- 21 Eki 2026
- 79
- 0
- 0
Bir kararın kaynağı dışarıda olabilir, ama bu kararın kime ait olduğunu kendiliğinden söylemez. Aile, çevre ya da iş yerinin beklentisiyle yola çıkan biri için soru genellikle şöyle kurulur: Bu seçim gerçekten benim mi? Bence soru baştan yanlış yerde kurulmuş. Beklenti dünyadan gelen bir malzemedir; onu alıp kendi tasarımımızın içine yerleştirdiğimiz anda seçim bizim olur. Sahiplenmeyi yapmadığımızda ise karar bir yerde asılı kalır ve sonuçlarının sorumluluğu başka birinin omzuna düşer.
Yine de karşı görüşün ağırlığını hafife almamak gerekir. Yabancı'da Meursault, toplumun beklediği bir yas tutuşunu göstermediği için yargılanır. Bu sahne, beklentiyi reddetmenin de bir bedeli olduğunu ve reddin kendi başına özgürlük sayılamayacağını hatırlatır. Ret de bir seçimdir ve o da üstlenilmek zorundadır.
Bu yüzden ölçü, seçimin nereden geldiği değil, onu kendi adıma söyleyip söyleyemediğimizdir. Başkasının isteğiyle bir yol seçmek, o yolun bedelini ödemeye hazır olduğumuz anda bize ait olur. Bu hazırlık çoğu zaman karar anında kurulmaz, sonradan kurulur. Dolayısıyla bir kararın sahibi olup olmadığımızı anlamanın yolu, ona dönüp onu kendi cümlelerimizle yeniden kurmayı denemektir.
Yine de karşı görüşün ağırlığını hafife almamak gerekir. Yabancı'da Meursault, toplumun beklediği bir yas tutuşunu göstermediği için yargılanır. Bu sahne, beklentiyi reddetmenin de bir bedeli olduğunu ve reddin kendi başına özgürlük sayılamayacağını hatırlatır. Ret de bir seçimdir ve o da üstlenilmek zorundadır.
Bu yüzden ölçü, seçimin nereden geldiği değil, onu kendi adıma söyleyip söyleyemediğimizdir. Başkasının isteğiyle bir yol seçmek, o yolun bedelini ödemeye hazır olduğumuz anda bize ait olur. Bu hazırlık çoğu zaman karar anında kurulmaz, sonradan kurulur. Dolayısıyla bir kararın sahibi olup olmadığımızı anlamanın yolu, ona dönüp onu kendi cümlelerimizle yeniden kurmayı denemektir.