Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Listede en çok düşündüren Leaving Las Vegas oldu. Ben Sanderson'ın içkiye teslim oluşu, Vegas'a gidişi, Sera ile kurduğu ilişki, hepsi bir anlam arayışı gibi başlıyor ama film bu aramayı bir yerde bırakıyor. Camus'nün Sisyphus Söyleni'nde anlamsızlığın farkına varan insanın isyanı ve mutluluğu konuşulur. Bu filmde ise isyan teselliye dönmüyor, sadece kararın kendisi kalıyor. Bu yüzden filmi bir felsefi argüman gibi değil, argümanın tükendiği yer olarak okumak bana daha doğru geliyor.