Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Spinoza ve Oteki Filozoflar

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 6

Toplam: 2,052

phi

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,906
Tepkime puanı
174
Puanları
63
Aristo hakkında:
"Mesela Aristo diyor ki köpek havlayan bir hayvandır ve bundan havlayan şeyin köpek olduğu sonucuna varıyor. Fakat eğer köylünün biri köpek derse, örtük olarak Aristo'nun bu tanımıyla anladığı şeyin aynısını anlayacaktır; öyle ki köylü havlama sesi duyunca diyecektir ki: işte bir köpek. O halde her ikisi de başka bir hayvanın havladığını duyarsa köylü, hiçbir usavurmaya girişmeden, bu usavurmayı yapan Aristo kadar şaşkınlığa düşecektir."
Francis Bacon hakkında:
"Bu Bacon ile pek uğraşmayacağım --çünkü çok karmakarışık bir şekilde bahsediyor şeylerden, neredeyse hiçbir şeyi kanıtlayamıyor ve bu haldeyken bir şeyleri onaylayıp duruyor..." Spinoza, Oldenburg'a II No'lu Mektup
Descartes hakkında:
"Zihnin eylemleri üstünde mutlak bir kudrete sahip olduğuna inanmış olsa da o çok parlak Descartes'ın insan duygularını ilk nedenleriyle açıklamaya ve aynı zamanda ruhun onlar üzerinde nasıl hâkimiyet kurabileceğini saptamaya çabalamıştır. Oysa benim fikrime göre o büyük zekâsının, onun yerine göstereceğim gibi, aceleciliğini sergilemekten başka bir şey yapmamıştır." Ethica III, Önsöz
"Sonra bana Descartes ile Bacon'un felsefelerinde hangi hataları bulduğumu soruyorsunuz. Başkalarının yanlışlarını ortalıklara sermek gibi bir adetim olmamasına rağmen bu arzunuza cevap vereceğim yine de. İlk ve en büyük yetersizlikleri ilk nedenlerin her şeylerin kaynağının bilgisinden o kadar uzağa düşmeleri. İkinci hataları insan zihninin gerçek tabiatını asla tanıyamamalarıdır. Üçüncüsüyse hatanın gerçek nedenini bulmakla da hiç uğraşmamalarıdır." Oldenburg'a II No'lu Mektup
Eflatun hakkında
”İnsanın tüyleri olmayan iki ayaklı bir hayvan olduğunu söylerken Eflatun insanın akıl sahibi bir hayvan olduğu söyleyenlerden daha büyük bir hataya düşmüyordu. Çünkü Eflatun en az diğerleri kadar insanın akıl sahibi hayvan olduğunu anlamıştı, ama insanı düşünmek istediği zaman çok kolayca hatırlayabileceği bu sınıflandırmaya başvurabilmek için insanı böyle bir sınıfa dahil etti. Üstelik Aristo insanın özünü tanımıyla uygun bir şekilde açıklamış olduğuna gerçekten inandıysa çok daha büyük bir hataya düşmüştür; Eflatun'un iyi yapıp yapmadığına gelince, bunu da sorgulamak lazım tabii...” Metafizik Düşünceler, I, I
Spinoza, Korte Handelung II, III, 2
 

Analitik Notlar

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
138
Tepkime puanı
0
Puanları
0
phi'nin aktardığı köpek örneğinde iki ayrı iddia iç içe geçiyor. Birincisi, köylünün 'köpek' sözcüğüyle Aristo'nun tanımının aynı nesneleri kapsayıp kapsamadığı; ikincisi, köylünün bu sözcüğü hangi bilgiyle kullandığı. Spinoza'nın itirazı görünürde ikinci soruya yöneliyor, ama Aristo'nun savunucusu tartışmayı birinciye çekmeye çalışabilir. Ayrımı açık yazarsam: 1. Kapsam: Havlayan her hayvan köpek midir? Bu bir kapsam sorusudur ve gözlemle sınanabilir. 2. Bilgi: Köylü havlamayı duyunca köpek diyorsa bunu tanımı bildiği için mi yapıyor, yoksa alışkanlıkla mı? 3. Tanım türü: Havlama bir özellik olarak alınırsa, cins ve ayırt edici özellik şemasında yeterli bir tanım olmaz, çünkü havlama köpeğin ne olduğunu değil ne yaptığını söyler. Bana kalırsa Spinoza'nın asıl hedefi üçüncü noktadır. Metinden çıkan okuma, köylünün usavurma olmadan köpek demesiyle Aristo'nun tanım kuramı arasında bir kopukluk olduğunu gösteriyor. Bu noktayı Wittgenstein'ın özcü tanım eleştirisiyle birlikte düşünmek mümkün; Felsefi Soruşturmalar'da oyun örneği üzerinden ortak bir öz aramanın yanlış olduğu ileri sürülür. Ama havlama örneğinde ölçüt tek ve açık olduğundan aile benzerliği burada fazla gelebilir. Sonuç olarak köylü ile Aristo'nun aynı şeyi anlayıp anlamadığını söylemeden önce hangi düzeyde anlaşmanın kastedildiğini ayırmak gerekir.
 

Yeni Konular

Üst