı. Bu filmi yıllar önce izlemiştim fakat ikinci izlememde Lefty karakterinde çok daha fazla detay gördüm ve Al Pacino'nun oyunculuğuna bir kez daha hayran kaldım.


Film izlemedeki mantığım başka insanların yaşamlarını daha iyi anlamaktır yani sinema filmleri çoğu zaman başka hayatlarla empati kurabilmemezi sağladığı gibi, daha az yargılayıcı bir bakış açısı edinmemize de yardımcı oluyor. Çoğu zaman karakterin yerine kendimi koyup "Böyle bir durumda ben olsaydım ne yapardım?" sorgulamasının içinde beyin jimnastiği yapmaya çalışıyorum, bu sebeple vakit buldukça bolca konulu film izlemeyi herkese tavsiye ederim.
 
Son düzenleme:

"ictenlik"

Aktif üye
Madonna'nın bu albümünden benim de en sevdiğim şarkı "Live to Tell"

Nikimin anlamını sanırım daha önce yazmıştım fakat yeni gelenler açısından tekrar yazayım.

Köstebek ( Donnie Brasco ) filminde Al Pacino'nun canladırdığı Lefty karakterine duyduğum sempati ile alakalı olarak almıştım. Film bazı insanların yaşadığı olumsuz koşullara bağlı olarak yaptığı kötü eylemlere rağmen, içindeki insani duyguları - iyiliği yitirmemiş olmasını çok iyi yansıttığı gibi günümüzde ender rastlanacak türden gerçek bir dostluk hikayesini de çok güzel aktarmıştı. Bu filmi yıllar önce izlemiştim fakat ikinci izlememde Lefty karakterinde çok daha fazla detay gördüm ve Al Pacino'nun oyunculuğuna bir kez daha hayran kaldım.


Film izlemedeki mantığım başka insanların yaşamlarını daha iyi anlamaktır yani sinema filmleri çoğu zaman başka hayatlarla empati kurabilmemezi sağladığı gibi, daha az yargılayıcı bir bakış açısı edinmemize de yardımcı oluyor. Çoğu zaman karakterin yerine kendimi koyup "Böyle bir durumda ben olsaydım ne yapardım?" sorgulamasının içinde beyin jimnastiği yapmaya çalışıyorum, bu sebeple vakit buldukça bolca konulu film izlemeyi herkese tavsiye ederim.
Bir önceki nickini unutmuşum ona kafayı taktım derken buldum Digital'sin sen.
Sakal ve Digital..
Evet öyle hatırlıyoruz.
Bay Sakal nerde?

Digital'in hikayesini de anlatmalı mı?

Benim yeni nick adı üstünde.. Genel bir nick olarak bunu aldım. Bu aynı zamanda sanalmanik ve onun Dionize oluşunun/kimliğinin ölümünü de simgeleyecek ve normal yazılar yazacak, normal bir kimlik ve insan olacak diye umuyoruz bakalım eğer bunu başarabilirsek ve başarırsak.
İçtenliğin de hala Dionize tarafları var. Bakalım bunu nasıl dengeleyeceğiz...

* Dionize (Dionysosif vb.) olmak; Dionysos ve belki Nietzsche'nin aynı kavramına/durumuna atıf....

Böyle demiş Bay Nietzsche

  • Benim dionizik / dionysian kavramım burada ulu bir fiil oldu. Bununla karşılaştığında bütün diğer insani faaliyetler çok zavallı ve göreli kalır.Bir Goethe , bir Shakespeare , bu muazzam ihtiras ve yükseklikte bir saniye bile nefes alamaz ve Dante, Zerdüşt'le kıyaslandığında basit bir mü'mindir..

