Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Dini Felsefe ve Din Felsefesi Farki/Iliskisi

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 3

Toplam: 1,091

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
71
Bu iki felsefe arasinda cok fark vardir.

Din felsefesi, dunyada gelmis gecmis ya da halen gecerli olan dinlerin felsefesidir.

Yani bu dinler nedir, ne zaman baslamistir, dunyadaki cografi ve toplumsal yerleri nelerdir, sartlari nelerdir, bir tanrilari var midir yok mudur (mesala budizm dinin tanrisi yoktur)

Kisaca tum dunya insanoglunun anaetik degerlerinden biri olan dini degerlerin her turlu dile gelmesidir.

Buradaki ilk goze carpan durum, kisilerin ve toplumlarin genelde tek bir dini sahiplenmeleri ve digger dinleri Kabul etmemeleridir.

Yani dinler arasinda hem fiziksel hem de zihinsel dini kutuplasma soz konusudur.

Ayni kutuplasma ayni din bunyesinde de mevcuttur.

Dinler genelde dunyevi yasam ve iliskiyi yonlendiren uygulamali degerlerdir.

Temeli de tanriliya da tanrisiz bir inanctir.

Dinfelsefesi ile teoloji, yani felsefenin tanrinin varligi/yoklugu nu tartisan dalini bir birine karistirmamak gerekir.

Teolojide konu sadece tanri ve onun varliksal tartismasidir.

Burada felsefi olarak varligin yani ontolojinin tartismalitabanlari da teolojideki tanrinin varligi/yoklugu tartismasina temel teskil eder.

Herseyden once her degerde oldugu gibi, dini degerleriuygulayan ve onlara inanan kisilerin yasam ve iliskilerinde bu uygulama ve inanclarini ozgurce yere getirmeleri onlarin hak ve ozgurlugudur.

Buradaki din felsefesindeki tartisma, kisiler ve uyguladiklari inandiklari degerleri uzerinden kisisel degil; kavramsal ve soyut temeldeki tartismalari icerir.

Bu farki algilamak cok onemlidir.

Yani kisi inanci dini hangisi olursa olsun tartisabilir sorgulayabilir.

Sadece bir kisinin uyguladigi ve inandigi dine kisilikdegeri olarak mudahele edemez. Bu mudahele hak ve ozgurluk ihlaline girer.

Dini felsefe ise, iki anlama gelir.

Hem felsefenin dini niteligi ve bu niteligin olumlu ya da olumsuz ortaya konumu ve tartismasidir.

Hemde dini felsefenin top yekun olarak insanoglu uzerindeki her turlu sosyal siyasal psikolojik toplumsal etki ve tepkilerini bilimsel ve bilissel temelde insanoglu butununun sagligi zindeligi ve biri biri arasindaki farkli dinlerin bir arada yasayabilmesinin konusudur.

Felsefenin dini niteligi sonsuz niteliklerinden biridir.

Buna bir kisinin her turlu felsefi degerlendirmesinin temelini dini niteligin almasi da dahildir.

Kisaca din felsefesi bir yerde somuttur ve olan dinlerin durumu ve yasam ve iliskideki yeridir.

Dini felsefe ise, soyuttur ve felsefenin dini niteligini olumlu ya da olumsuz degerlendirirken, yine dini niteliginin felsefe uzerindeki etki tepkisini ve digger sosyaldallar acisindan da insanoglu uzerindeki her turlu etki tepkisini ve insanogluna yasam ve iliskideki her turlu iceren dusunce ve davranisini dile getirir.

Burada dini felsefenin her turlu dini niteligi degerlendirirken, degerlendirenin aldigi temel taban yol yontem degerlendirene gore farklilasir.

Bu farklilasma dinin her turlu niteliginin kisinin beyninde nasil yer aldiginin da aynasidir.

Herhangibi dini genelde din olarak tartismak baska, ozel bir dini kendi bunyesinde tartismak baskadir.

Dini uygulamak dine inanmak baska, din hakkinda felsefe ortaya koymak dinifelsefe temelinde masaya yatirmak baskadir.

Dini yasam ve iliskide kullanmak baska, yasam ve iliskide dinden cikar saglamak baskadir.

Dini kisisel olarak yasamak baska, toplumsal ve sosyal olarak yasamak baskadir.

Kisaca din baska, dinilik baskadir.
 

Sokratesçi Soru

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
267
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Budizm örneği ayrımı yoklamak için iyi bir yer ama orada bir şey takıldı. Metin bir yandan tanrının var olup olmadığını teolojinin alanına koyuyor, öte yandan 'bir tanrıları var mıdır yok mudur' sorusunu din felsefesinin somut sorularının arasında sayıyor. Aynı soru iki kutuya birden düşünce, bu kutuların sınırı gerçekten nerede kesiliyor? Bir de şuna bakalım: Budizm'de tanrı yok demek bir tarihsel gözlem mi, yoksa Budizm'in kendi öğretisini değerlendiren bir yargı mı? Eğer 'Budizm tanrısızdır' bir betimlemeyse, bunu söyleyen kişi hangi tanrı tasavvuruna göre konuşuyor? Batılı bir kavrama mı, yoksa Budist metinlerin kendi kavramına mı? İkisi aynı sonucu vermeyebilir. Ayrımın kendisi de tanım istiyor gibi görünüyor. 'Din' kelimesini hem geçmişteki kurumlar hem de bir kişinin yaşadığı inanç için kullanıyoruz. Mesajın dinilik ile dini ayırması güzel, ama ilk kutudaki 'din' ile ikinci kutudaki 'din' aynı şey mi? Sorum şu: tanrı kavramını taşımayan bir geleneği din felsefesinin içine koyduğumuzda, 'din' dediğimizi bir arada tutan ortak özellik nedir, emin miyiz ki bir tane var?
 

Yeni Konular

Üst