Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Muhafazakalik, Demokratiklik Ile Celisir.

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 2

Toplam: 1,295

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
71
Bu basligi politika degilde, felsefe bolumune acmamin nedeni, bu iki kavram ve algisal sahipligi arasindaki farkin; politik degil, felsefi yani ideolojik inancsal ve de etik temeli olmasindandir.

"Muhafazakar demokrat" birlikteligi hem bu birlikteligi sahiplenen hem de kullanan acisindan mantiksal celiski icerir.

Muhafazakar demek, belirli bir temelde o temelin getirdiklerini bir dogma, degismez karsi cikilmaz olarak algilamak ve gelisen her turlu kavramsal bilgi ve yasamsal iliski de cagdisi kalmak ve tutucu, gerici ve anlam ve icerigine gore yobaz, irkci v.s. olmak ve kisaca insanlikdisi hak ve ozgurluk tanimayan baskici mudaheleci her turlu yeniye karsi beynini ve kendini kapatmislik demektir.

Demokrasi ise tam tersine sadece kendi sesinin hak ve ozgurlugu degil, baska seslerin de senin sesin ile esit hak ve ozgurlugunu tanimaktir.

Bu baglamda, "muhafazakar demokrat" in tek anlami "benim degerlerime ve buna biat edenlere bunu sorgulamayanlara taninan demokrasi" demektir.

Bir kisi milliyetcilik konusunda muhafazakar ise, kendi milliyetini baska milliyetlerden ustun ve hakim gorur ve onlara hak ve ozgurluk tanimaz.

Bir kisi dincilik konusunda muhafazakar ise, kendi dinini ve hatta mezhebini diger dinlerden ustun ve hakim gorur ve onlara hak ve ozgurluk tanimaz.

Bu durum her turlu ahlak, siyaset, tore, gelenek v.s. de de ideoloji inanc, izmde de boyledir.

Kisaca hangi kavram ve temelde olursa olsun,muhafazakar olan; demokrat olasmaz. Yenilige kapalidir, kendi "eskisini" korumayi savunmayi baski ve mudahele ile kabul ettirmeyi bilincli ya da bilincsiz uygulamaktadir.

MUHAFAZAKARLIK "SIVIL ASKERI MILLI DINI ETIK IDEOLOJIK INASNCSAL IZMSEL VESAYET" demektir.

Vesayetin temeli muhafazakarliga dayanir. Onun temeli de insanoglunu nicelik olarak bir kul kole ya da madde mal mulk yerine koymaya ve muhafaza edilen niteligi nicelik yerine konan topluma dayatmaya TEK DUZE VE TEK SES BIR TOPLUM yaratmaya dayanir.

Insanoglu kendi adina bu insanliga ters dusunc ve davranisa kendi muhafazakar degerleri ile bilincli ya da bilincsiz otomatiklesmis yelesmis bir dusunce davranis olarak biat etmekte ve uygulamaktadir.

Aslinda tum soru ve herkesin kendine sormasi gereken "neden bir ideolojik inancsal izmsel etik v.s. degerin degisen bilim teknik ve kavramsal bilgi de ve cagda muhafaza edilmek istendigi ve yerine gelen/gelecek yeniye karsi korundugu ve bu yeni ile mucadele edildigi" dir.

Ya da "kendisi bu yeniyi istemese bile, isteyenlere neden engel olmak istedigi sadece kendisini ve kendi degerini degil, bu degeri TUM TOPLUM ADINA MUHAFAZA ETMEK ISTEDIGIDIR.

Insanoglunca hic bir zaman degismeyecek ve muhafaza edilmesi gereken degerler var midir, var sa nedir?

Bir seyi, o sey ne olursa olsun; kalici degismez kilmak DOGMADAN BASKA NE ANLAMA GELIR?

Zaten otorite ve guc de bu dogmalari korumak/kollamak ve herkese bunlari dayatmak icin istenmiyor/saglanmiyor mu?

Unutmamak gerekir ki, tum topluma dayatilmak istenen hangi konu ve kavram olursa olsun, NITELIK OLARAK DINDIR.

Din temelli ideoloji inanc dogru etik v.s. ancak toplum nicelik yerine konursa mumkundur.

Demekki bunu asmanin ilk asamasi, toplumu NICELIK DEGIL; SOSYO-PSIKOLOJIK BIR NITELIK VE FARKLI NITELIKLER BUTUNU yerine koymaktan gecer.

Iste ancak demokrasi bu temelde YANI NITELIK TEMELINDE gecerli olur.
 

Analitik Notlar

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
224
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Önce tartışmadaki iddiayı ayrıştırmak gerekiyor, çünkü açılış mesajı üç ayrı soruyu tek bir hükümde topluyor. Birincisi muhafazakarlığın tanımı: mesaj muhafazakarlığı değişime kapalı bir dogma olarak tanımlıyor. Bu bir tanım seçimi. Ama muhafazakarlığın tarihte savunulmuş en az bir biçimi, örneğin Burke’ün 1790 tarihli Fransa Devrimi Üzerine Düşünceler’inde savunduğu tutum, değişimi reddetmez; tecrübeye dayalı ve aşamalı değişimi savunur. İkincisi demokrasinin tanımı: mesaj demokrasiyi herkesin eşit hak ve özgürlüğünü tanıma olarak kuruyor. Bu, çoğunluk iradesi tanımından farklı bir şey ve iki tanım bazı durumlarda örtüşüyor.

Üçüncüsü ‘değişmez’ kelimesinin düzeyi. Değişmez bir değer ile değişmez bir çoğunluk iradesi aynı şey değil. Bir demokrat, işkencenin ya da seçme hakkının kaldırılmasının oylamaya açık olmadığını savunabilir. Loewenstein’ın 1937’de tartıştığı militan demokrasi fikri tam bu noktayı açar: demokrasi kendi çekirdeğini korumak için bazı şeyleri kapsam dışında tutabilir. Bunu muhafazakar bir hamle saymak mı, yoksa demokrasinin kendi içindeki bir değişmez saymak mı, cevap ‘değişmez’ kelimesinin hangi düzeyde kullanıldığına bağlı.

Bu yüzden çelişki ancak üç öncül birlikte kabul edildiğinde tam olur:
  1. muhafazakarlık yalnızca dogma olarak tanımlanır,
  2. demokrasi yalnızca sınırsız oylama olarak tanımlanır,
  3. demokratik bir toplumda hiçbir değişmez ilke savunulamaz. Bu üç öncülün her birini ayrı ayrı sınamadan ‘mantıksal çelişki’ hükmü vermek, sonucu öncüllere gömmek olur.
 

Yeni Konular

Üst