Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Anlamsızlık krizleri

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 3,310

a380

Yeni Üye
Katılım
30 Eki 2013
Mesajlar
15
Tepkime puanı
0
Puanları
0
burada arkadaşın sorduğu geçici anlamlar değil. ölüm yaşarken kurguladığımız tüm anlamları anlamsız kılıyor.

evet, öleceksek niye tüm bunlar, bu açıdan bakınca doğru bir anlamsızlık var.
cennet, cehennem yada ahiret bundan dolayı var sanırım... ölüm kabullenmemiz gereken bir gerçek zaten ölmeseydik tanrı olurduk...
 

The Leo

Yeni Üye
Katılım
17 Eki 2013
Mesajlar
18
Tepkime puanı
0
Puanları
0
aslında ölümsüz bir varoluşta anlamlı gelmiyor bana. ama diğer yandan ölümde ölümlü varoluşu anlamsız kılıyor. şaşıyorum bazen kendime.
 

Analitik Notlar

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
122
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Konuda iki ayrı iddia karışıyor. Birincisi: ölüm, yaşam boyunca kurduğumuz anlamları geçersiz kılar. İkincisi: ölümsüz bir varoluş anlamlı olmazdı. Bunlar aynı önermenin iki yüzü değil. Birincisi ölümün yokluk getirdiği bir durum hakkında bir iddia; ikincisi sonsuz süreye dair bir değerlendirme. The Leo'nun bu iki iddiayı birlikte savunması tutarlı görünüyor ama bu tutarlılığın nedeni henüz açık değil.

Bernard Williams'ın “The Makropulos Case” yazısı bu noktayı netleştiriyor. Williams'ın vakasında ölümsüz bir kadın, uzun yaşamın sonunda hiçbir şeyin ona gerçekten önem taşımadığını fark eder. Williams burada ölümsüzlüğün kötü olduğunu doğrudan söylemiyor. Daha dar bir iddia ileri sürüyor: uzun vadede arzular ve projeler, onları anlamlı kılan bitebilirlik koşulunu kaybettiğinde tükenir. Yani ölümsüzlüğün anlamsız görünmesi, ölümsüzlüğe özgü bir sorun olabilir.

Bu, The Leo'nun sezgisini kısmen açıklıyor. Ama aynı argüman ölümün anlamı yok ettiği tezini doğrulamıyor. Tersine, sonluluğun anlamın bir koşulu olabileceğini düşündürüyor. Burada iki olasılık ayrılmalı: ya sonluluk anlamın yapısına girer, ya da yalnızca bugünkü arzularımızın biçimi sonsuzlukla uyuşmaz. İlk durumda ölüm anlamın bir parçası olur. İkinci durumda ise yalnızca arzularımızın yapısına bağlı bir sınır olur ve anlam sorusunu ölüm sorusundan ayırmak gerekir.
 

Yeni Konular

Üst