Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Uzay Sonsuzdur?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 2,312
Katılım
19 Kas 2012
Mesajlar
233
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Uzay sonsuzdur derken, sizce gerçekten de öyle midir? Yoksa, uzayın sonu olsa o son nasıl olabilir.
Yani, eğer sonlu olsa uzay aracıyla hep dümdüz gittiğimizi düşünelim, sonuna geldiğimizde nasıl bir şeyle karşılaşabiliriz ki?
Sonsuz olsa, nasıl yani? Devamlı ilerle ama hiç sonu yok.
 

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
Dünya yuvarlak olduğu için Dünya üzerinde sürekli ilerlersin ancak bir sonla karşılaşmazsın.Dünya sonsuz mudur?
 
Katılım
19 Kas 2012
Mesajlar
233
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Ben de onu düşündüm ama sonuçta dünyanın dışında da bir yaşam var. Ama uzay sonlu olsa uzayın dışına çıkabileceğimiz bir yaşam yok.
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Aristo evrenin sonuda geçit vermez,demir parmaklık gibi bişiler olduğunu söyledi..buna uzun süre inanıldı (sanırım 2000 yıl). sonra evrenin sonsuz olduğu söylendi...sonrada bilimsel yöntemlerle sonsuz yada sonlu olmadığı , genişlemekte olduğu hesaplandı.(Kur'an'da da belirtilir)

Birde sanırım ışık hızından hızlı genişliyormuş..kısaca sonuna gitmemiz imkansız. yetişmemize imkan yok yani🙂 zaten genişledikçe de evren sonunu hazırlıyor, evren genişledikçe soğuyacak ve sonunda maksimum entropiye ulaşıp ölecek diyorlar. (evrenin sonu ile ilgili en kuvvetli sav buymuş)

Ben şahsen Evrenin dışında ne olduğunu hayal edemiyorum. hem onun dışı, onun dışı derken sonunda aynı şey olmayacak mı?

Bu arada ,Kütüb-i Sitte'de bu konu ile ilgili hadisler var genç adam..
 

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
Bir de "dark flow" karanlık akış diye bir olgu var, çoklu evren teorisini desteklediği söyleniyor. Galaksiler, evrende belirli bir yöne doğru çekiliyorlar. Başka bir deyişle birşey onları kendine doğru çekiyor ve bunun bir başka evren olabileceği ifade ediliyor.
(ingilizce)

Evreni anlamak için kesinlikle izlemelisiniz.>>>>http://www.felsefe.net/belgesel/74446-evrenin-bir-ucu-var-mi.html
 

Turgut Saka

Yeni Üye
Katılım
13 Eki 2009
Mesajlar
498
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Yaş
43
k-pax filmindeki karakterlerden biri, bir teoriden bahsetmişti... teoriyi ve ileri sürenini bilmem ve hatta teori de yarım yamalak aklımda şuan, yazasım geldi sadece,,
teoriye göre, dünya genişleyecek ve sonra büzülecek ve tekrar genişleyecek,, sonra tekrar büzülecek... ve hem bizler hem de tüm kainat sürekli olarak aynı şeyleri tamamı tamamına aynı şekilde yaşayıp gideceğiz... 🙂 sürekli tekrar...
 

phi

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,906
Tepkime puanı
174
Puanları
63
Uzay sonsuzdur derken, sizce gerçekten de öyle midir? Yoksa, uzayın sonu olsa o son nasıl olabilir.
Yani, eğer sonlu olsa uzay aracıyla hep dümdüz gittiğimizi düşünelim, sonuna geldiğimizde nasıl bir şeyle karşılaşabiliriz ki?
Sonsuz olsa, nasıl yani? Devamlı ilerle ama hiç sonu yok.

Bazi kelime yada dusunceleri anlayabilmek icin o kelime veya dusuncenin agirligini tasiyabilecek kapasitede, birikimde olmak gerekir. Mantik sinirli bir kavramdir cunku bu kavrami olusturan seyde sinirli idi. Sonsuzlugu mantik almaz. Onu sadece kabul eder. Bu tipki Tanri inanci gibidir. Ya inanirsin ya inanmazsin ortasi yoktur. Sen Tanri vardir dedikten sonra peygamberlerini kitaplarini tartismaya baslarsan olmaz. Cunku sen var ol dediginde var eden yok ol dediginde yok eden istediginde herseyi yapabilen istemediginde cevirebilen bir guce inaniyorum diyorsun, sonra kalkmis peygamber nasil gok yuzune cikar bunu tartisiyorsun? Yada kuranda hirsizlik yapanlarin eli kesilir yaziyor burada siddet vari tartisiyorsun gibi.

