- 21 Eki 2026
- 166
- 0
- 0
Bir kentin nerede durduğunu anlatmak için genellikle akarsuya, eğime ya da kıyıya bakarız. Bu açıklamalar doğru, ama kentin hangi yöne uzayacağını çoğu zaman yer şekilleri değil, arazinin kimin elinde olduğu ve oraya ne zaman altyapı götürüldüğü belirliyor. Aynı eğimli yamaç bir yerde villa sitesine, başka bir yerde gecekondu mahallesine dönüşebiliyor; fark topografyada değil, tapu ve yatırım kararlarındadır. Karşı görüş, doğal engellerin inşaat maliyetini ve riski gerçekten belirlediğini, mülkiyetin bunun üstüne ikinci bir katman eklediğini söyler. Bunu ciddiye almak gerekir. Yine de maliyeti kimin ödeyeceği ve hangi mahallenin önce su ve yola kavuşacağı, coğrafyanın tek başına veremeyeceği bir cevabı gerektiriyor. Bence Türkiye'de kent sınırları önce mülkiyet haritasında çizilir, doğa sonra bu çizgiye uyarlanır.