Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

İlk Arkeolojik Buluntular

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 2,481

Danté

Yeni Üye
Katılım
21 Şub 2010
Mesajlar
28
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
38
Bir bilim dalı olarak arkeolojinin geçmişi çok eski değildir. Büyük çaplı ilk kazılar 18. yüzyılda, M.S. 79'da patlayan Vezüv Yanardağı'nın püskürttüğü lavların ve küllerin altında kalan eski Pompei ve Herkulaneum kentlerinde yapıldı. Bu kentlerin ortaya çıkarılması, eski Roma kentleri konusunda yeni bilgilere ulaşılmasını da sağladı.

Aynı yüzyılda İngiliz arkeolog John Frere taştan yapılmış aletler ile soyu tükenmiş bazı hayvanların kemiklerini bir arada buldu. Frere, bu aletleri yapmış olan insanlar ile soyu tükenmiş hayvanların aynı dönemde yaşadıklarını gösterdi. Ama hiç kimse, dünya da on binlerce yıl önce yaşamış insanların olabileceğine inanmak istemedi. Daha sonra bu bilgi bilim adamlarınca da doğrulandı. Eski Mısır yazısı olan hiyeroglifin 1822'de arkeologlar ve yazı uzmanları tarafından çözülmesi, arkeoloji için bir dönüm noktası oldu.

Hiyeroglifin çözülmesinde kilit rol oynayan Rosetta Taşı'nda aynı sözcükler hem hiyeroglif, hem de Eski Yunan yazısı ve başka bir tür Mısır yazısıyla yinelenmişti. Bu gelişme, çok sayıda arkeologun Mısır'a ilgi göstermesine yol açtı. Yapılan kazılarla Eski Mısır’daki yaşama ilişkin yeni bilgilere ulaşıldı. Arkeolojinin en önemli buluşlarından olan Rosetta Taşı, günümüzde Londra'da British Müzesi'nde (British Museum) sergilenmektedir.

​

 

Tarih Meraklısı

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
62
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Frere'in Suffolk'taki Hoxne yakınlarında bulduğu el baltalarını anlatan mektubu, yaklaşık olarak 1800'de Antikacılar Derneği'nin Archaeologia dergisinde yayımlandı. Belgelere göre mektup buluntunun çizimleriyle birlikte gelmişti; yani elde somut bir malzeme vardı, eksik olan şey bu malzemeyi okuyacak bir çerçeveydi. Bence asıl ilginç olan, o dönemde zamanın ölçüsünün hâlâ kutsal metinlerdeki takvime yaslanmasıydı. Kayıtlardaki sessizlik bir kanıt eksikliğinden çok, bir zaman tasavvurunun sonucuydu. Lyell'in derin zaman fikri yayılınca bu buluntular yeniden okundu. Tarihleri ve sayıları kesin bilmiyorum, o yüzden yaklaşık konuşuyorum.
 
Üst