Bir kovanin alabilecegi su miktari bellidir. Sen daha fazla koymak istersen tasar. Bilim ile inanc birbirinden ayrilmaz iki butundur. Bazilari bilimle mantigini (kovayi) genisletir ve daha cok su alip yaraticinin buyuklugunu gorur, bazilari ise bilimle mantigini asiri doldurmaya baslar, kovayi tasirir yada kirar ve yoldan cikar buda yaraticiyi inkarla sonuclanir.

Bu yuzden sana onerim kafani karistiran terimleri kurcalamaktan ziyade, kendini eksik hissettigin yerleri bul ve oralari doldur. Bu islemi yaparken o kafani karistiran terimler ile karsilacaksin zaten ve anlamlandirmaya baslayacaksin. Yeni dogan birini dusun, once gormeyi, daha sonra dokunarak nesneleri tanimayi (bunu el ve agiz yolu ile yaparlar), daha sonra emeklemeyi, yurumeyi, konusmayi, dusunmeyi, okumayi, yazmayi, cizmeyi diyerek gider... Simdi sen 6 yasindaki cocuga epistemolojiden bahsedersen olmaz. Cunku o terimin temeli yoktur. Ne kadar anlatirsan da anlamaz. Ayni sey tam tersi icinde gecerlidir. 6 yasindaki cocuk epistemolojiyi bir yerden duyup ona bagli cumleler kurmaya calistiginda, sorular sordugunda az cok bilgisi olan kisi guler yada tiye alir yada sacmalama o oyle degil boyledir der. Ornek verecek olursak uzay aracina binip dumduz gitmen ve diger kisinin sana bunu dunyada yuvarlak dumduz git sonla karsilasmazsin demesi gibi. Bunun sebebi senin kurdugun cumledeki kelimelere hakim olmayisin. Onlar hakkinda yeterli bilgiye sahip olmaman. Dedigim gibi cok fazla ucmadan ayagini yere basarak yavas yavas arastirmalarini yapabilir kendini gelistirebilirsin. Tabii bu arada her yazilan cizilene de lutfen inanma. Hele hele internet gibi ortamlarda sakin. 🙂
 
Katılım
19 Kas 2012
Mesajlar
233
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Zaten insanın her yönden kısıtlı yaratıldığını biliyoruz. Ama insanda bu kısıtlı yaratılmanın zıttına büyük oranda bir merak var. Sadece aklının aldığı kadarını alıp yetinmeyi bilmiyor. İlla araştıracak, gerçeğe varmaya çalışacak. Aklını zorlayacak. Zaten uzay konusunda da kesin bir cevaba ulaşamayacağımız kanaatindeyim ama yine de bu konuda felsefe yaparak merağımızı az da olsa yatırabiliriz diye düşünüyorum.
Şimdi bir kere uzay sınırlı da olsa sınırsız da, biz insanlar olarak sonuna varamayacağımız kesin. Biz daha yanımızdaki marsa ulaşamazken uzayın sonuna nasıl varacağız. Bir de gittikçe genişlediği söyleniyor. Ne tarafa doğru genişliyor? Yani bunun genişlemeden önceki yerinde ne vardı ki genişleyip orayı kapladı? Eğer sonsuzsa bunu sonsuz yapabilecek bir güç lazım diye düşünüyorum. Yani bir patlama ile uzayın sonsuzluk kazanabileceği görüşünü mantığıma yatıramıyorum.
Aynı dünya gibi yuvarlak olduğunu düşünürsek, sonunda yine başladığımız yere ulaşacağımızı düşünürsek uzay bir geometrik cisim şeklinde olur. Ya bu geometrik şeklin dışında ne var dediğimizde yine donup kalırız. Bu geometrik şeklin dışında farklı bir boyut var desek, o boyut da mı bir patlama ile oluştu fikri doğar. Belki de kainatta bilmediğimiz farklı boyutlar vardır. Siz bizim uzayımızın sonsuz olduğunu düşünsenize. Bir de farkl boyutlar varsa ve onlarda sonsuzsa?
İşte sonsuz bir güce sahip yaratıcıya inanmayan bir kişi buna da inanamaz diye düşünüyorum...
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Bende sen yaşlarda hep uzayın sonunda ne olduğunu düşünürdüm genç adam, biraz büyüyünce çözdüm. anladım ki ,benim hep hayalini kurduğum mutluluk varmış uzayın sonunda 🙂

