Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Kötü Anıları Silmek

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,478

Objectivity

Kahin
Onursal Üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,762
Tepkime puanı
319
Puanları
83
İnsanların yaşadığı kötü olayları unutmaları ve travmaları atlatmaları konusunda, beyinde sadece kötü anıların bulunduğu bölümü silmek mümkün görünüyor ve böylece insanlar o olayı hiç yaşamamış gibi hayatlarına devam edebilecekler. Bazı etik çevreler ise bu duruma karşı çıkarak insanların anıları ile bir bütün olduklarını ve böyle bir işlemin insanı kendine yabancılaştıracağını iddia etmektedirler. Kötü olayları atlatamayan insanlar için umut ışığı olan bu çalışmanın kime ne zararı olabilir ki, sonuçta kişi zaten o durumu aşamadığı için hayatına normal şekilde devam edemiyor. Konu ile ilgili olarak da yabancı çalışmaları Türkçe'ye çeviren "Nöroblog" sitesinden bir yazı aktarmak istiyorum.

Kötü anıları silme hapı gerçek mi oluyor?
Edebiyatta ya da sinemada sayısız örneği olan bir durumdur: Bu hapı al ve tüm belleğin sonsuza kadar silinsin.

Hafıza en önemli zihinsel fonksiyonlardan biri. Özellikle ileri yaşlarda hafıza sorunları ile birlikte giden ve demans adı verilen (en sık bilinen biçimi Alzheimer demansı) bunama durumu insanları korkutan tıbbi durumlardan biri. Bununla birlikte her anıyı ömrümüzün sonuna kadar saklamak istemiyoruz. Özellikle de her hatırladığımızda bize yeniden acı veren “travmatik” anıları.

Bilim insanları kötü anıları silme konusunda uzun yıllardır çalışıyorlar. Birkaç gün önce Nature Molecular Psychiatry dergisinde bu konuya dair yeni ve ses getiren bir çalışma yayınlandı. Uzun yıllardır yakından tanıdığımız ve klinikte enfeksiyonları tedavi etmekte kullandığımız doksisiklin adı verilen bir antibiyotiğin kötü anıları silmekte/belirsizleştirmekte yardımcı olabileceği bulundu.
80 kişi üzerinde yapılan çalışmada deneklere ağrılı uyaranlar verildi, ancak çalışmadan önce kontrol grubundaki kişilere plasebo tablet verilirken diğer gruba 200 mg’lik doksisiklin tabletleri verilmişti. Ağrılı uyaranlardan sonra her iki gruptaki deneklere de yaşadıkları deneyimin olumsuzluk derecesi soruldu. Sonuca göre doksisiklin alan denekler yaşadıkları deneyimi plasebo alanlara göre üçte iki oranında daha az acılı buldular. "Doksisiklin" ani oluşumundaki önemli enzimlerden birinin çalışmasını bozuyor.

Çalışmanın Protokolü
Kısacası olan şu: Denekler uyaranları eşit derecede ağrılı hissetse de doksisiklin alanlarda bu ağrının hatırası çok daha az kalıyor. Çalışmayı yapan Zürih Üniversitesi araştırmacıları ilacın psikoterapi ile kombine bir şekilde kullanılarak mevcut kötü deneyimlerin etkilerinin de azaltılabileceği görüşünde, buna yönelik çalışmalar başlamış bile.

Yani bizi bırakıp giden eski sevgilimizi hatırladığımızda daha mı az üzüleceğiz?
Muhtemelen evet. Ama bu ya da önümüzdeki dönemde çıkacak başka bir ilaç aşk acılarını unutmaktan çok “travma sonrası stres bozukluğu” (TSSB) denen bir ruhsal bozukluğu tedavi etmeye yönelik.

Daha önce tanışmış mıydık?
TSSB uzun yıllardır bilinen bir durum. Ancak Körfez Savaşları ve Irak’ın işgali harekatlarından dönen ABD’li askerlerde sıklıkla görülmesi nedeniyle yeniden gündeme geldi. Bu askerlerden bazıları Irak’ta gördüklerini unutamadıklarını, her gece bu olayları yeniden yaşadıkları kabuslar gördüklerini, anılarını hatırladıkça kendilerini kötü hissettiklerini ve hiçbir şeye konsantre olamayıp günlük hayatlarına devam etmekte zorluk çektiklerini söylüyorlar. Bu anlatılanlar TSSB’nin de basit bir tanımı. TSSB sadece savaşlardan sonra değil, doğal afetlerden ya da tecavüz gibi travmatik olaylardan sonra da görülebiliyor ve hastaların hayatlarına devam edebilmelerini oldukça zorlaştırıyor. Çalışma önemli ve etkileyici, bu alandaki yeni gelişmelerin de habercisi.

Kaynak:

Konuyla profesyonel olarak ilgilenen ve çalışmanın orijinalini okumak isteyenler için link:

Çalışmayı detaylıca anlatan iki haber linki (İngilizce):

 
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
104
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Objectivity'nin açılış mesajında 'kötü anıyı silmek' ile 'acıyı hafifletmek' aynı şeymiş gibi kullanılmış. Oysa Stoacı gelenek bu ikisini ayırır. Epiktetos'a göre insanları rahatsız eden şeyler değil, onlar hakkındaki yargılardır. Bu çerçevede travmatik bir anının ağırlığı izinde değil, o izi her hatırlayışta yeniden onaylamamızdadır.

Doksisiklinin yaptığı şey, ağrı hatırasının bellekteki izini zayıflatmak gibi görünüyor. Yani müdahale bizim denetimimizde olmayan bir alanda gerçekleşiyor. Bu ilacın işe yaramayacağı anlamına gelmez, yalnızca acının kaynağını yanlış yere koymanın mümkün olduğunu gösterir. Kişi anının yükünün hafiflediğini fark edip yine de o olayı kendi başına bir kusur ya da yenilgi olarak yargılamaya devam ederse, ortada gerçek bir değişiklik olmamış olur. Yargı aynı kalır, yalnızca ona bağlanan his zayıflar.

Stoacılar yargıyı bastırmayı da öğütlemez. Yargıyı gözden geçirmeyi, olayın bize ne kadarını yüklediğini sormayı önerirler. İlacın bu sorgulamayı kolaylaştırıp kolaylaştırmadığı, ya da onu gereksiz kılıp kılmadığı bence asıl tartışılması gereken yer. Acıyı kimyasal olarak azaltmak yargının çalışmasını kendi başına sağlamaz.
 

Yeni Konular

Üst