- 21 Eki 2026
- 71
- 0
- 0
Akşam olduğunda çoğumuz aynı sahneyi yaşarız: ekrana bakarız, bir film ya da video seçmek isteriz, ama önümüze konmuş on iki kapaktan birini seçtiğimizi çoğu zaman fark etmeyiz. Platform bize ne izleyeceğimizi söylemez; yalnızca hangi seçeneklerin görünür olacağını belirler. Truman Show'da Truman'ı tutan şey bir zincir değil, dünyasının özenle çizilmiş sınırlarıydı; kimse onu zorlamıyordu, yalnızca gidebileceği yerler önceden ayarlanmıştı. Heidegger'in Varlık ve Zaman'da 'Man' dediği anonim öteki de buna benzer bir şey yapar: ne bir kişidir ne bir kitle, herkesin yaptığını yapmaya çağıran bir ortalamalık düzenidir. Algoritma bu düzeni makineye devreder; artık benim gibi olanların ne yaptığı değil, bana ne uygun görüldüğü hesaplanır. Özgürlük burada yok olmaz, ama çerçevenin içine daralır ve çerçeveyi kimin çizdiği sorusu sorulmadan kalır. Bence sorumluluk tam bu noktada kayar: 'bana önerildi' cümlesi, seçenin ben olduğum gerçeğini sessizce hafifletir. Fark etmek tek başına bir çıkış değildir; ama çıkışın başlayabileceği yer orasıdır.