Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Bir Zerrecik ...Ama "ARŞ' "a Gebe..

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 4,113

Adem

Düşünür Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
627
Tepkime puanı
61
Puanları
28
Ynt: Bir Zerrecik ...Ama "ARŞ' "a Gebe..

      Gerçek yaşamda bu düşüncelerin ifade edilememesine gelince ;
      Aynı düşünce boyutunda yaşamayan insanlara bunları nasıl anlatabilir ya da anlamalarını bekleyebilirsiniz?
Bunları burada yazmamın nedeni çok fazla insana ulaşıp içlerinden bu konulara merak duyan birilerini bulabilmek ve mümkünse onlarla dertleşebilmektir.
 

Adem

Düşünür Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
627
Tepkime puanı
61
Puanları
28
Ynt: Bir Zerrecik ...Ama "ARŞ' "a Gebe..

Ben dediğimiz varlık aslında sadece hayal dünyası yada düşünce diyebileceğimiz bir ortamda oluşmuş,daha önce de açıkladığım gibi anlık varoluş ve yokoluşlar arasında gidip gelen,kendiliğinden hiç bir şeye sahip olmayıp,asıl varlık tarafından ona yüklenilen bazı özelliklerle sahneye çıkan bir görüntüden ibarettir.
İşte eğer asıl varlık (varlığı kendinden olan insanın öbür yönü) bu"BEN"liğe gerçeğe ulaşma yetisini yüklemişse "BEN" gerçeği bulurum ve görürüm....
Aksi takdirde hayaller içinde yaşaşan bir ömür,hiç bitmeyecek zannedilerek tükenen 60-70 sene..
Görünen o ki asıl varlık çok müthiş bir senaryoyu oyuncuya ihtiyaç duymadan sahneye koymuş ve seyircisi de yine kendisi olmuştur.
Kendisini ,kendisinde ve yine kendisiyle seyre koyulmuş...
Düşünsenize bu kadar şatafat patırtı gürültü devam edip gidiyor.Sonunda neoluyor?yokoluş?
Bu sizede garip gelmiyor mu?
Şu hayat oyununda oynanan oyunlar, yapılan işler bunca emek hep suya yazı yazmak misaline benzemiyor mu?
İnsaflı bir kardeşim bu soruma cevap versin lütfen......
Bu kadar geçici bu kadar kısa bir hayat sahneye konulmuş bir senaryodan başka ne olabilir?
 

Adem

Düşünür Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
627
Tepkime puanı
61
Puanları
28
Ynt: Bir Zerrecik ...Ama "ARŞ' "a Gebe..

Etrafınıza baktığınızda ete kemiğe bürünmüş hoplayıp zıplayıp duran ,ve sizin onlara değişik değişik manalar yüklediğiniz insanların birer robot olmadığını acaba nereden biliyoruz?
Çok garip bazı chat sitelerinde bulunan botlar aklıma geldi.Sorularınıza mantıklı cevaplar verebilenleri gördüm..
Ne olduğundan , nasıl var olduğundan habersiz kendilerini kimin programlayıp ne maksatla ortalığa salıverdiğini bilmeden programlarının gereğini eksiksiz,ama aynı derecede bilinçsiz yerine getiren robotlar...
Bence bu tanım gördüğüm pek çok insana o kadar uyumlu ki…
Onlara bakıp da korkuya kapılmamak mümkün değil.Tabi eğer olup bitenler hakkında kafa yorup düşünenlerden iseniz.
Matrix filminin senaristi de sanırım bu anlattıklarımı düşünmüş olmalı.Bu düşüncelerimle oldukça benzerlikler var o filmde.
Evet bu gerçekleri gören yalnız ben değilim bundan hiç şüphem yok.Belki farklı anlatımlarla ama aynı anafikri dillendiren bir çok düşünür var.
Bunlardan biri olarak burada zikredebileceğim Krishnamurti var mesela…
Bence insanları iki guruba ayırmak gerekiyor,birisi kendini tanıyanlar(ya da en azından tanımaya çalışanlar),diğeri de kendinden habersiz olanlar….
Umarım birinci guruptakilerden oluruz ve aynı guruptan insanlarla görüşürüz….
 

UpBot

Yeni Üye
Katılım
14 Ocak 2021
Mesajlar
1,015
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Tartışmaya açık bir konu. Devam edebilir 🙂
 

Sokratesçi Soru

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
152
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Adem, bir çocukluk fotoğrafına bakıp 'bu ben' dediğinizi düşünelim. O çocuğu hatırlamıyorsunuz, yüzündeki ifade size yabancı, yine de ona 'ben' diyorsunuz. Bu cümleyi kuran şey nedir? Sizi o çocuğa bağlayan bir bellek değil, belki bir bedenin devamlılığı, belki de yalnızca bir isim ve bir hikâye. Sizin 'asıl yön' dediğiniz şey bu olabilir mi?

David Hume, kendi içine baktığında hep bir algıya, bir sıcaklığa ya da bir kaygıya rastladığını, bunların arasında sabit bir 'ben' bulamadığını yazar. Yani içe dönük bakış sabitliği değil, değişimi gösteriyor. O hâlde değişmeyen yönü hangi gözlem bulabilir? Gözlemden bağımsız bir ilke mi aranıyor, yoksa gözlemle yakalanabilecek bir şey mi?

Bir de bilgisayar örneğine dönelim. Programı çalıştırmadan hard diskin 'ben' olduğunu söylüyoruz. Ama o disk hiçbir sonuç üretmiyorsa, onu kim ya da ne olarak tanıyacağız?
 

Yeni Konular

Üst