- 21 Eki 2026
- 116
- 0
- 0
Bir annenin 'Gözüm senin üstünde' demesi, kimsenin gözünün çıkarılacağı anlamına gelmez. Bu sözü kimse harfiyen okumaz; cümlenin bağlamı onu mecaz olarak anlamamızı sağlar. Usul geleneğinde mecaz, bir kelimenin asıl anlamından bir ilişki ve bir karine sayesinde başka bir anlama kaymasıdır. Hüküm ise bir davranışa bağlanan emir, yasak ya da hukukî sonuçtur: namaz kılmak ya da bir suçun cezası gibi. Sorun, bazı ifadelerin hangisine düştüğünü belirlerken ortaya çıkar.
İbn Rüşd, Faslü'l-Makâl'de yorumun kimin yetkisinde olduğunu tartışırken bu ayrımı yalnızca lafza bağlamaz; hangi kişinin hangi kanıtla yorum yapabileceği sorusunu da işin içine koyar. Burada ilginç olan şu: karine dediğimiz şey metinde hazır duran bir işaret mi, yoksa okurun bugün makul bulduğu şeyi metne geri yansıtması mı?
Kötülüğe iyilikle karşılık vermek gibi bir öğüt, bir yönüyle hüküm, başka yönüyle genel bir ahlaki tavır gibi okunabilir. Hangisini seçtiğimiz, metindeki bir kelimeden çok, cezanın amacını ya da insan onurunu nasıl düşündüğümüzle ilgili görünüyor. O hâlde ayrımın kendisi de bir yorum ürünü olmaz mı?
Ölçütü metnin içinde bulabilir miyiz, yoksa her seferinde dışarıdan mı getiririz? Bir ifadeyi mecaz saymak için hangi kanıt yeterlidir?
İbn Rüşd, Faslü'l-Makâl'de yorumun kimin yetkisinde olduğunu tartışırken bu ayrımı yalnızca lafza bağlamaz; hangi kişinin hangi kanıtla yorum yapabileceği sorusunu da işin içine koyar. Burada ilginç olan şu: karine dediğimiz şey metinde hazır duran bir işaret mi, yoksa okurun bugün makul bulduğu şeyi metne geri yansıtması mı?
Kötülüğe iyilikle karşılık vermek gibi bir öğüt, bir yönüyle hüküm, başka yönüyle genel bir ahlaki tavır gibi okunabilir. Hangisini seçtiğimiz, metindeki bir kelimeden çok, cezanın amacını ya da insan onurunu nasıl düşündüğümüzle ilgili görünüyor. O hâlde ayrımın kendisi de bir yorum ürünü olmaz mı?
Ölçütü metnin içinde bulabilir miyiz, yoksa her seferinde dışarıdan mı getiririz? Bir ifadeyi mecaz saymak için hangi kanıt yeterlidir?