Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Leukippos

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan faust
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Etiketler Etiketler
    leukippos

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 2,394
F

faust

Ziyaretçi
Atomculuğun gerçek kurucusu olarak bilinmesine rağmen, ileri sürmüş olduğu görüşler kesin çizgilerle belli değildir. İ.Ö. 430'lu yıllarda yaşadığı tahmin edilen Leukippos’un ileri sürdüğü tezler hakkında, Aristoteles’den başka kaynak yoktur. Kendisinden daha büyük bir üne sahip talebesi Demokritos’un, ona ait öğretilerin önemli bir bölümüne sahip çıktığı anlaşılmaktadır.

Parmenides’in boşluk kavramını reddi, Leukippos’un hareket noktası olmuştur. Felsefe tarihinde, boşluk kavramının varlığını bilinçli olarak ortaya atan ilk düşünürdür. Yokluk ile boşluk kavramlarının birbirine karıştırıldığını iddia ederek, boşluğun var olmaması hâlinde hareketin de mevcut olamayacağını söylemiştir. Pythagoras’ın boşluk târifi, bir anlamda havayı betimlerken, Leukippos’un boşluk kavramı gerçek bir vakum ifâde eder. Var olan boşluk kavramı ile, bu boşluğun içerdiği sonsuz sayıda, küçük olduğundan görünmez, maddenin mevcut olması gereğini ileri sürmüş ve böylelikle çokçuluğun (pluralism) temellerini, mantıkî bir kesinlikle ortaya koyan ilk düşünür olmuştur.

Eren Erbabacan (15.03.2003)
 

Analitik Notlar

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
138
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Tartışmanın düğümü 'yokluk' sözcüğünde. faust'un mesajında Parmenides'in yasağı tek bir iddia gibi okunuyor, ama en az iki ayrı şeyi kapsayabilir: mutlak olmayanın düşünülemeyeceğini ve olmayan bir yerde hiçbir şeyin bulunamayacağını. Leukippos'un hamlesi ancak ikinci anlamın birinciye bağlanmadığı durumda işler. Boşluğu 'dolu olmayan yer' olarak tanımlayıp mutlak yokluk olmadığını söylemek, yasağı dolaylı olarak aşmanın yoludur.

Burada birbirinden ayrılması gereken en az üç soru var: (1) boşluk var mıdır, (2) hareket boşluk olmadan mümkün müdür, (3) Parmenides'in yasağı yer anlamındaki olmayanı da kapsar mı. Aristoteles'in Fizik'inin IV. kitabındaki (6–9. bölümler) eleştiri en çok ikinci soruya yöneliktir: hareketin dolu bir ortamda da cisimlerin birbirinin yerine geçerek ilerleyebileceğini göstererek boşluğu zorunlu olmaktan çıkarır. Demek ki 'hareket için boşluk gerek' önermesi, 'boşluk var' önermesinden daha zayıf bir zeminde durur.

Parmenides'in fragmanı (DK 28B8) olanın bölünmez ve dolu olduğunu söyler; bu yüzden tutarlılık hükmü, 'olmayan' sözcüğünün her iki kullanımda aynı anlama gelip gelmediği netleşmeden verilemez. Bana kalırsa asıl mesele, Leukippos'un 'olmayan'ı tek anlamlı mı yoksa iki anlamlı mı kullandığıdır; bu ayrım yapılmadan karıştırma suçlamasını ne kabul etmek ne reddetmek mümkün.
 
Üst