    [*]Dionizik kelimesinin manası şudur: Birliğe itilim duygusu, kişiliğin, günlük olanın, toplumun ötesine, geçicilik uçurumunun ötesine uzanmak: Karanlık, daha dolu, daha değişken hallere doğru, ihtiraslı, acılı dolup taşma; hayatın topyekün karakteri olan, hep aynı kalan, aynı derecede güçlü, haz dolu olanın vecd ile onanması, hayatın en korkunç ve şüpheli niteliklerini kutsayıp iyi gören, neşe ve elemin, panteistce birlikte kabülü; çoğalmaya, verimliliğe, tekerrüre, ebedi istem; yaratmanın ve yoketmenin zorunlu birliği duygusu.
    [*]

    [*]Apollon ve Dionysos. Friedrich Nietzsche'nin ilk eseri olan Tragedyanın Doğuşu adlı yapıtında incelediği iki kavramdır. Sokrates öncesi Yunan felsefesinden derinden etkilenen Nietzsche, Apollon ve Dionysos tanrılarının anlamsal açılımlarını yeniden ele alır. Nietzsche'de Apollon; biçimin ,uyumun ve kontrolün, Dionysos ise taşkın ve coşkun duyguların, tutkunun simgelendiği iki kavramdır. Nietzsche'ye göre bu iki öğe, tabiatın yaratış/yıkış süreçlerini devindirir. Nietzsche, yeniden ele alıp yorumladığı bu iki kavramla estetik ve sanat anlayışını ortaya koyar.
    Mantıksal bir çıkarsamayla, ama sezginin anında oluşan keskinliğiyle, sanatın sürekli gelişiminin Apolloncu ve Dionysoscu bir ikililiğe bağlı olduğunu anladığımızda estetik bilimi için çok şey yapmış oluruz: Yaradılışın, bazen araya giren uzlaşmalara rağmen sürekli çatışan cinsiyetliliğine bağlı olması gibi.
    Kimi yorumcular tarafından Apollon-Dionysos ikililiği bir tür diyalektik olarak yorumlanmış olsa da, Nietzsche Sokrates tarzı bir diyalektik anlayışına karşı çıktığını her fırsatta dile getirmiştir.
    [*]
Şimdi sanalmanik bir Dionysian olarak yaşamalı mı , mı yaşamalı ne?
bilmem..
Kimi sanalmaniklere kimi sanaldiyonlara
 
Son düzenleme:
Madonna'nın bu albümünden benim de en sevdiğim şarkı "Live to Tell"

Nikimin anlamını sanırım daha önce yazmıştım fakat yeni gelenler açısından tekrar yazayım.

Köstebek ( Donnie Brasco ) filminde Al Pacino'nun canladırdığı Lefty karakterine duyduğum sempati ile alakalı olarak almıştım. Film bazı insanların yaşadığı olumsuz koşullara bağlı olarak yaptığı kötü eylemlere rağmen, içindeki insani duyguları - iyiliği yitirmemiş olmasını çok iyi yansıttığı gibi günümüzde ender rastlanacak türden gerçek bir dostluk hikayesini de çok güzel aktarmıştı. Bu filmi yıllar önce izlemiştim fakat ikinci izlememde Lefty karakterinde çok daha fazla detay gördüm ve Al Pacino'nun oyunculuğuna bir kez daha hayran kaldım.


Film izlemedeki mantığım başka insanların yaşamlarını daha iyi anlamaktır yani sinema filmleri çoğu zaman başka hayatlarla empati kurabilmemezi sağladığı gibi, daha az yargılayıcı bir bakış açısı edinmemize de yardımcı oluyor. Çoğu zaman karakterin yerine kendimi koyup "Böyle bir durumda ben olsaydım ne yapardım?" sorgulamasının içinde beyin jimnastiği yapmaya çalışıyorum, bu sebeple vakit buldukça bolca konulu film izlemeyi herkese tavsiye ederim.
Fazla film kültürüm yok, fakat Batı ve ABD'nin yaşadıkları kapitalist hayatlarının tam tersi olarak ahlakı ve erdemi aşılayan filmler çevirdiklerini görüyorum.
 
Üst