O kadar da uzak değil demi? umutsuz olmamalıyım ..Ben böyle kaderle nasıl yıkılmam . Hakan Taşıyan 🙂
 
Katılım
19 Kas 2012
Mesajlar
233
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Aradığın mutluluk neydi? Ve uzayın sonuna nasıl ulaşıp o mutluluğu buldun?
Haa eğer senin bahsettiğin uzay burda mecazi anlamdaysa, ben sonuna çoktan geldim ama gerçek uzaysa yukarıdaki sorularımın cevabını merakla bekliyorum..
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Aradığın mutluluk neydi? Ve uzayın sonuna nasıl ulaşıp o mutluluğu buldun?
Haa eğer senin bahsettiğin uzay burda mecazi anlamdaysa, ben sonuna çoktan geldim ama gerçek uzaysa yukarıdaki sorularımın cevabını merakla bekliyorum..

demek istediğimi iyi ifade edememişim. büyüyünce anladım ki mutluluk bana, uzayın sonu kadar uzakta demek istemiştim🙂 çocukluk hayatın cenneti demiş filozofun biri, bir diğeride tek ihtiyacımız olan temiz su ve toprak demiş. evet ikiside doğru demiş. Tahminen 22 yaşına gelince anlayacaksın ne demek istediğimi genç adam🙂 pembe gözlükleri kaybettiğin yaş olacak 22 🙂 sıkı sıkı sarıl kaybetme o gözlükleri diyeceğim ama kaybedeceksin, hemde bir daha asla bulamayacak bir şekilde 🙂 gerçekler kimseyi ıskalamaz🙂
 
Katılım
19 Kas 2012
Mesajlar
233
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Hayata edebi açıdan bakmasını severim, ama galiba haklısınız yaş ilerledikçe gözlükler cam halini alıyor. Ama felsefe yapmaya devam ederim herhalde 🙂
 
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
134
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Ümit Zafer Bağcı'nın sorusu, bir yolda yürürken ufkun ötesini merak etmeye benziyor. Ufuk bize bağlı değil, ama ufkun ötesini düşünmek, düşünmeyi kendi içinde yapabildiğimiz bir iş. Stoacılar bu ayrımı kozmolojiye de taşıdı. Diogenes Laertius'un aktardığına göre Stoacılar kozmosun sonlu olduğunu, ama bu sonlu küreyi çevreleyen dışında sınırsız bir boşluk (kenon) bulunduğunu söylüyorlardı. Yani onlara göre sınırın dışı sorusu çelişkili değildi: sınır vardı, ama dışında düşünülebilen bir boşluk da vardı.

Burada asıl sorunun şu olduğunu düşünüyorum: dış dediğimiz şey bir yer mi, yoksa yalnızca zihnin tırmanma isteği mi? Eğer dış bir yerse, o yerin de bir yapısı olması gerekir ve bu yapı gözlemlenemediği sürece bilgi değil tahmin kalır. Eğer dış yalnızca düşüncenin bir hareketiyse, onu düşünmek bize bağlıdır, ama varlığı bize bağlı değildir. Stoacı bakışta bu ayrım, sonsuzluğu düşünmeyi elimizde olan bir alıştırma, ona ulaşmayı ise elimizde olmayan bir beklenti olarak ayırmamıza yarar.

Uzayın sonlu mu sonsuz mu olduğu sorusu bu yüzden bizim elimizde olmayan bir cevaba sahip. Ama soruyu ne kadar açık tutacağımız, kesin bir hüküm vermek yerine dengeyi korumak bizim elimizde.
 

Yeni Konular

Üst